Web Sürümüne Geç

    Spor adamları yasaya tepkili

    17 Kasım 2011, Perşembe Güncelleme: 17:35

    İstanbul Şehir Üniversitesi'nin organize ettiği, 'Sporda Şiddet ve Şikenin Önlenmesi'' konulu sempozyum, gerçekleştirilen oturumların ardından sona erdi.

    Üniversitenin Altunizade'de bulunan yerleşkesinde gerçekleştirilen sempozyumun son oturumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü'nün moderatörlüğünde Beşiktaş Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Ahmet Akpınar, eski Galatasaray Kulübü Yöneticisi Prof. Dr. Mehmet Helvacı, Fenerbahçe Kulübü'nü temsilen avukat Emin Özkurt, Antalyaspor Kulübü Başkanı ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Yardımcısı Hasan Akıncıoğlu ile Sabah Gazetesi Spor Müdürü Emrah Kayalıoğlu, sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair çıkarılan 6222 sayılı kanunu değerlendirdiler.

    Ahmet Akpınar, yasanın uygulamasında yaşanan eksikliklere değinirken, ''Yasa yürürlükte ve 31 kişi de hapiste. Bugüne kadar bu insanlar dışında kimse mi bu yasaya aykırı davranmadı? Sahaya seyirci indi, 1 kişiyi bile tutuklamadılar. Kapılar kırılıp stada girildi, bir cezai karar yok. Tribüne biletsiz girdiler, kolluk kuvvetleri önlem alacağına eskortluk yapıp tribüne yerleştirdi, bu kişiler maç boyunca da küfür ettiler. Yasayı uygulamayanlar için ne yapıldı? Bir şey yok. Bu yasa doğuştan sakat doğmuştur'' diye konuştu.

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu'nun, Gençlerbirliği kalecisi Recep Öztürk'ün tedbir cezasının kaldırılarak, karar için yargı sonucunun beklenmesi kararına değinen Akpınar, benzer bir kararın TFF tarafından, şike ve teşvik iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma için de verilerek, olası cezaların sezon sonu değil, mahkeme kararı sonrasına bırakılması gerektiğini ifade etti.

    Akıncıoğlu: ''Cezaların ağır olduğunu düşünüyoruz''
    Antalyaspor Kulübü Başkanı ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkan Yardımcısı Hasan Akıncıoğlu ise, dürüst, temiz spor ilkelerini Kulüpler Birliği Vakfı olarak destelediklerini kaydederken, ''Tüm kulüpler olarak fair-play içinde temiz bir yarış ortamı olmasını canı gönülden istiyoruz. Olmaması halinde camialar ve Türk futbolu olarak büyük zarar göreceğimize inanıyoruz'' dedi.

    Kulüpler Birliği'nin yasada değişiklik yapılmasıyla ilgili çalışmalarının yanlış anlaşıldığını savunan Akıncıoğlu, ''Kulüpler Birliği olarak biz hiçbir zaman adaletli bir yarışın olmaması düşüncesinde değiliz. Ancak kanunda cezaların ağır olduğunu düşünüyoruz. Yasanın çok sıkışık bir ortamda, fazla görüşümüz alınmadan, hızlı bir şekilde çıkarılmış olması, yapılan tartışmaları meydana getirdi'' şeklinde konuştu.

    Akıncıoğlu, statlardaki şiddet olaylarına yönelik cezaların paraya çevrilmemesi gerektiğini savunurken, şunları söyledi:

    ''Kanun çıkmasına karşın statlardaki olaylarda hiçbir cezalandırma olmadı. Yerel kolluk kuvvetlerine ve adli mercilere müracaat edilmesine karşın, ek yönetmeliğin çıkarılmaması önemli bir engel. Kulüpler olarak bu konuda son derece sıkıntılıyız. Çünkü bu küfürlü tezahüratlar ve şiddet olayları neticesinde TFF'nin ilgili kurulları disiplin cezalarını kulüplere uyguluyor ve maddi cezalar katlanarak gidiyor. Kulüplerimizin hiçbirisinin bu konuda ilgisi olmamasına rağmen, seyircilerin sebep olduğu olaylardan cezalandırılıyorlar. Bu sonuçlara sebebiyet verenler ise adli takibata tabi tutulmayıp, cezalandırılmıyorlar.''

