Web Sürümüne Geç

    Trabzon-Rize meselesi

    Necmi Perekli Necmi Perekli
    Sezonun son maçlarının Çaykur Rizespor'un küme düşmesine sebep olduğu zannı, iki Karadeniz takımı arasındaki dostluk havasını birden bire soğuk rüzgarlara bıraktı.
    Ligin son hafta maçlarının sonuçları neden böyle oldu? Neden Çaykur Rizespor'daki bu kritik durum son haftaya kaldı?
    Rizespor Teknik Direktörü Hikmet Karaman'ın başka gaye ile sarf ettiğini düşündüğüm, "Rize bugünü unutmaz(!)" sözü olaylara tuz biber ekti. Acaba Hikmet hoca bunu 'Küme düşmemize Trabzon sebep oldu' anlamında mı söyledi?
    Yakından tanıdığım hocanın bu sözü o manayla söylediğine inanmıyorum.
    Fakat bu manada olmasa da esnek bir cümle kötü niyetli her fert tarafından lastik gibi uzatılıp durdu.
    Trabzon son maçı almalıydı, tamam almalıydı da nasıl? Bu konuda konuşmak kolay. İş sadece sahada futbolun oynanmasından ibaret ise bu oyunun psikolojik yönünü atlamak niye?
    Trabzonspor galibiyet için gerekli psikolojiyi yakaladı mı?
    Son birkaç maçta çok gollü galibiyet oldu da son maçta mı olmadı? Velhasıl, bordomavili takım zaten bir düşüşe geçmişti, sezonun son maçı da bunu onayladı.

    Bu toprakların çocukları
    Yaralanan bir dostluk görüntüsü olduğu açık. Fakat bu kardeşlik bağından iki takım kadrolarının yüzde kaçının haberi var ki ona zeval gelmesin diye çaba sarfetsin!
    Geçmiş yıllardaki ve şimdiki oyuncuların kimliklerine bakalım ve karşılaştırma yapalım. Rize ve Trabzon'da kaç tane yerli futbolcu var? Sayalım...
    Sayamadık değil mi, yok gibi.
    Peki bu takımlarda yerli oyuncular oynamazsa neyin ahbaplığından bahsediyoruz?
    Trabzonspor'un kadrosunda sahada en az beş rotasyonlarla altı tane yabancı oyuncu var. Rize'de de öyle.
    Şehrin takımına gönül bağıyla bağlı olmayan oyuncular için sezon sonu maçı demek, çantalarını kapıp, kulaklıklarını takıp, tatil ve transfer planlarını yapmaktan ibaret.
    Bu dostluğun baki kalması kanımca yine bizlere yani bu toprakların çocuklarına düşüyor.
    Siyasisi, sporcusu, balıkçısı, fındıkçısı, çaycısı, sivil toplumcusu bir iftar yemeğinde buluşup, yaşanmışlıklarımızı ve ortaklıklarımızı hatırlamalıyız.