Web Sürümüne Geç

    Gel de yanma!

    Dr. Gürkan Kubilay Dr. Gürkan Kubilay
    Marsilya'nın Fener'den üstün bir tarafı yoktu. Bana göre fark getirecek tek tarafı Gignac'tı ama koçları onu da yanında tutmuştu. İlk 5 dakika sıkıcı başlıyor ama daha sonra Fener sağdan bindiriyordu.
    Gökhan'ın ortasında sanki top çizgiyi geçti ama "Marsilya Belediyesi'nden ihale alacak gibi duran" hakem ve yardımcıları bunu es geçti.
    Rakibin 4-3-3 oynaması, Valbunea ve Ayew'in savunmalarına az yardım etmesi, orta alanda sayısal üstünlüğü sağlatıyor ama yine de çıkarken takım zorlanıyor, kayıplar yapıyordu.
    Caner ile daha üretken, daha cesur oynadığını her zaman yazdığım Hasan, kanatdaşına süper bir verkaç pası atınca F.Bahçe aradığı golü de buluyordu.
    Gol sonrasındaki arkaya yaslanan takımda, Alex'in artık yavaş kaldığı tribünden net gözüküyordu ama kaptan, Marsilya'nın iyi başladığı 2. yarıda Mehmet Topuz'un kafasına attığı topu gole dönüştürebiliyordu.
    Meireles takıma ısınmıştı.
    Öne oynatan oyuncu idi.

    Fener gruptan çıkar
    Kocaman, Alex'i Cristian ile değiştirip, direnci arttırmak istiyordu.
    Ancak buradaki yanlış hamle Henri oldu, önde topu tutamadı. Marsilya ise hücumcularını oyuna aldı. Fener baskı yemeye başladı. Önce göbekten göstere göstere Valbunea attı.
    Arkaya iyice yaslandı Fener, topu dan-dun vurarak çıkarmaya başladılar. Son dakikada gelen korner golü ile yıkıldılar. "Gel de yanma'' dedirttiler.
    Kazanmak için oynadığı dakikalarda 2 farklı üstünlüğü elde ederek büyük avantajı yakalamanın, hem de aslında çok iyi oynamadığı bir oyunda bunu yapmanın avantajını, rakibin tek etkili olduğu yer olan kendi sahanızda oyunu kabul ederek yok edildiği oyun herhalde Fener'in yanlışı olacaktır.
    Ama bence Fenerbahçe bu gruptan, bunca yanlış ve şansızlığa rağmen çıkacaktır.