Web Sürümüne Geç

    Heykele kim izin verdi?

    Heykele kim izin verdi?
    19 Eylül 2012, Çarşamba Güncelleme: 00:13

    Yoğurtçu Parkı F.Bahçe'ye ait değil. Kamu arazisine Alex'in heykelinin dikilmesi kararını kim vermiş, nasıl vermiş! Alex efsane olmak için ne yapmış!

    * Yıldırım, NTV Spor'da gecikmeli de olsa programa çıkıp soruları yanıtladı. Yaptığı açıklamalarla ilgili neler söyleyeceksiniz?

    Gecikmenin ne olduğu anlaşıldı; Aziz Yıldırım hukukçularından, avukatlarından bol tembih alarak çıktı.
    NTV'de hiçbir şey açıklamadan, açıklamalar yaptı.
    Bu defa roller değişsin; ben sana soruyorum.
    Bilmediğin yeni ne söyledi ve ne kadar oturdu orada?

    * 3.5 saat sürdü ve söylediğiniz gibi yeni bir şey yoktu aslında...

    3.5 saatte 'Vay ben bunu bilmiyorum' dediğin ne oldu? Orada oturan 3 kişiden, 3.5 saat boyunca 'Vay ne kadar güzel soru sordu' dediğin bir kişi oldu mu? Rıdvan (Dilmen) en başta!..
    Tam bir danışıklı dövüş.
    Benim öyle bir vaktim olmadığı için açıp bakmadım bile... Ertesi gün gazeteleri okuyunca da ne kadar doğru karar verdiğimi gördüm.
    Fenerbahçe'nin hukukçularıyla NTV'nin hukukçuları bir araya gelmişler, belki soruları da onlar yazmışlardır.

    NTV BENİ NİYE ÇAĞIRMADI?

    * NTV Spor'un 'soruları yolladığı' şeklinde iddialar da vardı.

    Efendim Aziz Yıldırım öyle bir ortam yarattı ki 'Ben, ben, ben...' diye... 'Aziz Yıldırım'ın onaylamadığı bir soruyu soramaz NTV'nin adamları' dendiği zaman ben buna 'Yok canım' demem.
    Niye beni çağırmadı NTV? 'Gel bakalım Hıncal kardeşim.' Beni her çağırdıklarında gidiyorum. Şimdiye kadar onlara hiç 'Hayır' demedim. Hepsi de arkadaşlarım. 'Hıncal Uluç, Aziz Yıldırım'a soruyor' denseydi üç kişi daha fazla izlemez miydi; 'Ne olacak acaba' diye...
    Gazeteciler için, medya için 'Stadyuma girecekleri ben akredite edeceğim.
    Benim istemediğim benim stadıma giremez' diyen bir adama istemediği soruyu sormak mümkün olabilir mi? 'Benim istemediğim Saracoğlu'na giremez' diyen adam istemediği şeylerin sorulabileceği bir medya ortamına girer mi?

    * Şekip Mosturoğlu'nun 'gizli tanık' olduğu yönündeki iddialar sıkça konuşuluyor. Sizin kanaatiniz nedir?

    Şekip Mostuoğlu ile ilgili iyi şeyler düşünmüyorum. Çünkü ben çifte standartlı insanlara inanmam. Futbol Federasyonu üyesiyken Türkiye'ye 'tarafsız futbol hukukçusu' havaları basacaksın ondan sonra da her hareketinde fanatik Fenerli olduğunu ortaya koyacaksın!
    Onun için Mosturoğlu'nu ne okuyorum, ne dinliyorum ne de onunla ilgili konuşma gereği duyuyorum.

    * Yıldırım, Alex'i 'efsane' olarak görmediğini söyledi. Katılıyor musunuz?

    Efsane lafını çok küçültüyoruz. Aziz Yıldırım haklı; Alex efsane falan değil. Alex, Fenerbahçe'nin kötü futbol oynadığı yokluk dönemlerinde maç içindeki 3-5 dakikalık parlamalarıyla Fenerbahçe'ye puan ya da puanlar kazandırmış bir adam. Bu yüzden de taraftarın sevgilisi olmuş ama Fenerbahçe'nin tarihine haksızlık olur; Alex'e 'efsane' demek.
    Alex'ten çok daha fazla bu işi hak etmiş 57'den bu yana en az 10 kişiyi ben kendi görgülerimle söyleyebilirim.
    Daha eskilerini bilmiyorum.
    Alex efsaneyse Fenerbahçe'de yüzlerce efsane vardır.

    Yıldırım'ın Alex'in heykel açılış törenine katılmamasını doğru buluyor musunuz?

