Web Sürümüne Geç

    "2 kişi hakkında gerekenin yapılmasını rica ediyoruz"

    29 Kasım 2011, Salı Güncelleme: 21:43

    Fenerbahçe Yönetim Kurulu, sarı-lacivertli kulübün, CAS’ta devam eden davası ile ilgili gelişmelere dair bir basın toplantısı yaptı. Toplantıya Asbaşkan Ali Koç ve kulübün avukatı Emin Özkurt da katıldı. Koç, yaptığı açıklamada, "Suçlu olup olmadığımızı zaman gösterecek ama 2 kişi bizim geleceğimizle oynamıştır. Lütfi Arıboğan ve İlhan Helvacı hakkında gerekenin yapılmasını rica ediyoruz." dedi.

    Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Ali Koç, şike ve teşvik iddialarına yönelik soruşturma nedeniyle takımlarının Şampiyonlar Ligi'nden men edilmesi sürecinde, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) bazı yetkililerince, UEFA'nın yanıltıldığını ileri sürdü.

    Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda gerçekleştirilen basın toplantısında, yöneticiler Abdullah Kiğılı, Alaeddin Yıldırım ve kulüp avukatı Emin Bozkurt'la birlikte basın mensuplarının karşısına geçen Ali Koç, Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) açtıkları dava sürecinde, hem UEFA'nın, hem de TFF'nin savunmalarından ayrıntılara yer verdi.

    TFF Başkan Vekili Lutfi Arıboğan ve TFF Baş Hukuk Müşaviri Prof. Dr. İlhan Helvacı'nın, incelemelerde bulunmak üzere İstanbul'a gelen UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu'ya kendilerini suçlu gösterecek bilgiler verdiklerini iddia eden Ali Koç, sert ifadeler kullandığı bu iki ismin dolaylı olarak istifalarını istedi.

    Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Ali Koç, şike ve teşvik iddialarına yönelik soruşturma nedeniyle takımlarının Şampiyonlar Ligi'nden men edilmesi sürecinde, çok ciddi endişeleri olduğunu ve haklı olduklarını üzülerek gördüklerini söyledi.

    Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda gerçekleştirilen basın toplantısında, yöneticiler Abdullah Kiğılı, Alaeddin Yıldırım ve kulüp avukatı Emin Bozkurt'la birlikte basın mensuplarının karşısına geçen Ali Koç, daha önce çok ciddi endişeleri olduğunu ifade ettiklerini hatırlatarak, ''Bugün paylaşacağımız gerçekler endişelerimizde ne kadar haklı olduğumuzu ve Fenerbahçe'nin haklarının, en azından Avrupa'daki haklarının büyük bir kurguyla nasıl gasp edildiğini ortaya çıkaracaktır'' dedi.

    Türkiye'dekine benzer süreçlerde UEFA'nın muhatabının hep yerel federasyonlar olduğunu, UEFA'nın yalnızca tatmin olmadığı süreçlerde olaya müdahale ettiğini anlatan Koç, ''Halbuki Türkiye'de 3 Temmuz'da başlayan süreçte, emniyetimiz, savcımız, sunulan bilgiler çerçevesinde federasyonumuz üzerine düşen görevleri fazlasıyla yapmışlardır'' derken, yaşanan süreci hatırlatıcı bilgiler aktardı.

    UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu'nun İstanbul'a gelip, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkan Vekili Lutfi Arıboğan ve TFF Baş Hukuk Müşaviri Prof. Dr. İlhan Helvacı ile birlikte bazı ziyaretlerde bulunduğunu ve bu isimlerden şifahi bilgiler aldığını dile getiren Ali Koç, soruşturma savcısı ile yapılan görüşmenin ardından malum bir gece yemeği de yenildiğini aktarırken, burada aktarılan bilgilerin UEFA'ya, Cornu tarafından rapor olarak sunulduğunu belirtti.

    TFF'nin Şampiyonlar Ligi'nden çekilmeleri yönünde 23 Ağustos'ta ilettiği UEFA mektubu konusuna da değinen Ali Koç, kendilerine 24 saat dahi süre verilmeden böyle önemli bir konuda karar almalarının istendiğini ifade ederken, UEFA'nın Yunanistan Futbol Federasyonu'na karşı Olympiakos Volu olayında sergilediği tutumu, zıt bir örnek olarak aktardı.

