Web Sürümüne Geç

    Plan yok, vizyon yok

    Gürcan Bilgiç Gürcan Bilgiç
    Kongrelerin öncelikle amacında, daha iyiyi aramak vardır. Aziz Yıldırım 12. kez başkan seçilirken, "daha iyi" adına tek kelime etmediği gibi, "önemli olan şampiyonluk değil" gibi bir görüşle de bir spor kulübü adına garip bir niyet ortaya koydu.
    Sorun Aziz Yıldırım'ın yeniden seçilmesi, bildiğini veya bilmediğini yapması-yapamaması değil, Fenerbahçe'nin camia olarak vizyon geliştirememesidir. Çünkü bir kişinin ikbali doğrultusunda fikir yürüttü ve oy verdi çoğu.
    Bu noktadan hareketle; futbol takımı için de "Ne olacak?" sorusu yok ortada.
    Çünkü ne yapılacağını bilmediğimizden, olabilecekler konusunda fikir de yürütemiyoruz.
    Bu karanlık içinde sadece yapılacak transferlerle odaklandı haberci arkadaşlarımız. Oyuncu almak zaten kulübün genetiği, ama hangi oyuncuyu aldıkları, takımın sezon performansındaki yapısı ile ilgili bizi bilgilendirir.
    Hocası yok, kimin gideceği-kalacağı belirsiz, kimin alınacağı bilinmeyen, plansızlık içinde günler geçiyor. Sen Şampiyonlar Ligi elemesine katılacaksın, iki zorlu rakiple oynayacaksın ve kadron yaşlı, ayrıca şampiyon olamadı. Bu analizler varsa ortada, planı hazırlamakta çok zor olmamalı. Üstelik 12. kez seçildiysen.

    Yalnızlık... İsmail
    Kartal sezon sonu değerlendirmelerinde bir noktayı hep vurguladı; "yalnızdık" dedi. Soyunma odasından çıkmayan bir başkana, son iki ayı Samandıra'da geçiren bir asbaşkana (İlhan Ekşioğlu) rağmen, teknik adam ve grubu kendini yalnız, sahipsiz hissetmiş.
    Örneklemede, Abdurrahim Albayrak'ın, oyuncularla tavla oynarken görüntüleri var. Yöneticiler ile oyuncu grubunun yarattığı sinerji, bunun peşinden gelen aidiyet duygusunun yükselişi ve Galatasaray'ın önemli oyuncularındaki performans ibresinin hep tavanda kalması.
    Takıma küsen bir başkan modeli karşısında İsmail Kartal'ın eli kolu bağlı kalmış anlaşılan. Galatasaray'da da mali sorunlar var ama oyunculara her galibiyet sonrası tıkır tıkır prim ödenmiş. Fenerbahçe'de ise "Ne primi, şampiyon olun, alın" denmiş.
    Bakış açısı mantıklı aslında ama bir eksiği var. Bir önceki yılın şampiyonluk primi ödenmemişken, yenisi için yapılan vaadi kim takar?
    Devre arasında transfer istemiş İsmail Kartal. Öyle müthiş isimler de değil.
    Alınmamış. Bunu almayan başkan, "Parayı harcasam şampiyon olurdum" demiş. UEFA'dan kazanacağı parayı ezeli rakibine bıraktığı gibi, dördüncü yıldız sonrası "şampiyonluk önemli değil" demiş. İsmail hoca, "yalnızdık" derken, aslında çok kibar davranıyor.

    Ali Yıldırım-Kocaman

    Kongre sonrasında Aziz Yıldırım futbol takımından elini çektiğini, tüm yetkinin Ali Yıldırım'a ait olduğunu, Aleattin Metin'e açıkladı. İnanırsınız, inanmazsınız ama öyle dedi.
    Ali Yıldırım, Aykut Kocaman ile birlikte ayrıldı. Ağabeyinin tavrına karşı görevini bıraktı, uzun sürede araları yoktu.
    Şimdi yeniden gömleği üzerine geçirdi.
    Ali Yıldırım eğer bir ekip kuracaksa, burada ilk konuşacağı isimin Aykut Kocaman olması kaçınılmazdır. Çünkü üç sene kelle koltukta görev yaptılar, zorlukları birlikte göğüslediler, futbol takımını yönettiler ve 65 maçın 64'ünü oynayıp, Avrupa Ligi'nde yarı final oynayan bir takım yarattılar.
    Onların oyuncuları ve disiplini, iki senedir aynı kadroyu bir kez şampiyon yaptı, sonrası malum. Kocaman görevi bıraktığında, kalsaydı daha hızlı oynayan bir takım için uğraşacağını söyledi. Ersun Yanal onun kaldığı yerden devam etti, planı gerçekleştirdi.
    Ama öyle bir sene yaşandı ki, bu beş yıllık süreçteki tüm kazanımlar, planlar çöpe atıldı, her şey silbaştan oldu. Günler bize ne gösterir bilemiyorum ama Yıldırım-
    Kocaman ikilisini yeniden görme ihtimaliz çok yüksek... Ona eminim.