Web Sürümüne Geç

    Bir maçtan daha fazlası

    Ender Bilgin Ender Bilgin
    Futbol takımı evlere şenlik...
    Elde kalan son şans, Ziraat Türkiye Kupası garip penaltı vuruşlarıyla heba edilmiş. Kadın basketbolcular iki gün önce lig şampiyonluğunu dramatik şekilde kaybetmiş.
    Camia bu ruh halindeyken Fenerbahçe'nin Real Madrid zaferi bir galibiyetin çok ötesinde anlam taşıyor.
    Tabii ki Avrupa'nın basketboldaki en büyük organizasyonunda üst üste ikinci defa final oynama hakkı kazanmak başlı başına büyük olay.
    Ama yazının başında belirttiğim gerçekler başta başkan Aziz Yıldırım olmak üzere herkesin bu galibiyetle derin bir nefes almasını sağladı.
    Obradovic'in öğrencileri salonu hınca hınç dolduran Fenerbahçe taraftarının desteğini de arkasına alarak 9-2 'lik bir seri ile başladı maça.
    7 dakika geride kalırken skor 17-7 olmuş, Bobby Dixon dışarıdan Vesely içerden skor üretirken, ürkek Real Madrid, Sergio Llull'un eline bakmaktan başka çare üretememişti.
    İlk periyod 21-13 Fenerbahçe üstünlüğüyle bittiğinde İspanyollar'ın 13 sayısından 11'inde Llull'un imzası vardı. Fenerbahçe'de ise 6 oyuncu skora katkı yapmıştı.

    ?Bogdanovic imdada yetişti
    İkinci çeyrekte de seyirci destekli agresif savunmasını sürdüren sarı-lacivertliler 4 dakika geride kalırken İspanyollara skor şansı vermemişti. Ardından Trey Thompkins'in art arda 5 sayısı Madrid'i uyandırdı.
    Konuk ekip sertlik dozunu artırırken Fenerbahçe dış şutlara takılıp içeriye top indiremeyince skor sıkıntısı baş gösterdi. Real Madrid'in 11-0'lık serisi tribünlerin keyfini kaçırdığında imdada Bogdan Bogdanovic'in öldürücü üçlükleri yetişti.
    Takım yeniden hücumda top paylaşıp asist üzerinden sayılar da bulmaya başlayınca ilk yarının sonunda Sinan Erdem'in skorbordunda 10 sayılık Fenerbahçe üstünlüğü vardı.

    ?Obradovic nakış gibi işledi
    İkinci yarının ilk bölümünde de görüntü farklı değildi. Ancak periyodun ortalarında Jaycee Carroll arka arkaya üç 3'lük sokunca tat tuz kaçtı.
    Sonra Ekpe Udoh çıktı sahneye hem savunmada hem de hücumda öyle iyi iş çıkardı ki ancak şapka çıkartılır.
    Ona Kalinic, Sloukas ve Vesely de eşlik edince son çeyreğe 13 sayı farkla önde girdi Fenerbahçe.
    Bu seviyedeki maçlarda final periyodu her zaman zordur ama bitime 6 dakika kala Datome iki boş atışı kaçırıp fark 8 sayıya inene kadar o zorluğu hiç hissetmedik.
    Fakat Obradovic oyunu bir nakış gibi işleyip, ağır işçi Udoh'a dinlenerek oyuna giren Bogdanovic de destek verince zorluk falan kalmadı. Bitime 2.50 kala Ekpe'nin smacıyla fark yeniden 13 sayıya çıkınca maçın kaderi belli olmuştu.

    Hakemler cimri davrandı
    Hakemler bize yapılan faullerde düdük çalmakta cimri davranmasına rağmen, Sergio Llull'un son çabaları da yetersiz kalınca final kapısı ardına kadar açıldı.
    Taktik faullerle geçen son bölümün ardından 84-75 lik galibiyet THY Avrupa Ligi'nde sezonunun son maçına inançla çıkmamızı sağlayacak.
    Artık finaldeki rakibimiz Olympiakos'u bekliyoruz.
    Ama bu takım doğru yapılanma, doğru teknik adam ve doğru kadro ile başarı ulaşılabileceğini herkese kanıtladı.
    Artık birşey kanıtlamaya ihtiyaçları yok. Geriye sadece Avrupa'nın en büyüğü olduklarını göstermek kaldı.