    UEFA'nın gönderdiği mektupta, ''Fenerbahçe kendi rızasıyla çekilsin, yoksa sen çek, yoksa ben çekerim veya kuraya almam'' demediğini söyleyen Ali Koç, şöyle devam etti:

    ''Şampiyonlar Ligi oynanırken Fenerbahçe ceza aldığı takdirde, Şampiyonlar Ligi markası tahribata uğrayacağından dolayı daha ağır cezalar gelebilir, diyor. Hepimiz biliyoruz ki, böyle kapsamlı bir olayda, iddianame açıklandıktan sonra dahi TFF'nin kendi soruşturma sürecinin tamamlamasının 2-3 ay süreceği ortadayken, TFF tüm Türkiye'nin risk altına girdiği mesajını çıkarıyor. UEFA'nın turnuva takviminde bunun sonuçlanması mümkün değil. Detaylı konuşuyorum, ama kusura bakmayın, bizim için namus meselesi bu. 24 Ağustos tarihinde TFF'ye, bizim Şampiyonlar Ligi'nden çekilme kararı vermemizin imkansız olduğunu ilettik. Akşam saatlerinde de UEFA mektubunu gerekçe göstererek, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne gönderilmeyeceği duyuruldu. Sonra Trabzonspor'un gideceği duyuruldu ve hepsinin 'sıfır tolerans' adı altında gerçekleştiği aktarıldı. Beşiktaş ve Trabzonspor Avrupa'dayken, bunun çifte standart olduğunu yorumlayabiliriz. UEFA ise önce Fenerbahçe'yi kura listesinde gösterirken, sonra TFF'nin verdiği karar neticesinden, şike yaptığı için çıkarıldığı duyuruldu. Ama TFF'den gönderilen açıklamada, 'şikeden soruşturulduğu için' denmişti. Men edilmemiz bizi çok büyük sıkıntıya soktu. Önümüzde 2 haftalık bir süreç vardı ve bayrama denk geliyordu, bankalar kapalıydı. Bazı oyuncularımızla tercihen, bazı oyuncularımızla mecburen yollarımızı ayırmak zorunda kaldık. Bienvenu ve Ziegler'i alarak, telafi etme çalıştık, ama bu nedenlerden dolayı geçen seneye göre daha zayıf bir kadro kurabildik.''

    Bundan sonraki süreçte Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) gitmek için 21 günleri olduğunu kaydeden Koç, şunları söyledi: ''Burada çok önemli bir detay var. Tüm hukukçuların ısrarına rağmen, İsviçre yerel mahkemesine gitmeme kararı aldık. İsviçre yerel mahkemesine gidip, yürütmeyi durdurma kararı çıkarmamız çok yüksekti. Kulübümüze hiçbir savunma hakkı verilmeden ceza verilmişti. Ama biz tüm bunlara rağmen konuyu futbol ailesi içinde CAS'a taşıyarak çözmenin Fenerbahçe'nin uzun vadede menfaatleri için önemli olduğunu düşündük. Biz yürütmeyi durdurma kararını talep etseydik, diğer Avrupa'ya giden kulüplerimizle ilgili bilgiler de sunmak zorunda kalacaktık. CAS'a dava açıp, aynı Sion gibi bizi 5. takım olarak dahil etmelerini istedik. Reddedileceğini bilerek yaptık bunu ki 45 milyon Avro'luk tazminat davasını açabilelim. Davamızı açtık ve beklemeye geçtik. Bir müddet sonra da, yaklaşık 10 gün önce bize CAS'ta yapılan TFF ve UEFA savunmaları geldi. Bu savunmaları okuyunca, bilhassa UEFA Disiplin Müfettişi Pierre Cornu'nun savunmasını okuyunca çok üzüldük. 'Dediğimiz çıktı' diye mutlu olduk, ama ülkemize adına çok üzüldük. İleriye dönük çok daha sıkıntılı bir tablo çizilmiş olabilir.''

    ''Hukuk devleti'' diye bahsedilen bugünlerde, madalyonun tek tarafına bakarak zaten görmeleri, paylaşmaları anayasal suç olan bir belgeden hareketle, koskoca 104 yıllık bir camianın ceza alması için sadece ve sadece eksik bir etik kurulu raporundan hareket edildiğini ileri süren Ali Koç, ''Savcının dahi suç işlememek adına paylaşmadığı bilgiler, nasıl olur da bu görüşmelerde ifade edilmiştir. Hani bu rapor gizliydi. Hukukçuların söylediğine göre bu bilgilendirme, Türk Ceza Kanuna göre suç oluşturacaktır. Bu aynı zamanda, TFF'nin bizim hakkımızda bir kanaat vermesi, bu kanaati UEFA'ya iletmesi ve Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden men edilmesi, (UEFA bile suçlu görüyor) imajı yerleştirmekte ve içerdeki (hapisteki) insanların savunma haklarını da olumsuz etkilemektedir'' ifadelerini kullandı.

