Web Sürümüne Geç

    Kocaman'a hakaret etti

    Kocaman'a hakaret etti
    05 Eylül 2012, Çarşamba Güncelleme: 23:53

    Aykut, kenara gelen Alex'i uzun uzun alkışlayarak, yaltaklandı Ama Alex dönüp yüzüne bile bakmadı. O zaman gidecek arkadaş

    Fenerbahçe 10 kişi kalan Spartak Moskova karşısında elenmekten kurtulamadı. Ligde de Sivas ile berabere kalarak şaşkınlık yarattı. Kocaman-
    Alex tartışmasının bir sonucu mu bu yaşananlar? Siz Fenerbahçe'nin gidişatını nasıl buluyorsunuz?

    Bütün bunların sorumlusu Aziz Yıldırım.
    Aziz Yıldırım, 'Fenerbahçe'yi ben şampiyon yaparım. Ben yapmazsam da Fenerbahçe şampiyon olmasın' kafasında...
    Açık... Çok net söylüyorum.
    Kendi ifadesi var.
    Aziz Yıldırım, Paper Moon'da Mustafa (Denizli) hocaya, "Fenerbahçe'yi sen mi şampiyon yaptın!" diye soran adam. Çünkü Fenerbahçe şampiyon olursa sadece Aziz Yıldırım yapar!
    Mustafa Denizli, Aziz Yıldırım'ın takıma müdahale etmesine izin vermediği için Fenerbahçe'den ayrıldı.
    Aykut Kocaman, Aziz Yıldırım'a 'Baş üstüne' diyor. Azizsilin kimin devrinde hâlâ sürmekte?
    Ben Fenerbahçe'nin teknik direktörü olacağım; benim başkanım half time'da (Devre arası) soyunma odasına gelecek! Ben teknik direktör olacağım; benim başkanım sahaya inip tribünlere karşı beni savunacak!
    Aykut bunlara ses çıkarmadığı için Fenerbahçe'nin başında kalıyor. İyi hoca olduğundan değil ki Aziz Yıldırım şampiyon olursa rahatlıkla 'Ben şampiyon yaptım' diyebilsin. Kaybediyordu, Azizsilin; kazandık!
    Kaybediyordu, Azizsilin; kazandık!
    Kendi medyası da öyle yazıyor zaten... Hocanın da itirazı yok.
    Adamın, Fenerbahçe'ye bir daha gelmesine imkan yok. Defterinde, '5 sene Fenerbahçe'nin hocalığını yaptı' diye yazacak.
    Her şeye razı!..
    Bütün dünya biliyor ki Aykut Kocaman, Alex'ten nefret ediyor. Alex de biliyor bunu...
    Geçen sene sezon başlarken, Hürriyetlere 'Alex'siz Fenerbahçe' diye manşetler oldu. 'Alex'siz Fenerbahçe' dediğin zaman Alex'e ihtiyaç duymayacak bir futbol oynatacaksın. Onu da oynatmayı beceremedi.
    Onun üzerine Azizsilin girdi devreye...
    Emir ile Alex takıma kondu. Alex takıma konulunca, Fenerbahçe gol atmaya başladı. Aynı şeyi yaşadık.

    BARONİ'Yİ YAZAMADILAR

    Bu sene yine 'Alex'siz' diye başladı.
    Alex de bu defa "Kıskançlık" dedi. Niye "Kıskançlık" dedi. Çünkü Fenerbahçe formasıyla en çok gol atan futbolcu Aykut Kocaman, Alex'in yetişmesi için 4 golü kaldı.
    Bu sene de oynar ve gol atarsa o zaman o rekoru kırılacak. Ama Aykut, Alex belasını defederse, en az bir 20-25 sene daha bu duruma başka bir futbolcu gelemez.
    Görüntü bu... Bu görüntü içinde, takımdan kesince Alex, "Kıskançlık" lafını sıkıştırıverdi.
    İş bu noktaya geldiği zaman, o takımın futbolundan 'Ben sorumluyum' diyen adamın eline neşteri alıp yarayı kesmesi gerekiyor. Ya Alex'i ya da Aykut'u...
    Efendim, 'Yok; siz el ele tutuşun. Tribüne gidin.' Olmaz. İşte buyurun...
    Sivas maçında gördüğüm manzara yüz karasıydı... Aykut, Alex'i oyundan alırken, uzun uzun alkışlayarak ona resmen yaltaklanıyor. Alex dönüp yüzüne bakmadı. O zaman Aykut kalacaksa, Alex gidecek, arkadaş... Senin antrenörün hakarete uğradı çünkü...
    Gel Samandıra'ya gidelim; peki! Gel tribünlere gidelim; peki! Böyle bir şey yok.
    Fenerbahçe'de bunun bir de takıma nasıl etki yaptığını düşün! 2 Cristian oynamıyor. Son iki haftaya kadar bir sorun yoktu. Bir anda yedek kaldı. Belki de bu olayla bağlantılı...
    Türkiye'de spor medyası yok. Baroni, Fenerbahçe'nin en iyi adamlarından bir tanesi... 'İlk 11'de niye oynamadı' diye soruyorum; işler sıkıştığı zaman da kenardan girecek bir adam. O adam Sivas gibi zor bir deplasmana götürmüyor ve Türk medyasında bir kişi, bir gazete, 'Baroni, şu sebeple kadroda yok' diye yazamıyor!
    Utanmadan, 'Baroni kadroya giremedi' diye yazıyorlar. 'Niye kadroda olmadığını' yazan yok. İki sebepten; ya muhabir yok ya yürek yok.
    Aziz Yıldırım emir veriyor; 'Sakın niye gitmediğini yazmayın' diyor! Böyle spor medyası olur mu? Ben Fenerbahçe muhabiri olacağım, Abdi (İpekçi) Bey, Alp (Zirek) Bey ya da Cihat (Baban) Bey, genel yayın müdürüm olacak ve bunun hesabını veremeyeceğim.
    O gün kovulurum ben...

