Web Sürümüne Geç

    Topun kızaran yüzü

    Galatasaray başka türlü bir gayretin içinde. Özellikle Elmander, Riera, Baros ve Kazım'ı böyle bir maçta yan yana kullanmayı denemek çok gol ve baskılı oynama isteğiyle eş anlamlı Fatih Terim'in.
    Bu düşünüşü Sivasspor'un dikkatinin dağılmaya başladığı ilk yarı sonlarına kadar sürdürdü sarı-kırmızılılar.
    İlk yarının son saniyesinde Engin, Sivasspor defansının 'çok golcüyle uğraştığı' anda araya girdi ve golü buldu. Maç bundan sonra Galatasaray'ın istediği yöne çevrildi.
    İkinci yarının hemen başında Baros, Sivasspor ceza sahasına bir tren gibi girip yol almaya başladı ama kaleye yönelip ikinci golü bulmak ve galibiyeti iki farka taşımaktansa kendini yere bırakınca gol bir dahaki penaltı girişimine kalacaktı.

    HAKEM Mİ? UTANIRIZ...
    Baros'un golle sonuçlanan vuruşu 'baskıcı Galatasaray'ın!' neler yapabileceğinin göstergesi, Terim'in usandırma planının parçasıydı. Bu da kuşkusuz etkisiz rakibi karşısına çok golcüyle çıkmak en doğru hamleydi.
    Kime sorsak aynı şeyi söylemeyecek miydi; 'Oh be kardeşim işte böyle bir Galatasaray!' Tamam ama unutmayalım; rakip zaten etkisiz bir takımdı ve görünen o ki futbolumuzda 'galipken gevşeme', 'kart görme' ve denetlenemeyen agresiflik' Galatasaray'ın aşamadığı rahatsızlıkları olacak...
    Hakem mi?
    Utanırız konuşursak...