Web Sürümüne Geç

    Neden Karavayev?

    Gürcan Bilgiç Gürcan Bilgiç
    Fenerbahçe'nin Karavayev'i transferin ettiğini duyduğumda, Zorya maçları için hafızamı zorladım.
    Ben de bıraktığı bir iz yoktu. Evet; iyi bir takımdı Zorya ve birlikte çok dirençli- iyi eşler çıkarıyorlardı. Öne çıkan, "tehlikeli" diyeceğimiz oyuncusu da yoktu.
    Fakat içlerinden birini Advocaat seçti.
    Bu nokta çok önemli; çünkü hepimizin pencereleri çok farklı. Teknik adamların da oyuncuyu değerlendirmeleri ve kendi gruplarındaki beklentileriyle karşılaştırıp, almaya karar vermeleri, futbolun en doğru gerçeği. Bu yüzden, "O mu yaptı, ben yaptım" diyenlerin fikrinden değil de, plan yapan hocanın düşüncelerinden hareket etmek kısa ve uzun vadede başarıyı getiriyor.

    Bakmak ile görmek...
    Advocaat, sadece orta sahada enerji üretecek bir oyuncu değil, tempolu oynayabilen, rakip ceza alanına girmeyi seven ve pas kalitesi yüksek bir alternatifi seçti.
    Aklıma, Nobre'nin transferi geldi.
    Devre arasında Japonya'dan çok ucuz bir bonservis ile alınmıştı. Menajer Figer, bu kez çok düşük maliyet ile tüm sorunları bitiren fikrin sahibiydi. Bakmak ile görmek arasındaki fark bu... Advocaat'ın Lens önerisine güvenerek, Karavayev'in neleri değiştireceğini merakla bekliyorum.

    Ekici ilk 11'de oynayamaz
    Mehmet Ekici'nin beş ay sonra serbest kalacağını bilerek, Trabzon'dan ayrılmak istemesiyle transfer ortamı doğdu. Üç büyük kulüpte hevesli oyuncuyu almak için. Fenerbahçe'nin bir adım önde olduğu ortada. Çünkü teklifler şekil kazandı.
    Aatif'ı ver, Ekici'yi al... Takas sunuyor sarı-lacivertliler. Miroslav Stoch da öneriler arasında.
    Peki, bu değişim doğru mu, oyuncu kaliteleri birbirini karşılıyor mu? Herkesin aklındaki soru bu aslında. Yüzeysel konuşursak, ikisi de birbirinden daha iyi veya kötü değil. Aatif'ın ilk yarı performansı, gol kralı olması, onu daha değerli kılıyor olabilir.
    Ancak transferlerde ihtiyaçlar önemlidir.
    Trabzonspor'un 8 maçı gol atamadan bitirdiğini düşünürsek, skor yapacak oyuncuya ihtiyacı var. Fenerbahçe'nin ilk yarının en çok gol atan takımı olduğunu düşünürsek, orta sahayı organize edecek kalite arıyor. İki tarafın istekleri birbiriyle örtüşüyor aslında.
    Bugüne gelecek olursak, transfer beklentiler üzerine yapılır. Mehmet Ekici Trabzon'daki haliyle Fenerbahçe'de ilk onbir oynayamaz. Daha istekli ve tempolu olması şart. Eğer istediği saygıyı yaratırsa, duran toplarda da önemli silah olur. İlk sezonunda 11 asist sahibi olduğunu hatırlatalım.

    Emre gerçeği...
    Başakşehir'in lik yarıda yakaladığı çıkışı sürdürüp sürdüremeyeceği tartışılıyor. En anlamlı fikir, kadronun şampiyonluk hedefini taşıyıp taşıyamayacağı yönünde. Bazen tecrübe yeteneklerin önüne geçiyor çünkü.
    Hedef büyüdükçe, baskı arttıkça, rakiplerin direnci yükseldikçe, bu çıkışı yapan oyuncular aynı sertlikte bunlara cevap verebilecekler mi?
    Başakşehir'i bu endişelerden ayıran gerçekler var. Cengiz Ünder olmasa, ligin en yaşlı takımı mesela. Kadrosundaki oyuncuların büyük bölümü büyük takımlarda aynı baskıyı yaşamışlar. Hatta içlerinde şampiyon olanlar da var. Bu demektir ki; nasıl başarılacağını biliyorlar. Bu yüzden daha önce tanıştıkları bir baskıyı karşılayabilirler.
    Her şey bir tarafa Emre Belözoğlu gibi bir takım liderine sahipler. Emre gittikten sonra F.Bahçe'nin hali de ortada, Başakşehir'in nerelere geldiği de. Eğer bu oyununu Fenerbahçe forması ile oynasaydı, her gün bir türlü manşetlerin ve yorumların içinde ondan bahsediyor olurduk. Barcelona'nın İniesta'sı gibi, Emre de Başakşehir'in omurgası ve yöneteni durumunda.