    PATRONLARLA ARASI İYİ
    '
    Baroni niçin kadro dışı' sorusunun cevabı benim gazetemde yoksa ben o gün işimi kaybederim. Çünkü benim gazetemi, benim genel yayın müdürüm yönetir, Fenerbahçe Başkanı değil!
    Ama öyle mi! Aziz Yıldırım telefon ediyor adam işini kaybediyor. Aziz Yıldırım telefon ediyor adamın programı yayından kaldırılıyor. Aziz Yıldırım telefon ediyor adamı o programdan atıyorlar.
    Bir defa patronlar Aziz Yıldırım ile kucak kucağa... O zaman zavallı muhabir ne yapsın? Ekmek parası...
    Ondan sonra gazeteler niye okunmuyor?
    Baroni'nin Sivas'a niye gitmediğini yazamayan gazete okunmaz arkadaş... Bu kadar basit...

    ***

    ANKARA İŞARET EDECEK
    Basketbol Federasyonu başkanını seçmeye hazırlanıyor. 18 Eylül'de kongre toplanacak ve şu ana kadar 3 aday çıktı. Ali Doğan ve Doğan Hakyemez'in, Turgay Demirel karşısındaki şansını nasıl görüyorsunuz?

    Turgay Demirel, başkalarına fırsat vermemek için elinden gelen her türlü organizasyonu yaptı.
    Ama tabii hesaba katmadığı bir tek şey vardı; Ali Doğan'ın aday olması... Ali Doğan sadece Beşiktaşlı değil, Beşiktaş'ın kongredeki temsilcilerinden bir tanesi ve eski Bakan... Saygın bir kimliği de var. Asıl önemlisi de Ülker'in yıllardan beri Sabri (Ülker) Bey'le yakın dostluğu dolayısıyla, danışmanı durumundaydı.
    Yani Ali Doğan'ın arkasında Ülker var. Ülker, üç büyük takımın, Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın, Beşiktaş'ın sponsoru... Ali Doğan'ın arkasında 'Ülker'in olması' demek 'Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'ın olması' demek.
    Bu tabii kalite olarak çok büyük ağırlık. Ama tabii oya geldiği zaman bu oya ne kadar yansır, bilemiyorum! Çünkü Turgay Demirel öyle bir kurul oluşturuyor ki ağırlık devlet memurlarında...
    Turgay tarafından seçilen 'Sivil Toplum Örgütü' diyebileceğimiz temsilciler... Yani baktığın zaman 'Ankara kimi işaret ederse o kazanır'a geldi seçim. 'Ankara' derken de Spor Bakanı'nı kastetmiyorum!..

    ***

    AVRUPA FUTBOLU DÖKÜLÜYOR
    Fenerbahçe'nin vedasıyla Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray kaldı. Son 5 sezondur iki takımla Şampiyonlar Ligi'nde yokuz. Yer aldığımız zamanlarda aldığımız puanlar da ortada... Avrupa Ligi'nde play-off'u geçemiyoruz. Bunları, Türk futbolunun fotoğrafını çekmek için önemli bir gösterge olarak kabul edebilir miyiz?

    O fotoğrafta başka bir şey daha var; Avrupa futbolu da en kötü dönemini yaşıyor. İşte görüyoruz. Galatasaray'ın UEFA şampiyonu olduğu dönemdeki Avrupa futboluna bak, bir de bugünkü Avrupa futboluna bak...
    Şuradan bizim Şampiyonlar Ligi şampiyonu çıkarmamız lazım.
    Bana doğru dürüst top oynayan bir Alman takımı söylesene? Bana doğru dürüst top oynayan bir İtalyan takımı söylesene?
    Real Madrid, Barcelona... Gerisini çöpe at. İngiliz takımı var mı? 2 Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Chelsea'nin Atletico Madrid karşısında düştüğü durumu gördük!
    Atletico Madrid gibi İspanya'nın B klas bir takımı, koskoca Chelsea'yi perişan ediyor!
    Portekiz'de futbol mu var, Yunanistan'da futbol mu var, Romanya'da futbol mu kaldı! Böyle bir Avrupa arenasında biz tur geçemiyoruz. 'Videoton' diye bir takım Trabzonspor'u eliyor!

