Web Sürümüne Geç

    Ömrün rütbesi

    Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın
    Aziz Yıldırım'ın Aykut Kocaman'a itaat telkini sürüyor ama...
    Üzerinde o kadar çok konuşulan bir takımın, ne zaman futbol oynayacağını kim söyleyecek?
    Varlığın adı ne olursa olsun.
    Fenerbahçe'deki yokluğun adı futbol çünkü!

    * * *

    Galatasaray, Antalya'da 3 santrforla oynuyor.
    Fenerbahçe kendi sahasında santrforsuz. Bunun adını Aykut Kocaman koysun. "Galatasaray'a karşı psikolojik üstünlüğümüz sürüyor" masalıyla süsleyip.

    * * *

    Mersin karşısında talihiyle kazanan bir Fenerbahçe vardı.
    Oysa talih de bir saltanattır.
    Gün gelir insanların başına yıkılır.

    * * *

    Alex'in heykeli dikildi.
    Türkiye'deki işçiliğin rütbesi olarak, Alex'in heykeli yüreklerde dikilmişti de, açılışı yapılan heykel kenar süsüydü.
    Vefasızlığın heykeli de karşı saflardaydı.
    Made in Aziz Yıldırım!

    * * *

    Televizyonların yetenek ve pozisyon editörü (!) Sergen Yalçın'ın Alex'in heykeline karşı çıkması tepki gördü de… Sergen'den önce Aziz Yıldırım tepki göstermedi mi?
    Üstüne üstlük, çirkin bir hafıza yoklamasıyla... "Alex, 4-5 sene önce taraftarlarca yuhalandı!" "O taraftar, Trabzonspor'la berabere kalıp, şampiyonluğu kaybettiğiniz maçta sizi de yuhaladı Aziz Bey!" diye hatırlatma yapsak ne olur.
    Kendisini Fenerbahçe'nin üzerinde gören Aziz Yıldırım, kurduğu cümlelerle yanlışların altından kalkar mı yine? "Bir konuşursam" masalıyla.

    * * *

    Sergen Yalçın'a gelince...
    İnsan bir şeye itiraz ederken bile zarif olmalı.
    Hele mesele Alex'se. Çünkü kahve ağzıyla eleştirilecek son adamdır Alex.
    Sevgili Sergen!
    Aynı ahır adına koşturduğun atlarla, Alex gibi zarif bir adamı karıştırma. Lütfen!

    * * *

    Burası çirkinliklere bağışıklık kazanmış adamlar ülkesi.
    Kimileri televizyonun içinde, kimileri sahanın ortasında.
    Burak Yılmaz'ın Antalya'ya attığı golü konuşuyorlar.
    Ahlaksız goller sergisinde bir çuval resmi bulunan adamı kimse unutturamaz.
    Antalya maçında, durum 3-0'ken, Burak'ın kendini yere atmamasını adamlık gösteren zavallı spikerliğe gelince… Durum 0-0 olsa, Burak o pozisyonda kaç takla atardı?
    Burak'ın ahlaksız pozisyon mezarlığına avukatlık yapan spikerlik, soysuz bir penaltıya nasıl kulp takardı?
    Spiker olmakla, ceset parlatıcısı olmak arasındaki farkı bilmeyenler, bu soruların cevabını da veremez!

    * * *

    Hafta sonunda hüzün Eskişehir'deydi.
    Gençliği kefenleyen kadere inat, tribünlerde görkemli görüntüler vardı.
    Bütün futbolcular Ediz Bahtiyaroğlu için dayanışma içindeydi de, "Neden geç kalıyorsunuz?" diye sordum, kimse duymadı.
    Pozisyon hafiyeliği yapmayı, genç bir futbolcunun ölümünü sorgulamaktan değerli bulan yorumcular ülkesinde, kim geç kalmıyor ki zaten.
    Parayı götürmenin dışında!