Web Sürümüne Geç

    Beyaz mendil

    Serkan Reçber Serkan Reçber
    Galatasaray rakiplerinin birbirleriyle oynadığı bu kritik haftada kağıt üstünde mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıktı. Ancak sahaya baktığımızda sarı-kırmızılı futbolcular özellikle ilk 45 dakikada bu farkındalıktan uzak görünüyordu.
    Riekerink'in Yasin'i ilk 11'de başlatması takım içi adaleti pekiştirebilmek için doğru mesajdı. Ancak Podolski'ye şans vermesi Karabükspor'un stoper yapılarına baktığımızda sorgulanabilecek bir karardı.
    Maça her zamanki gibi birinci ve ikinci bölgede yan ve geri pas yaparak başladı Galatasaray. Konuk takım dikine oynamakta zorlanan, önde topu tutamayan ve bireysel performanslar ile hücum etmeye çalışan bir ekip görüntüsü verdi.
    Koskoca ilk yarı boyunca defansın arkasına yapılan tek iyi koşu Yasin Öztekin'den geldi ve Selçuk'un güzel pası golün oluşumunda önemli rol oynadı.

    Kendisini sorgulamalı
    Galatasaray'da Josue, Yasin ve Bruma takım savunmasına katkı sağlayamayınca Karabükspor beceri yönünden kısıtlı sayılabilecek takımıyla bile çok pas yapmaya, oyunun yönünü değiştirmeye ve organize gelmeye başladı. Karabük temsilcisi ısrarcı göründüğü anlardan birinde penaltıyla uzaktan yakından alakası olmayan bir pozisyonda Seleznov ile golü de buldu.
    Cüneyt Çakır, Yasin'in pozisyonunda doğru karar vermesine rağmen kendisine yapılan itirazların etkisi altında kalarak beyaz noktayı gösterdi. Uluslararası müsabakalarda görev yapan ve dünya hakemliğinde söz sahibi olduğunu söylediğimiz Çakır; verdiği bu kararın üstünde düşünüp psikolojik durumunu sorgulamalı.
    İkinci yarıda bir şeylerin değişmesi beklenebilirdi.
    Riekerink'in soyunma odasında, bu denli kritik bir maçta silik bir görüntü sergileyen futbolculara ne söylediğini fazlasıyla merak ediyorum. Etkili performanslarının bir hayli uzağında görünen Bruma yerine Yasin'in kenara alınmış olmasına pek anlam veremedim.

    Galatasaray iflas etti
    Oynadığı pozisyon itibariyle takımı organize etme görevine sahip olması beklenen Josue de yaratıcılıktan uzak görüntüsüyle dikkat çekti. Riekerink, Josue'nin verimsiz oyununa rağmen Eren'i sahaya sürmekte geç kalınca Galatasaray deyim yerindeyse iflas etti.
    Yan toplardan gol yeme konusunda ligin en istikrarlı takımlarından olan Galatasaray'a bu maç özelinde Ahmet Çalık da derman olamadı.
    İlerleyen haftalar Ahmet adına neler gösterir bilinmez ama gerçek şu ki; beklentiyi minimum seviyede tutmakta fayda var. Galatasaray bu yenilgiyle beraber belki de değeri önümüzdeki haftalarda daha iyi anlaşılacak bir fırsatı tepmiş oldu.
    Şampiyon olmak istiyorsanız her zaman şansın bireysel performanslarla beraber kapınıza gelmesini bekleyemezsiniz.
    Bazen de şansı siz yaratmalısınız. Ama bunu başaramazsanız beyaz mendillerle karşı karşıya kalmanız işten bile değildir.
    Kötü oynarken kazanmak şampiyon alameti olarak görülebilir. Ama hiçbir şey yapmadan kaybetmek takımın ve camianın umudunu kırabilir.