Web Sürümüne Geç

    Berbat bir maç!

    Rıdvan Dilmen Rıdvan Dilmen
    Namağlup lider Başakşehir'e karşı ülkenin en iyi takımlarından Fenerbahçe'nin maçı berbattı. Karşılaşmayı izlemekte bile zorlandım.

    Temaslı maç oldu. Pozisyon az. Fenerbahçe'nin 2, Başakşehir'in ise 1 tane net pozisyonu var. Kısır bir maç diyebiliriz.
    Şampiyonluğa oynayan takımların bazen sadece mücadeleyle kazanabileceği maçlar olur.
    Eğer kazanamasaydı Fenerbahçe psikolojik olarak kopardı.
    Tutundu yarışa Fenerbahçe, şimdi kredisiz bir de Galatasaray var yanında.
    Fenerbahçe'nin bu işin içinde olması için bu maç yetmez.
    Kayseri'de kazanmalı.
    O da yetmiyor, kredi yok. 500 milyon dolarlık bir lig var, KDV'siyle 590 milyon dolarlık... Uzakdoğu'dan biri gelse,'bakalım Avrupa'nın 6 büyük liginden birini izleyelim' dese...
    Namağlup lider takıma karşı ülkenin en iyi takımlarından biri oynayacak;
    Fenerbahçe... Hakem de en çok maç yöneten hakem.
    Kağıt üstünde "Maçı buldum" diye biner uçağa Asyalı... Gelince, "Ne biçim bir lig bu" der ve döner.
    Maçın özeti de budur.

    Lens saman alevi gibi
    Dün maçta Lens'i hiç beğenmedim.
    Şener ile Hasan Ali'yi beğendim.
    Bir de Josef de Souza iyiydi.
    Lens'e çok uygun bir maçtı, geniş alan da vardı. Önde oynayan Türkiye'nin en etkili oyuncularından birisi kim? Visca... Oyundan çıktı.
    Diğeri Cengiz... O da çıktı! Beklerin oyununu gösterir bu.

    Hakem de kötüydü
    Salih var, kuvvetli değil. Fernandao var, ağır bir oyuncu. Lens de saman alevi gibi oynayınca Simon Kjaer ile Skrtel'in stoperdeki iyi oyununa güvendi. Başakşehir belki pek pozisyon vermedi ama geçen hafta 5 atmış bir takımın pozisyon bulamaması düşündürücü.
    Berbat bir karşılaşma oldu, berbat bir hakem de vardı.
    Maçı izlemekte bile zorlandım.
    Fenerbahçe'de Souza merkezde kaldı, önlerinde Salih ile Ozan, ikinci yarıdaysa Alper oynuyordu.
    Souza emniyet sübabı gibi oynuyor.
    Tıpkı Oğuzhan oynadığı zaman Atiba'nınki gibi... Başakşehir de aynı. Mahmut var orada.
    Stoperler de kuvvetli olunca merkez kalabalık oluyor, alan daralıyor ve oynatmamaya dayalı bir karşılaşma ortaya çıkıyor. Böyle maçlarda bireysel performanslara bakarsınız.
    Lens iyi değil, Karavaiev vasat oynadı. Visca kötü, Cengiz kötü, Mossoro kötü... Bireysel olarak kıpırdansa iki oyuncu daha farklı olabilirdi. Savaşçı bir maçtı ama o kadar.

    HATA, HATA İLE HALLEDİLMEZ!
    Fenerbahçe'nin attığı gol yoktan var oldu neredeyse... Hasan Ali çok zorlayıp topu çıkarıyor. O çıkardı, aslında Başakşehirliler yine avantajlıydı. Alper'de kaldı, geriye çıkardı. Ozan vuruyor, Emre'ye çarpıp banttan gol oluyor. Sadece oyun da değil. Hakem de kötü.
    Bülent Yıldırım kartlık pozisyonlarda oyunu kesip kart çıkartmadı misal Alper'in bir pozisyonunda...
    Alper o kartı görse ikinci kartlık pozisyonda girer mi? Josef de Souza pozisyonunda hatalıydı. Bir önceki gün Cüneyt Çakır da kötüydü. İnsanlar sosyal medyada çare arar hale geldi. Kötü oyuna doğru gidiyoruz topluca...
    Problem pozisyon değerlendirmede değil.
    Levent Nazifoğlu dedi ki, "Karabüklüler 'Cüneyt Çakır'ın aklında o pozisyon kaldı' diye düşünüyordu." Doğruydu. Diğer pozisyonları etkiliyor.
    Bülent Yıldırım da Fenerbahçe aleyhine kötü başladı maça ama kalan bölümde o da bundan etkilendi. Fenerbahçeli futbolcular da bal gibi biliyor ilerleyen dakikalarda lehine döneceğini, ben de izlerken biliyorum.
    Problem budur!