Web Sürümüne Geç

    ''Arızalı oyuncu istemiyorum!''

    ''Arızalı oyuncu istemiyorum!''
    09 Haziran 2017, Cuma Güncelleme: 01:06

    Şenol Güneş kendisine, "Hocam Balotelli'yle anlaştık, istediğimiz an özel uçak gönderip getirebiliriz" denilince hocanın karşılığı çok nettir: Arızalı oyuncu istemiyorum! Teknik direktör Güneş’in bu yanıtı sonrası buz dağları daha bir yükseklik kazandı Ama hem yönetimin sakin tavrı hem de hocanın ustalığıyla kriz sorunsuz atlatıldı.

    Ligin devre arasını Antalya kampıyla değerlendiren Beşiktaş, bu arada transfer konusunda yine can sıkıcı gelişmeler yaşıyordu. Birinci bölümde bu konunun detaylarına girdiğimiz için burada hafif geçelim ama büyük bir yıldızın yani Balotelli'nin hikayesini de es geçmeyelim. Eto'o konusunda Antalyaspor bel altı vurmuş, yönetim de sol stoper isteyen Şenol hocaya Mitrovic'i getirmişti. Dahası, sakat olan Demba Ba ve hocanın "Şu anda ihtiyacım yok" dediği Ersan Gülüm geri gelmiş ve kadro hocaya göre 'kuru kalabalık' haline gelmişti.

    BUZ DAĞLARI YÜKSELDİ
    Eto'o yarasını sarmayı hedefleyen Başkan Fikret Orman büyük düşündü ve Balotelli'ye Beşiktaş forması giydirme kararı aldı. Sadece karar almakla kalmadı bu oyuncuyla her konuda anlaştı ve özel uçağını göndermek üzereyken Şenol hocanın fikri soruldu... Şenol hoca golcü istiyordu ama sorunsuz golcü istiyordu, bu nedenle Balotelli muhabbeti çok ilginç bir şekilde sonlandı... İşte o İkinci Başkan Ahmet Çebi ile teknik direktör Şenol Güneş arasındaki konuşmanın en önemli satırları:

    Ahmet Çebi: Hocam Balotelli ile anlaştık, oyuncu gelmeye hazır. Sen de onaylarsan özel uçak gönderip yarın getiriyoruz!..

    Güneş: İstemem! Bana lazım değil, yeterince sorun yaşarken bir başka problemi takımın içine bomba gibi yerleştirmenin anlamı yok!

    Bu konuşma yönetim katında büyük yankı uyandırmış ve buz dağları daha bir yükseklik kazanmıştı.

    YÖNETiM 'SUSTU'
    Her neyse, yönetim kademesi yutkunurken Şenol hoca da öfkesini dizginlemiş ve Beşiktaş şampiyonluğa odaklanmıştı. İkinci yarının ilk maçında Alanyaspor'u dört golle geçerek liderlik koltuğuna oturan Kartal alıştığı yere gelmiş ve artık bırakmamaya da kararlıydı... Ardından Cenk Tosun'un hat-trick yaptığı 5 gollü Konya galibiyeti, "Lig bitti, bitecek" muhabbetlerine sebep olurken Ziraat Türkiye Kupası'nda ezeli rakip F.Bahçe ile oynanacak maç gelip çatıyordu...

    Takımının sakin kalması halinde F.Bahçe'yi yeneceğinden emin olan Şenol Güneş maçtan bir gün önce yaptığı konuşmada adeta sahada yaşanacak tabloyu özetliyordu: "Biz oynayan takımız onlar bizimle oynayarak baş edemeyeceklerini biliyorlar. Başka şeyleri deneyecekler. Bu konuda tecrübeli oyuncuları da var. Tahriklere dikkat edin, rakibin de hakemin de tahriklerine kapılmayın! Aksi halde onların istediğini yapmış oluruz."

    SAKİN KALMALIYIZ
    Hocanın bu konuşması dışında Kaptanlar Tolga Zengin, Oğuzhan Özyakup ve Necip Uysal da takımla bir derbi toplantısı yapıp, "Tahriklere kapılmazsak rahat kazanırız ama sakin kalmalıyız. Hocamızın uyarıları çok önemli. Rakibimizi iyi tanıyoruz. Futbol olarak yapabilecekleri sınırlı o nedenle maçı germek isteyeceklerdir, oyuna gelmeyelim..." Aslında herkes F.Bahçe'nin sınırlı kadrosuyla Beşiktaş'a direnemeyeceğini ve oyunun temposunu düşürmek dışında bir şansı olmadığını biliyordu ama yine de bile bile lades denilmiş oldu.

    Beşiktaş bir kontratak dışında rakibine top göstermez ve oyuna tamamen hakim durumdadır. Bulunacak bir golle maç tam Kartal'ın istediği duruma gelecektir ancak o gol gelmez. Dahası, RVP'nin kendisine yaptığı sert faule kafa teşebbüsü ile cevap veren Dusko Tosic oyundan atılır. Yani Şenol Güneş'in uyarıları ve futbolcuların kendi aralarında yaptığı tüm konuşmalar boşa gitmiştir.

    DEVRE ARASI İSYAN
    Şenol hoca devre arası isyan noktasındadır, hem kendi oyuncularına mesaj vermek, hem de üstü kapalı RVP'yi eleştirmek adına devre arası tünel önünde oyalanır. RVP'nin geldiğini görünce oyuncularına dönerek; "Bunun tahriklerine mi kapıldınız!" demeye kalkar ki konuşurken uzattığı elini yanlış anlayan Kjaer, hocanın RVP'ye vuracağını düşünerek durdurmaya çalışır. Hoca da Kjaer'e, "Senle ilgili değil, sen karışma" demektedir ama bu sırada eli de Kjaer'in yüzündedir. Sonucunda Beşiktaş hedeflerinden birinden vazgeçmek zorunda kalır ve Ziraat Türkiye Kupası'na veda eder.

    Ancak iş bu kadarla kalmaz. Dahası Şenol Güneş bir, Tosic ise dört maç ceza almışlardır. Hoca zorlu Karabük deplasmanında tribünde olacaktır! Beşiktaş bir net penaltısının verilmediği maçta son derece kötü oynayarak mağlup olunca ligde herkes yeni hesaplar yapmaya başlarken, Güneş de maç sonrası soluğu soyunma odasında alır ve oyuncularına sitem eder; "Hiç oynamadık sanırım bunun sizler de farkındasınız. Böyle oynarsak hem biz yaptığımız işten zevk almayız, hem izleyenler mutsuz olur ve şampiyon da olamayız. Bir daha böyle bir görüntü vermeyelim."

    Hoca bununla da yetinmez ve önlerindeki Akhisar ve deplasmandaki G.Saray maçlarından altı puan alınmaması halinde şampiyonluğun ciddi riske gireceğini hafta boyunca oyuncularına anlatır. Akhisar maçı kolay geçilir ve sıra gelir G.Saray derbisine...


    ŞAMPİYONLUK ÖYKÜSÜ / TURGAY DEMİR
    Yükleniyor