    Bir defa baştan başlayalım; heykelin dikildiği yer neresi; Yoğurtçu Parkı. Yoğurtçu Parkı kamu arazisi... Fenerbahçe arazisi değil. Kamu arazisine o heykelin dikilmesi kararını kim vermiş, nasıl vermiş?
    Sevgili arkadaşım Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk şunun cevabını bana versin. Önüne gelen yere heykel dikiliyorsa eğer yarın başka şeyler de olmaya başlar.
    Gazetelerden Yoğurtçu Parkı'na dikildiğini öğrendim. Ben Fenerbahçe tesislerine, kendi arazisine, kendi bölgesine dikiyor sanıyordum. Buna hiç kimse itiraz etmez.
    Yani, Alex, Fenerbahçe'ye ne yapmış? 'Hagi' diyoruz, Hagi ile Galatasaray, UEFA, Süper Kupa şampiyonluğuna yürüdü. Alex ne yapmış Fenerbahçe'ye?
    Dünya futbolunda 'Alex' diye bir isim var mı? Türkiye'ye ne yapmış? Çünkü Fenerbahçe'yi alıp götürürse bunun yanına Türkiye'de konur.

    TÜRKİYE DIŞINDA YOK

    Arjantin'in Patagonya yaylasında bir adam 'Fenerbahçe, Türkiye, Alex' diyorsa Alex'in heykelini dikerim. Ama Alex'li Fenerbahçe, Türkiye sınırları dışında yok. Adı yok!..
    Kadıköy Belediyesi, Can Bartu'nun heykelini dikerse anlarım. Can Bartu, Kadıköy'ün çocuğu çünkü... Orada doğmuş, orada büyümüş hâlâ orada yaşıyor. Fenerbahçe'nin değil, Kadıköy'ün çocuğu. Orası da Kadıköy, tamam...
    Bir de efsane Can Bartu. Hakiki efsane, palavra da değil.
    Alex yarın çekip gidecek. Gittiği zaman da Fenerbahçe ya da onun yöneticileri hakkında neler diyeceğini de bilemiyorum. Ne yapacaklar o zaman?
    Heykeli indirecekler mi?
    Yani birinin heykelini bir yere dikmek bu kadar kolay mı? Aziz Yıldırım gitmemiş, ben de gitmem. Hiç itirazım yok.

    TAKIM RUHU YARATAMIYOR
    * Fenerbahçe, Mersin İdman Yurdu karşısında oldukça zorlanırken, Baroni kilidi açan isimdi. Brezilyalı oyuncunun maça yedek başlamasını doğru buluyor musunuz?

    Aykut kötü hoca... Baroni gibi bir futbolcunun farkında olmayan kötü hocadır. Baroni'nin farkında değil. Aykut her bakımdan kötü hoca... Bir takım ruhu yaratamıyor. Kişisel takıntıları yüzünden birtakım insanları küstürüyor, darıltıyor.
    Alex ile heykel açılışı sırasında sarılmışlar, öpüşmüşler! Geçiniz. Alex, Türkiye'den ayrıldıktan sonra neler diyeceğini ben şimdiden yazayım ve notere verelim. Alex konuştuğu zaman açarız ve 'Hıncal Uluç 17 Eylül'de notere verdiği yazıda neler söylemişti' diye bakarız.

    SAĞLAM İSTEMEDİ

    * Maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? Mersin golle başladı ama sonunu getiremedi.

    Fenerbahçe'nin adından öyle bir korku var ki Nurullah Sağlam yenmeyi aklından bile geçirmedi. Geçirmediği için de maçı Fenerbahçe'ye hediye etti. Mersin İdman Yurdu çok toplama bir takım. Fener, Beşiktaş, Galatasaray karması neredeyse... Böyle bir toplama takımın kendisine gelmesi, toparlanması, takım hüviyetine girmesi zaman alır. Ona hiç itirazım yok.
    Ama Fenerbahçe maçı Mersin'e bıraktı.
    Bunun farkında değil.
    Her zaman söylüyorum; Fenerbahçe'nin en zayıf yeri savunması.
    Maçı Fenerbahçe'nin hücum alanında oynadığın zaman kaybedersin; maçı Fenerbahçe'nin savunma alanında oynadığın zaman kazanırsın.
    Bu kadar basit...
    Senin takımın ister Galatasaray, ister Çatladıkapıspor olsun; Fenerbahçe karşısında başarılı olmak istiyorsun, maçı onun sahasında oynayacaksın. En basit savaş taktiği bu...
    Düşmanın sağ kanadında 5 tümen, sol kanadında 2 tane manga varsa ne tarafına saldırırsın. Sağdan saldırırsan imha olur gidersin. Mersin İdman Yurdu her akında Fenerbahçe savunmasını perişan etti. Kaç kere geldi ilk yarı? Fenerbahçe kanatlardan 24 akın yapmış, Mersin 4 tane yapmış. Fenerbahçe bilmem kaç tane şut atmış, Mersin 3 tane şut atmış. Resmen hediye etti.
    Evde maçı izliyoruz. Hepsi Galatasaraylı...
    Galatasaraylı demek de 'Uğur manyağı' demek. Her şeye uğur yapıyorlar! Sonunda Fenerbahçe'nin galibiyeti benim üstüme kaldı.
    Çünkü "Mersin, göz göre göre maçı veriyor" dedim ben... "Abi sen böyle dediğin için oldu" dediler! Gördüğümü söylemeyeyim mi!