    Karar vericilerin güvenliğiyle ilgili kullanılan ifadeler için ''Sanki biz 3. dünya ülkesiyiz de karar vericilerin güvenliği tehlikeye düşecek. Yabancı bir kişi üzerinde ülkemizin imajını düşünebiliyor musunuz?'' diyen Ali Koç, ''Bu toplantılarda bir şey daha ortaya çıkıyor. TFF başkanının toplantılara katılımı çok sınırlı. Şu nüans unutulmamalı, o kendisine ne tercüme ediliyorsa onu biliyor. Tüm bu görüşmeler, hem İsviçre'dekiler, hem yazışmalar, onun olmadığı ortamda ve ona tercüme edilen şeylerdir. Daha önce konuya adil bakacak kişilerin UEFA'yla görüşmeleri yürütmesini istemiştik. Objektiflik sağlanmasını rica etmiştik, ancak üzülerek endişelerimizde haklı olduğumuzu gördük'' şeklinde görüş belirtti.

    ''MİLYONLARCA FENERBAHÇE'NİN ONURUYLA OYNANDI''
    ''Milyonlarca Fenerbahçeli'nin onuruyla oynandı. İçerdeki arkadaşlarımızın suçlu oldukları kanaati oluşturuldu'' diyen Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Mali açıdan sıkıntı yaşadık, itibarımızı sarsıldı. Suçlu oluruz, olmayız zaman gösterecek, ama hiçbir şeyin sahaya yansımadığı artık aşikar. İki kişi Fenerbahçe'nin geleceğiyle, her şeyiyle oynamıştır. Biz bunu kabul etmiyoruz, edemeyiz. Gerekenin yapılması için sizin de (medyanın) yardımcı olmanızı rica ediyorum. 'Bizim söylediğimiz şarkıyı söyleyin' demiyorum. Objektif olarak böyle düşünüyorsanız, gündemde tutmanızı rica ediyorum. Aksi kanıtlanıncaya kadar, süreçteki herkes masumdur. Yüce Türk adaleti de neyin ne olduğunu gösterecektir. Sadece Etik Kurulu raporlarıyla, bu kadar önemli konularda gayri ciddi şekilde UEFA'yı harekete geçirmeye çalışmak, neresinden bakarsanız bakın kabul edilmeyecek bir yaklaşımdır. Kulübümüz ve başkanımız bir kum torbasına çevrilmiştir. Kabul edilmeyecek bir şekilde Şampiyonlar Ligi'nden men edildik. Türkiye'de, TFF Başkanı da dahil olmak üzere insanları, aksi halde tüm Türk takımlarının zarar göreceğine inandırdılar. Halbuki TFF dik dursaydı ve UEFA'ya (Muhatabın benim. Emniyet ve savcı gerekli hassasiyetle üzerine gidiyor. Türk futbol tarihinin en ciddi konusudur. Türk yargı sistemi, sizin sisteminiz gibi çalışmaz. Birinin ceza evinde olması, suçlu olduğu anlamına gelmez. Mahkemelerin yüzde 56'sı beraatle sonuçlanıyor. İddianameden sonra ben soruşturmamı başlatacağım. Bu da 4-5 ay sürebilir. Bize süre ver) deseydi, bunların hiçbiri bugün gerçekleşmezdi. 'Aksi halde ben tüm takımlarımı Avrupa'dan çekiyorum' deseydi, bu da bir tutumdu. Ama Fenerbahçe'nin cımbızla çekilip cezalandırılması, bizim kabul etmeyeceğimiz bir durumdur. İçimiz yanıyor.''

    Ali Koç daha sonra, TFF ve UEFA'nın CAS'a gönderdiği savunmadan ayrıntılar okuması için kulüp avukatı Emir Bozkurt'a söz verdi.

    BOZKURT: ''UEFA MÜFETTİŞİNE, (FENERBAHÇE ŞİKE YAPTI) DENDİ''
    Emin Bozkurt, CAS'a gönderilen UEFA savunmasında, Pierre Cornu'nun ağzından verilen bölümlere dikkat çekerken, Lutfi Arıboğan ve İlhan Helvacı ile 4 Temmuz tarihinden itibaren görüşmelere başlandığını aktardı.
    İlk aldığı bilgilere göre Cornu'nun Türkiye ligi müsabakalarında şike olduğunu, ancak Avrupa kupası maçlarında böyle bir durumun olmadığını belirttiğini söyleyen Bozkurt, 22 Ağustos'ta İstanbul'a yaptığı seyahatle ilgili olarak, ''Arıboğan ve Helvacı, Cornu'ya ellerindeki verilere göre, (Fenerbahçe'nin şikeye karıştığı kesin) şeklinde görüş belirtmişlerdir. Soruşturmadaki diğer kulüpler için ise eldeki bilgilerin açık bir sonuca varma açısından yetersiz olduğu ve şikeye karıştıklarına dair şüphe olduğu söyleniyor'' ifadelerini kullandı

