Web Sürümüne Geç

    Çocuk

    Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın
    Futbol, çocuklar için masaldır. Bazen işaret parmaklarıyla, yanındaki insanlara tanıdıkları futbolcuyu gösterebilmek.
    Bazen göğüslerine bastırdıkları fotoğrafın içine girebilmek.

    ***

    O yüzden insani fotoğraflara saygımız büyük.
    Adana'da milli takımı karşılamaya gelen 9 yaşındaki Abdulvahap gibi.
    Görmeyen gözleri iki deniz feneri.
    Yüreğiyle her şeyi görebiliyor.
    Sesini avuçlarında gezdirirken, elini gerçekten tutabilecek insanları da hissediyor.
    Beşiktaş ve milli takımın kalecisi Tolga Zengin'in uzattığı kocaman eline küçücük ellerini sığdıran Abdulvahap'ın, Fatih Terim ve Arda Turan'la tanıştırılmasının bir masaldan farkı yoktu.
    İsimlerini bildiği insanlarla aynı yerde nefes almanın, o çocuğun hayatında nasıl bir anlam taşıdığını en iyi o nefesi verenler bilir.

    ***

    Ardından Adana'daki Fatih Terim Lisesi'nde, görme engelli 17 yaşındaki Okan Oruç.
    Fatih Terim'e, noktasız virgülsüz baktı.
    Fatih Terim'le konuşurken neler gördüğünü o çocuktan iyi kim bilebilir.
    Fatih Terim, üzerindeki milli takım eşofmanını bu çocuğa verirken, karşılığında aldığı cevap da masalımsı. "Görmesem de yüreğimde hissettim."
    Böyle bir masala eşlik etmenin ruh zenginliğini Fatih Terim'den iyi kim bilir.

    ***

    Futbolun, güneşin altında oynanan oyun olduğu yıllarda, özne çocuklardı.
    Çikletlerden çıkan futbolcu kartlarında, takım ayrımı bile yapılmazdı da, her futbolcu sevilirdi.
    Ne olduysa televizyonlardan sonra oldu.
    Futbol el değiştirdi, dil değiştirdi, özne para oldu.
    Kahvelerde konuşması gerekeni, ekranlarda konuşanlar popüler oldu.

    ***

    Futbol; gazetecilik mesleğini bile emekçilerin elinden alıp, popülerliğin koynuna attı.
    Kendi diline karşılık bulacak sahalara yatırım yaptı.
    Futbol aşkının sırtından geçinmenin her hali hayat geçirildi.
    Dişleri de çocuklarımıza geçirildi.

    ***

    Hep kahin olanlara kaldı, yorumcu odaları.
    Kendi kuyularına düşenler için ipler hazırdır da.
    O ipler aslında, ucunu kulüp başkanlarının veya yöneticilerin tuttuğu iplerdir.
    Bazen kukla oynatılmakta kullanılır.

    ***

    Futbolu yönlendirenler, çirkinliklerden dert yanarlar da, neden bu düzeni imha etmek istemezler?
    Kendilerine sorun.

    ***

    O yüzdendir ki.
    Futbolun bizlerden alacakları bitmedi.
    Ya canınızı, ya paranızı.

    ***

    Kim izin veriyor?
    Biz istemeseydik kim verebilirdi ki!