Web Sürümüne Geç

    Riekerink’i gördüm

    Ertem Şener Ertem Şener
    Dönülmez akşamın ufkundayız' şarkısını bilmeyen var mıdır Galatasaray'da? Dün akşam Bursa'daki maç sonrasında sarı-kırmızılılara gönül veren 7'den 70'e herkes artık ezberledi şarkıyı. Bilenler bilmeyenlere öğretti. 'Daha önceleri neredeydiniz?' dediler hep beraber Galatasaraylılar.
    İgor Tudor kendi taktiği ile değil, Riekerink'in miras bıraktığı, pasa dayalı sonuca etki eden sistemle oynadı. Basan değil, koşan değil, topla oynayan bir takım vardı sahada. Hırvat hoca bir şeyin muhakkak farkında ki ilk geldiği andaki o heyecanını çok fazla sahaya yansıtmıyor.
    Nedir o? Tudor bu kadro ile hayalindeki G.Saray'ı göremez. Bunu biliyor. Bildiği için de farklı galip geldiği maçta neredeyse hep oturdu. Gollere de çok sevinmedi.

    Sistem ve kadro uyumsuz
    Tudor diyor ki içinden 'sevinsem nolur sevinmesem nolur, bugün farklı kazanabiliriz ama haftaya bu kadro ile aynı skorla kaybedebiliriz'. Haklı mı? Evet.
    Tudor'un kafasında kurduğu sistem ile sahadaki mevcut kadro birbirine çok zıt.
    Bursaspor takımının berbat futbolu da Tudor'u aldatmadı. Hırvat hocanın 3-5-2 sistemine uygun futbolcular yaz dönemi transfer sezonunda muhakkak alınmalı.
    Tudor, Sabri konusunda bir kez daha düşünmeli.
    Sahanın her yerine koşan, mücadele eden, isteyen Sabri'ye 'bir sezon daha kal' denilebilir. Kim gelecek onun yerine ki? G.Saray kalitesindeki bir takıma Sabri'den daha iyisini bulabilirler mi?
    Ekonomik yönden çökmüş olan Galatasaray'a bırakın Sabri'den daha iyisini almayı, Sabri'nin tek bacağını bulamazsınız.
    Gollerde dikkatimi çeken bir görüntü var. Galatasaray'ın her golü sonrasında, golü atan oyuncuya Sabri ve Selçuk brilikte gitmiyorlar. Bu çok rahatsız ediyor taraftarları. Biri gidip kutuluyor, sonra diğeri gidiyor tebrik etmeye, golü atan arkadaşını.

    Ne dediği belli değil!
    Selçuk ayrıca duran her topta neden ağzını kapatıp hakeme ya da yanındaki arkadaşlarına bir şeyler anlatır ki?
    Ahmet ile Faty çarpıştı Muslera avaz avaz bağırıyor 'koşun gelin' diyor sağlık ekibine. Selçuk İnan ise ağzını kapatmış bağırıyor. Kime ne dediği belli değil!
    Bruma iyi, harika ama hep bir şeyler eksik. İki gole katkı yapmasına rağmen son vuruşlarda ve paslarda sıkıntılar yaşıyor.
    Sneijder öğretmen gibi ilgileniyor Bruma ile. Anlatıyor Bruma'ya eksiklerini oyun boyunca. Saha içinde akıl hocalığı yapıyor, genç yıldız adayına!
    Sneijder ilk kez tehlikenin farkında;
    'Tudor beni yiyebilir, forma çok pahalı'.
    Bu yüzden de attığı paslar yerini bulmayınca çıldırıyor adeta.
    Muslera sahada en çok canı sıkılan isim oldu 90 dakika boyunca. Son düdükle birlikte bir baktım, Muslera'nın siyah giydiği kaleci formasında tek bir nokta çim lekesi yoktu. Maçın özeti yine Muslera'nın bu görüntüsüydü işte.
    Ama nafile, kaldı 5 hafta.
    Ne diyordu şarkıda; Vakit çok geç! 5-0 da bitse 10-0 da!