    GÖÇEK MERSİN'İ KISTIRDI

    Sakatları var, eksikleri var, kenarda kötü bir hoca var, tribünde taraftarı yok, olanlar ne bağırıyor belli değil, her şey Fenerbahçe'nin aleyhine... Fenerbahçe gol yemiş tribünleri yakından gösteriyor, sanki altın günleri olur, evde dolmalar falan yenir, öyle... Tribünde neşeli insanlar var. Bir tane 'Ne oluyor' diyen yok. Bundan daha iyi Fenerbahçe'yi nasıl kıstırırsın!

    * Hakem Hüseyin Göçek, Mersin İdman Yurdu'nun tepkisini çekti. Siz yönetimini nasıl buldunuz?

    Mersin'i kıstıran bir de hakemdi. Bu kadar aleni bir şekilde bir takımı bu kadar tutmak Hüseyin Göçek gibi usta bir hakem tarafından yapılırdı.
    En kritik anlarda oyunu Mersin sahasına indirecek, Fenerbahçe'nin duran toplar olduğunu bilerek duran top imkanı yaratacak bir hakemdi. 1.5 sene sonra ilk defa Saracoğlu'na çıkmış.
    Zannediyorum bu performansından sonra sık sık çıkar.

    * Fenerbahçe'nin yeni transferi Meireles'i nasıl buldunuz?

    Sevgili Gürcan (Bilgiç) kardeşim 7 vermiş. Aldığı topların neredeyse yarısını rakibe atan bir orta saha oyuncusu nasıl 7 alır bilmiyorum. 7 de Sabah gazetesinin iki takım oyuncuları içinde verdiği en büyük not. Yani sahanın en iyisi Meireles'miş!
    Aykut herhalde, Meireles'e 'İlk maçında kenara alıp moralini bozmayım' diye tahammül etti. Şimdilik bir şey yok adamda... 'Adam olacak çocuk' derler ya...
    Bir hareket yapar, 'Umut var' dersin. Böyle bir hareket de yok.
    Gözüme batan, durmadan topu rakibe attığı, rakibe kaptırdığı toplardı. Meireles'e geldiğinde Mersin rahatlıyordu.
    Tabii bunun hesabını, 3 günlük antrenmanla adamı sahaya çıkarana mı, Meireles'e mi sormalı; bilmiyorum.
    Baroni'yi kenarda oturtup, 3 günlük Meireles'i sahaya süren bir hoca var Fener'de!..

    G.SARAY'DAN NEFRET EDER
    * Beşiktaş maçında Galatasaray'a kazandırdığı penaltı atışının ardından büyük tepki çeken Burak, Antalya maçında, müdahalelere rağmen ayakta kalmak için özel çaba harcadı. Ayrıca çok istekli ve çalışkandı.

    Burak'ta fevkalade hoş gelişmeler var. Kendisine de 'Bravo' diyorum, Fatih hocamı da kutluyorum. Onu bu kadar kısa zamanda kazandığı için...
    Böyle devam ettiği zaman Burak benim en sevdiğim, en alkışladığım futbolcu olur. Ayakta kalmaya devam etmesi gerekiyor.
    Hakem verirse verir.
    Ama Burak'ın dışında Galatasaray şu huyundan vazgeçmiyor:
    Ben bu kadar hakemle oynayan bir takım görmedim. Her itişme kakışma her ikili pozisyondan sonra bir Galatasaraylı futbolcu hakeme bakıyor! Ya bir hakemin üstüne bu kadar gidilmez.

    BİRAZ ERKEK OLUN

    Dünyanın en hoşgörülü hakemi 15. dakikada Galatasaray'dan nefret eder.
    Yere düşüyor, hakem faulü veriyor. Hala hakemle uğraşıyor.
    4 yaşında ilkokulda öğrenciler var ya... 'Öğretmenim bana uf yaptı! Öğretmenim beni uf yaptı!' Böyle bir Galatasaray var sahada. Biraz erkek olun!
    Futbol erkek oyunu... 'Öğretmenim, öğretmenim, öğretmenim...' Başınıza öğretmen kadar taş düşsün! Yere düşen 'uf.' Ondan sonra soğuk su döküyorlar. Ne varsa o soğuk suda, hangi doping! Aslan gibi ayağa kalkıyor. Ben de aldıracağım o sudan eve! Bazen kramp giriyor ayağıma...
    O su nasıl bir suysa dökeyim koluma, kafama...

    ŞİFO MEHMET HAKLI
    * O hareketler takımı, seyirciyi de hatta hakemi de geriyor.

    Hakem kendisini küçük düşüren oyuncuyu sevmez. İşte diyorum; 15. dakikada Galatasaray'dan nefret etmediği üç tane adam ya var ya yok. Hepsi öyle çünkü...
    Galatasaray hakemle ile oynamayı seven bir takım. O zaman da işte "Bu takıma ahlak dersi lazım" diyen Şifo Mehmet haklı oluyor. Çünkü devamlı hakeme yalvararak oynuyorlar! Ya yalvarıyorlar ya küfrediyorlar.
    Görüntüleri hep, 'Biz tek başımıza yenemeyiz.
    Aman hakem bize yardım et!' Bu mu Galatasaray!..
    Yükleniyor