    Savcılığın dahi paylaşmadığı bilgilerin sözlü yolla Pierre Cornu'ya aktarıldığını iddia eden Bozkurt, ''Görüşmede ayrıca, TFF'nin zor durumda kaldığı, medyanın Fenerbahçe yetkililerinin şampiyonluk maçında şike yaptığını dair telefon kayıtları yayınladığı, kamuoyu tarafından bilinmesine rağmen, soruşturmadaki gizlilik nedeniyle hareket geçilemediği Cornu'ya aktarılmıştır. Cornu'nun, (Fenerbahçe'nin maçlarında şike yapmadığına dair yüzde 1 bile olsa olasılık bulunup bulunmadığı) sorusuna da Arıboğan ve Helvacı, (Hayır) yanıtı vermişlerdir. Ceza davası sonunda Fenerbahçe'nin temize çıkmasının imkansız olduğu savunuldu. Bu durum, masumiyet karinesinin açıkça ihlalidir'' diye konuştu.

    CAS'a gönderilen UEFA savunmasında Cornu'nun, TFF yetkililerinin kendisine, Fenerbahçe'ye karşı alınacak kararların, kararı alacak kişilerin güvenliğiyle ilgili ciddi sonuçlar doğurabileceğini söylediklerinin belirtildiğini anlatan Bozkurt, şunları kaydetti: ''Cornu'nun ifadeleri, UEFA'nın resmi görüşü olarak CAS'u sunuldu. UEFA savunmasında ayrıca, UEFA mektubunun, TFF'nin Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden ihraç etmesini zorunlu kılmadığı dile getiriliyor. (Benim baskı yapmam, senin bunu yapmanı zorunlu kılmaz) demektedir. TFF ise UEFA'nın direktiflerine uymanın bir zaruret olduğunu dile getirmişti. UEFA bile kendinde öyle bir hakkı görmezken, kararın böyle bir gerekçeye dayandırılması düşündürücü. TFF, kararı tek başına üstlenmemek ve Türkiye'de gözden düşmemek için Fenerbahçe'yi ihraç etmek dışında başka bir seçeneğin bulunmadığını, Türk futbolunun geleceği için bunu yaptığını kaydetmişti. Halbuki böyle bir durum yok. Şu anda Avrupa kupalarında mücadele eden ve soruşturmada adı geçen kulüplerle ilgili iddianame çıktıktan sonra hareket edilebileceği de belirtildi. TFF bu şekilde, diğer camiaların geleceğini de riske atmış demektir.''

    SORU-CEVAP BÖLÜMÜ
    Acıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Ali Koç, Fenerbahçe Kulübü üyesi olan TFF Başkan Mehmet Ali Aydınlar'la ilgili kulüp tüzüğüne göre bir hareketlerinin olup, olmayacağı konusunda, ''Mehmet Ali Bey için tüzüğümüze göre bir şey düşünmüyoruz. Sayın Arıboğan ile Helvacı'nın gerekeni yapması, yapmazlarsa da birilerinin gerekeni yapmasını Türk futbolu için rica ediyoruz. Ayrıca 16 Ağustos sonrası TFF ile UEFA arasındaki yazışmalar tüm taleplerimize rağmen açıklanmadı. Bunları görmek istiyoruz'' şeklinde konuştu.

    Kendilerini TFF'nin bir kaç üyesinin suçlu gördüğünü, ancak herkesin aynı gemide olduğunu bilmesi gerektiğine dikkat çeken Koç, ''Biz Türkiye'deyiz, Türk kulübüyüz. Kendi çıkarlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. O veya bu nedenlerden dolayı, gerekçesi ortaya çıkacaktır, bu yaklaşımı sergileyenler büyük zarar vermiştir. Aklı selim davranalım. Kayrılmaktan bahsetmiyorum, adil yürümesini istiyoruz. Suçumuz varsa da çekmeye razıyız. Geçmişte, (Tedbiren düşürün) de dedik'' ifadelerini kullandı.

    TFF'nin bir açıklama yayınlayarak, UEFA savunmasındaki ifadeleri yalanladığını aktarılması üzerine, kulüp avukatı Emin Bozkurt, ''Bu evrak, CAS davasında sunulan bir evraktır. Hukuken UEFA'nın pozisyonunu resmileştiren bir evrak. Mahkemeye sundukları bir evrak. Bugün TFF çelişkiye düşen bir açıklama yapıyorsa, davamızda bu çelişkileri de göz önüne sereceğiz'' derken, Ali Koç ise, ''Bir gerçek var ki, biri doğruyu söylemiyor'' demekle yetindi.

    Etiketler Fenerbahçe, cas
    Yükleniyor