Web Sürümüne Geç

    Resimler!

    Hakkı Yalçın Hakkı Yalçın
    Hafta sonu kaybeden Fenerbahçe'de büyük resme bakıyorum. Büyük resimde kazanmayı isteyen bir takım var.
    Küçük resimde küçük adamlar!
    Ama büyük resmin tabiatını bozuyorlar.
    Takımda üç sezondur kayıpların tercümesi; "daha ligin başı!" Böyle tesellilerle ligin sonunu da görüyoruz!
    O yüzden her sezon başı kayıpta istikrarlı bir takım yaratılıyor.
    Küçük çaplı zannedilen kayıplar da büyük bedeller ödetiyor.
    ***
    Baskılı oynayıp kaybedenlere puan da vermiyorlar, Oscar da!
    Kaç sezondur huzur içinde bir maç izlemenin lezzetini tadamayan taraftar kitlesinden isyankar korolar ürüyorsa...
    Takıma güç vermesi gerekenler takımın gücünü alıyorsa...
    Ve bir takım kazanacağını zannettiği anda yeniliyorsa, vardır bir bit yeniği!
    Bazılarının bedenine kıyafet bulabilmek için Fenerbahçe formasını tercih etmesi ve bazılarının da buna müsaade etmesi arasındaki ortaklığın bedelidir bunlar!
    Şifreyi siz kırın, ben artık kalp kırmak istemiyorum!
    ***
    Fenerbahçe düzelir mi?
    Elbette düzelir!
    Ne zaman ki Fenerbahçe gerçek bir takım olacak.
    Ne zaman ki Aykut Kocaman sızlanmayı bırakıp, tüm sorumluluğu üzerine alacak.
    O zaman bizler de işlerin yoluna girdiğinin müjdesini vereceğiz!
    ***
    Ben gençlerden yanayım, yetenekli gençlere inanan teknik adamlardan.
    Haftanın en güzel gerçeği Trabzonsporlu Abdülkadir Ömür.
    Henüz 18 yaşında bir altyapı eseri.
    Yerli futbolcular yabancıların arasına sıkışmış bir fotoğraf gibi dururken, böyle gençlerin yolunu açanların cesaretini kutlamak gerekiyor.
    Bu gurur Ersun Yanal'a ait.
    Mazisi altyapıyla yoğrulmuş Trabzon'a Abdülkadir Ömür ve Yusuf Yazıcı'yı geleceğin işaret fişekleri olarak monte eden adama.
    ***
    Bu kadar yabancıya karşıyım ama Samuel Eto'o gibilerine değil.
    36 yaşındaki Samuel Eto'o'nun duruşunda bile rakiplerini yoran bir hal var. Top ayağına geldiğinde takımın kan dolaşımı hızlanıyor.
    Pazar gecesi Galatasaray savunmasının ipliğini pazara çıkarırken, vururken,kaşla göz arasında işi bitirdi.
    20 yaşındaki futbolcular için komik fıkralar anlatılan bir düzende, her maçı aynı tutkuyla oynayan 37 yaşındaki Emre Belözoğlu'na da parantez açıyorum.
    O yüzden Emre'nin 37 yaşını, etiketli birçok yabancının 25 yaşına değişmem!
    Emre Fenerbahçe'de niye çok sakatlanıyordu da, Başakşehir'de niye bu kadar verimli?
    Bu bir sır değil.
    Akıllı teknik adamlar sakatlığı bulunan özel futbolculara özel idman yaptırırlar.
    Gerektiğinde arkadaş olurlar.
    Emre'nin dirilişindeki sihir de Abdullah Avcı'nın bilgisinde ve sevgisinde mevcuttur!
    ***
    Galatasaray taraftarına Antalya tribünlerinde yapılan "kafes" bir yöneticilik ayıbıdır.
    Bu ülkede eskiyen koltukların bile yüzlerini değiştiriyorlar da, kendini değiştirmeyen yöneticilere kurban oluyorlar!
    Bu yabancı cennetinde onlar da zarafete ve insanlığa yabancı!