Web Sürümüne Geç

    Yolumuz uzun

    Mert Aydın Mert Aydın
    Maçtan bir gün önce CNN International'da play-off rövanşlarının haberi veriliyordu. İrlanda'nın Estonya deplasmanında aldığı 4-0'lık galibiyetle neredeyse EURO 2012'yi garantilediğinden bahsedildi.
    Hırvatistan içinse, "Deplasmanda 3-0 kazanıp büyük avantaj elde etti" deniliyordu.
    Hırvat teknik sorumlusu Bilic ve futbolcular da temkinli açıklamalar yapıyordu.
    Yine ilk maçı hatırlayalım.
    Skor 3-0 olduktan sonra Hırvatistan daha farklı bir sonuç amacıyla üzerimize gelmek yerine kabuğuna çekilmeyi tercih etmişti. Tüm bunların nedeni açıktı. Dünya bize saygı duyuyordu.
    Ne zaman ki bu saygı kaybolur, o zaman farklı yenilgiler karşımıza çıkacaktır.

    Kazım acele etmese!
    İşte bu saygıyı kaybettirmemek adına Hırvatistan önünde agresif oynamak çok önemliydi.
    Hepimiz biliyorduk ki EURO 2012, Kafdağı'nın ardında bile değildi. İlk maçta kalesine şut atmakta zorlandığımız bir takıma deplasmanda 4 gol atmak, 'mucize' kelimesiyle açıklanmayacak kadar zordu.
    Açıkçası birçok mecburi değişikliğin ardından saygılı Hırvatlar bile bizden bu kadar atak bir başlangıç beklemiyordu.
    İlk 20 dakikada Selçuk İnan önderliğinde grupta yapamadığımız kadar hücuma gittik.
    Hatta tüm maçın en net pozisyonunda Kazım aceleci davranmasa belki o mucize için kapıyı aralayabilirdik.
    Ancak sonrasında tüm isteğimiz ve heyecanımıza rağmen dirençli ama verimsiz bir futbola başladık.
    Özellikle öldürücü bölgede öyle pas hataları yaptık ki, fırsat yaratma şanslarımızı kendimiz heba ettik.
    Bundan sonrasını tartışmaya devam edeceğiz. Bu maçtan çıkan olumlu şeyler Ömer Toprak ve kaleci Sinan Bolat'ın performansları.
    Onun dışında en mücadeleci oyunumuzla bile bir pozisyon yakalamanın ötesine gidemedik.
    Almamız gereken çok yol var.