Web Sürümüne Geç

    Yeter, sıkıldık, tükendik!

    Dana var, dana var... Kuyruğu kopan var, kopmayan var.
    Bizimki 'kopmayan' cinsten.
    Quaresma konusunu sezon bittiği günden bu yana sorduğumuz yöneticilerin hemen hemen hepsi, ki buna teknik direktör Samet Aybaba da dahil, aynı cevabı veriyorlardı. "Gökhan, gerçekten adam bizim tüm enerjimizi alıyor.
    Sanki Quaresma'dan başkan sıkıntımız yokmuş gibi, herkes bu konu üzerinde yoğunlaşıyor" dediler. Alın size kuyruğu kopartmak için fırsat!
    Menajeri Ahmet Bulut ile birlikte kulübe çağırdınız. Adam toplantı saatinden 15 dakika önce kulüp binasına giriş yaptı. Masaya oturdunuz. 1 milyon euro'luk indirimi kabul etti. Tam bu iş bitti derken, yapılan açıklamaya bakın:"Taraflar haftaya tekrar bir araya gelecek!"

    Kaderini belirlemek
    Siyasette politikacılar bu kadar zaman içinde ülkelerin kaderlerini belirliyor ama bizim yöneticilerimiz bir oyuncunun kaderini çizemiyor. Ya "Sözleşmeyi feshetmek için sana şu kadar para, kabul ediyorsan al parayı git" dersin, ya da "Sana verebileceğimiz yıllık ücret bu, kabul ediyor musun?" diye sorarsın.
    Adam sana "Hayır, etmiyorum" diyorsa, mecburen yıllık ücretini verirsin; A2 takımında tutarsın. Ama yok, biz zor olanı yapalım, adamı itibarsızlaştıralım, hatta teknik direktörümüzü de itibarsızlaştıralım.

    Burnu sürtüldü mü?
    Tüm bu yaşananların ardından, süreç boyunca indirime yanaşmayan Portekizlinin, indirimi kabul ettiğini kimseye inandıramazsınız. Gerçekten böyle olduysa bile inandıramazsınız.
    Ben de inanmıyorum. "Quaresma'nın burnunu sürttük ve bizim şartlarımızı kabul etti" diyerek gezebilirsiniz ama kimse inanmaz.
    Adamın Ümraniye'deki odasını kırmızıya boyattığını, takım otobüsünü deplasmana giderken t-shirt rengi yüzünden 35 dakika beklettiğini servis ederseniz; o zaman da adamı çileden çıkartırsınız.
    Quaresma deplasman seyahatlerinde, havalimanında, otelde kimseye zarar vermedi. Var ise zararı kendine oldu. En iyi anlaştığı isim, takım içindeki malzemeci Süreyya olan bir insan için "Yıldız tavırları yapıyor. Burnu havada, kimse ile konuşmuyor" diyemezsin.