    Öte yandan Akıncıoğlu, yürütülen soruşturma çerçevesinde Türk futbolunun önemli bir tehdit altında olduğuna da dikkati çekerek, tüm kulüp takımlarının ve milli takımların uluslararası organizasyonlardan men edilmesi tehlikesinin sürdüğünü dile getirdi.

    Helvacı: ''Cezanın azaltılmasını isteyenler, suçu işlemeyi düşünenlerdir''
    Eski Galatasaray Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Helvacı, 6222 sayılı kanunda cezaların ağır olarak gösterilmesine katılmadığını belirtirken, cezaların indirilmesini isteyenlerin suç işlemeyi düşünenler olduğunu ileri sürdü.

    Yasadaki cezaların, ceza hukuku matematiği içinde belirlendiğini söyleyen Helvacı, şu ifadeleri kullandı:

    ''Yasayı hazırlayanlar herhalde kafalarına göre yapmadılar. Ellerinde ceza yasalarının somut dayanakları vardı. Kulüplerden, yasa hazırlanırken hiçbir itiraz gelmedi. Memnuniyetle onayladılar. Bugün her ne olduysa Kulüpler Birliği farklı düşünüyor. Yeni sunulan taslakta değişiklikler isteniyor. Cezanın azaltılmasını isteyenler, suç işlemeyi düşünenlerdir. Teşvik priminin cezasını kaldıranlar, olsa olsa teşvik primi vermeyi düşünenlerdir. Yoksa niye kaldırılsın? 'Şikenin cezası indirilsin' diyenler, olsa olsa şike yapayı düşünenlerdir. Hiç istemeden şike yapılmaz veya teşvik primi verilmez. Bu bir trafik kazasında ölüme sebebiyet vermek değildir.''

    TBMM'ye bugün sunulan yasanın, Kulüpler Birliği'nin önerilerinin sulandırılmış şeklinden daha iyi halde olduğunu aktaran Helvacı, ''Kulüpler Birliği'nin teklifinin kabul edilmemiş olması kayda değer. Ancak teklifte çok önemli bir değişiklik var. Yetkiyi değiştiren hüküm. Yetkinin Ceza Mahkemelerinden, Sulh ve Asliye Ceza Mahkemelerine verilmesi hükmü bu şekliyle geçerse, şu ana kadar kat edilmiş yol boşuna olacak.'' dedi.

    Özkurt: ''Ceza üst sınırları yüksek''
    Fenerbahçe Kulübü Avukatı Emin Özkurt da yaptığı değerlendirmede, özellikle cezaların başka suçlarla karşılaştırıldığında dahi yüksek olduğunu düşündüğünü aktarırken, Avrupa'da benzer durumlarda farklı uygulamaların yapıldığını söyledi.

    Salt şikenin İngiltere ve Almanya'da adli suç olarak kabul edilmediğini ancak bahisle ilgili bir durum oluştuğunda adli suç kabul edildiğini vurgulayan Özkurt, ''İtalya'da ise salt şikenin suçu 1 ay ila 1 yıl arası hapis cezası. Şike için Türkiye'de 5 ila 18 yıl arası hapis cezasından bahsediyoruz. Taksirle adam öldürme, insan kaçakçılığı, organ ticareti gibi suçların dahi üst ceza sınırı bu kadar değil'' şeklinde konuştu.

    Özkurt, daha önce İtalya'da şike skandalında Milan takımı için, Portekiz'deki şike skandalında ise Porto takımı için uygulamaları aktarırken, ''Milan, o yıl Şampiyonlar Ligi'ni kazandı. Portekiz'de federasyon, cezayı yargılamanın sonuna bıraktı. Ayrıca Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi de uygulamayı doğru bulduğunu duyurdu o zaman'' dedi.

    Sabah Gazetesi Spor Müdürü Emrah Kayalıoğlu ise, 2004 yılında yürürlüğe giren 5149 sayılı Sporda Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un uygulaması yapılmadığı için bugüne gelindiğini ve bu nedenle 6222 sayılı kanuna da karşı olduğunu söylerken, kanunların uygulama olmadan bir işe yaramayacağını aktardı.



    Yükleniyor
    if (containerId_6397303== null){ var containerId_6397303= 5; }