    ARDA BİRİNCİLİĞİ SEÇTİ

    Arda Turan, Atletico Madrid'de bir sezonda ikinci Avrupa kupasına ulaştı. 10 numaralı formayı taşıyor ve Madrid'in beyni konumunda... İlk gittiği dönemlerde 'yanlış takım tercihi yaptığı' şeklinde eleştiriler olmuştu ama şu an bakınca en azından başlangıç için hiç de fena görünmüyor. İspanya'ya gitmesi doğru seçim...
    Çünkü Avrupa'da 'lig' diye İspanya ligi kaldı. O kendisini göstermesi için en iyi yerdi. Doğru seçim yaptı. Rahat oynayacağı bir takıma giderek...
    Roma'da ikinci olacağına Napoli'de birinci olmayı tercih etti.
    İşte Nuri Şahin, Hamit Altıntop, Real Madrid'de forma giymeden transfer oldular. Ama Arda, Atletico'nun her maçında oynuyor.
    Real Madrid'e gitse o da kenarda oturacaktı.

    ***

    NEVİN VE ASLI NEREDE?
    Diamond League koşulmaya devam ediyor. Blake 100 metrede birinci oldu. Bolt bu defa 200 metrede koşmayı tercih etti ve tabii yine birinci oldu. Zürih'le ilgili notlarınız var mı?
    Var. Olimpiyatlarda madalya alan atletlerimiz nerede? Nevin Yanıt niye yok Diamond League'de? Aslı niye yok, Gamze niye yok? Çünkü Türkiye'de medya yok. Olimpiyat bitti, olimpiyatlarda göklere çıkardığınız bu atletleri biz unuttuk. Ne yapıyorlar, ne ediyorlar, ne yiyorlar, ne içiyorlar!
    Koskoca Türk medyasında bir kişi merak etmez mi? Aslı niye yoktu Diamond League'de? Üstelik olimpiyatlardan sonraki Diamond League yarışları olimpiyatın rövanşı gibidir.
    Bütün dünya 'ne oluyor ne bitiyor' diye bakar.

    CESARET Mİ EDEMİYORLAR!

    Nevin Yanıt ile beraber yarışan bütün engelciler orada. Gamze ile Aslı'nın geçtiği 1500'cüler orada, bizimkiler yok! Cesaret mi edemiyorlar? 'Olimpiyatlarda tesadüfen kazandık, bu tesadüf ortaya çıkar!' diye mi korkuyorlar.
    Hayır, öyle bir şey yok. Atletizm de geçersin, geçilirsin.
    Bir de her atletin hedef seçtiği bir yarış vardır. Formunun zirvesine ulaşan iyi atlet o yarışı hedefler. Ondan öncesinde veya sonrasında formda olması gerekmez. Ama atlet yarışır.
    Olimpiyatlardan sonra iki tane Diamond League yarışı yapıldı, ikisinde de bizim atletler yok. Amerikalı, Amerika'dan geliyor yarışıyor da benimki İstanbul'dan gidemiyor mu; Monaco ya da Birmingham'a!
    Ama mesele şu; Türk spor basınının umurunda değil. Çünkü Türkiye'de spor basını yok. Türkiye'de kahrolası bir futbol basını var. O da yarım yamalak futbol basını... Baroni'nin niye kadroda olmadığını yazamayan bir futbol basını!..

    ***

    EN BÜYÜK KOZU KUYT!
    Milli maç arasına girdik. Dünya Kupası elemelerine Hollanda ile başlayacağız ve Estonya ile devam edecek. Avcı'nın kadro tercihlerini nasıl buldunuz ve iki maçtaki şansımızı nasıl görüyorsunuz?

    Zor maç... İçeridekilerin hali meydanda, dışarıdakilerle de 'ne kadar bir takım oluşturabilir' Abdullah Avcı bilemiyorum. Abdullah Avcı da milli takım için tecrübesiz bir teknik direktör.
    Allah'tan Hollanda'nın Hollandalığı yok. Ahı gitmiş vahı kalmış bir Hollanda var karşımızda.
    Avrupa Şampiyonası ve Dünya Şampiyonası'nda da seyrettik. İşte o takımın en büyük kozu Fenerbahçeli Dirk Kuyt! Anla gerisini!..

    Röportaj: Bülent CAN

    Yükleniyor