Web Sürümüne Geç

    Alex’e evet Rıdvan’a hayır!

    Ertem Şener Ertem Şener
    Futbolun içindekiler sadece futbolun içinde kalmalıymış. Bunu yeni öğrendik. Herkes istediği fikri söyler, konuşur ama futbolun içindekiler asla.
    Çocukluğunun, gençliğinin hatta 80'li yıllarının bir bölümü yokluk içinde geçmiş.
    "Britanya İmparatorluğu Nişanı"na layık görülmüş. Glasgow'da, Govan'da işçi bir baba ile tersanelerde büyümüş. Sonrasında hayat onun elinden tutmuş ve Premier Lig'e kadar taşımış. Başarısı uzak doğuya her türlü fikri barındıran her renkten coğrafyaya yayılmış. İngiltere'de kırmızı yakanın öte tarafında mavi yakada da saygınlık kazanmış.
    Aldığı kupaları saymaya, anlatmaya gerek yok. Öyle başarılar yakalamış ki kraliyet ailesi ona "Sir" unvanını vermiş.
    Futbolun içinde kalmamış sadece. Çizginin öbür tarafında da olmuş. Hatta bize göre sınırları aşmış, çizgiyi fena geçmiş. Siyaset yapmış! Gençlik yıllarında Govan'daki tersanelerde sendika temsilciliği görevini üstlenmiş. İşçi partisinin bir neferi olmuş.
    Saklamamış. Çalıştırdığı takımlarda dahi bunu anlatmış. Futbolcuları ile paylaşmış.

    Hemen vatan haini ilan edildiler!
    Sir Alexander Chapman'dan söz ediyoruz.
    Bildiğimiz ismiyle; Alex Ferguson'dan.
    "Hayat Hikayem" isimli kitabında bakın ne diyor? Tabi bize göre sadece futbolun içinde kalması gereken Sir!
    "Başarı kazanıp servet sahibi olan insanların görüşleri zamanla değişir. Ama hayata bakış ve değerler bütünü açısından gençliğimde beslendiğim ideoloji çok çeşitli değildi. Seçim kampanyalarında İşçi Partsi'ni ve milletvekillerini hep destekledim.
    Seçimlerde oy pusulama mührümü basıyor ayrıca görsel biçimde onları destekliyordum. Beni ancak bir İşçi Partisi milletvekilinin yanında görebilirdiniz. Hiç beni (Muhafazakar Partisi Lideri) David Cameron'un yanında gördünüz mü? Ben kamuoyunu böyle etkiliyordum! " Futbolun içinde kalması gereken adam(!) Alex Ferguson; "Çok sevgili dostlarım İşçi Partisi Genel Başkanı, Başbakan Ben Tony Blair ve yerine gelen İşçi Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Gordon Brown ile de sık sık görüşüp onlara siyasi anlamda tavsiyelerde bulunup kendi hayatımdan örneklemeler verirdim. Beni hiç bir zaman Gordon Brown'un yerine gelen Muhafazakar Partisi Genel Başkanı ve Başbakan David Cameron ile birlikte göremezsiniz" demiş.
    Bizde olsa demeyeceğim. Oldu çünkü.
    Yorumları ile "Sir" ünvanını almış Rıdvan Dilmen sadece "Var mısın, evet" dedi diye yerden yere vuruldu. Arda Turan, Burak Yılmaz vatan haini oldular.
    Ya "hayır" deselerdi? O zaman Alex Ferguson kadar kıymetli olacaklardı.
    Alex Ferguson fikrini ve düşüncelerini kitabına kadar taşıyınca "batı medeniyetinin futbolda en büyük en özel temsilcisi" oluyor.
    Uzak doğudan, güney yarım küreye kadar milyarlarca hayranı olmasına rağmen... Sir Alex'e her renkten, her düşünceden destek gelirken bizimkiler bir "Evet" dedi diye asılmaktan beter oldular.

    'Evet-hayır' diyenden korkmayın
    Arda Turan'ın paraya ihtiyacı mı var da yalakalık yapacak? Bilakis İspanya'da hükümet aleyhine konuşsa "Kral" ilan edilecek Avrupa'da Türkiye'nin büyümesine engel olmak isteyenler tarafından, düşmanları tarafından. Buna rağmen "vatanım da vatanım, devletim de devletim" diyor.
    İngiltere'de, İspanya'da, İtalya'da futbolda paslar kadar fikirlerde de özgürdür.
    Bizde ise "A" desen yaka paça indirirler.
    Sakatlanırsın anında. Sakatlık acısı ne bacağında ne ayağındadır. Acın kalbindedir.
    Ay-yıldızı taşıdığın kalbinde.
    Bırakın herkes fikrini söylesin. Fenerbahçe'nin efsane ismi Kemalettin Şentürk'ün İşçi Partisi sempatizanı olduğunu bilmeyen var mı? Yoktur. Ve ben her zaman saygı duyarım hem futboluna hem düşüncesine.
    Korkmayın "Evet-Hayır" diyenlerden.
    Futbolun içinde nabza göre şerbet verenlerden korkun. Bırakın herkes konuşsun.
    Tuttuğu takımı da siyasi fikrini de söylesin.
    Bakın Alex Ferguson'a! Hayat sınırlarımız, tuğlalardan örülmüş, saha kenarına yakın yedek kulübesinde bekleyen siyah paltolu, sakız çiğneyen, gözlüklü bir adamın gol tebessümü ya da üzüntüsü ile sınırlı değil. Hayat bir kitaba sığdırılamayacak kadar siyasi düşünceler ile de dolu olabilmeli.
    Futbolcusu ile yorumcusu ile "Evet" diyecek kadar cesaretli olandan korkmayın, "hayır" diyemeyecek kadar sosyal medyadan bile korkan esaretlilerden korkun.
    Alex Ferguson siyaset yazarsa, anlatırsa;
    "Evet, medeni, özgürlük!" Bizimkiler, Rıdvan Dilmen, Arda Turan, Burak Yılmaz konuşunca; "Hayır, ne alaka, futbolunu oyna, yorum yap" işte bunun adı;
    "ESARETTİR."