Web Sürümüne Geç

    FENERBAHÇE TRENİ KAÇIRDI

    Zeki Uzundurukan Zeki Uzundurukan
    Öncelikle şunu söylemekte fayda var. Dün izlediğimiz Kayserispor ile ligin ilk yarısındaki takım arasında dağlar kadar fark var. Yeni transferler ve Sergen Yalçın'ın gelişi ile güçlü bir takım olmuş Kayserispor.
    Fenerbahçe, ilk 15 dakikada maçın içine girmekte zorlandı. Lens dışında rakip kaleye gitmeyi düşünen yoktu sahada. 10 numara pozisyonundaki Salih de ortalarda yoktu, ta ki Kayserispor golüne kadar.
    Varela ilk yarıda sahanın en iyisiydi ve Şener'e çok zor anlar yaşattı. Sahanın iyilerinden Deniz Türüç'ün şutu müthişti ama pozisyonda kaleye giden top, Skrtel'a çarpınca Volkan'ı tereddütte bıraktı, dönen topu Umut Bulut iyi tamamladı.
    Golden sonra Kayserispor kazandık havasına girince etkili bir Fenerbahçe izlemeye başladık.
    Mehmet Topal, Kayserispor savunmasının uzaklaştıramadığı topta iyi araya girip skora denge getirdi. Sonrasında Fenerbahçe baskısı altında geçen bir ilk yarı oldu.
    10 numarası yani takımı yönetecek oyuncusu yok Fenerbahçe'nin.
    Salih bu ağır yükü kaldırabilecek güçte ve yetenekte değil. Takımda maestro olmayınca keyifli ve iştahlı futbol oynayamıyor Fenerbahçe. Advocaat ne yapsın!

    Böyle gol mü yenir!
    İkinci yarının hemen başında Alper ve Mehmet Topal iki net pozisyonu kaçırdıktan sonra oyundan düştü Fenerbahçe.
    Lens de yorulunca işi artık şansa kalmış bir takım görüntüsüne büründü sarı-lacivertliler.
    Advocaat'ın Karavaiev ve Van Persie değişiklikleri de Fenerbahçe'ye direnç kazandıramadı.
    Hep söylediğim gibi Karavaiev vasat bir oyuncu ligimiz için. Öyle de oynuyor zaten.
    Van Persie ise yürekli futboldan uzak, tank gibi ağır. Fenerbahçe'nin yediği ikinci golü şampiyonluğa oynayan bir takım yememeli.
    Göstere göstere attı Kayserispor.
    Varela ve Güray dün Şener'i adeta sahadan sildi. Güray'ın attığı golde Varela'nın pası müthişti. Sonrasında maç boyu koridor olan Şener'i uyutan Güray, Kayserispor'a farkı getiren golleri attı.
    Dün Varela ve Güray sahanın yıldızı oldu.
    Güray'ın attığı 2. gol, yılın golü olmaya aday. Trabzonspor'da kendini çok geliştirmiş.
    Dün Güray'i izleyen Trabzonsporlular ne düşünmüştür acaba? Fenerbahçe'de Lens dışında yaratıcı oyuncu yok. Formsuz yıldızlar var. O çok eleştirilen Pereira ile Fenerbahçe daha iyi oynuyordu. Advocaat da 6 savunmacı ile oynuyor ama sonuç ortada.
    Sergen Yalçın, zekası ile Advocaat'ı mat etti. Hem de farka giderek. Fenerbahçe bu futbolla ve bu kadro ile şampiyon olamaz. Geçmiş olsun, tren kaçtı...

    İŞTE TRABZON BU!
    Yeni yuva, yeni ruh... Hem de ne ruh... O şampiyonluklara ve kupalara ambargo koyan 1975-1985 yılları arasındaki Fırtına ruhu...
    Üç Büyükler'de o yıllarda oynayan futbolcular eski anılarını anlatırken "Biz Avni Aker'e gitmeden hocamız o maç için sıfır (0) puan yazardı hanemize. Trabzonspor ile Avni Aker'de oynarken orta sahayı bile geçemezdik!" derler hep... Dün Trabzonspor o dünya harikası stadında ilk maçına çıktı.
    Trabzonspor'un futbolu, bu muhteşem stat kadar güzeldi.
    Efsane, yeni statla geri döndü. Bordomavililer, bizi o efsanevi yıllarına götürdü.
    Geldiği günden beri hep eleştirdiğimiz N'Doye bile kariyerinin en şahane futbolunu oynadı dün. Varın gerisini siz düşünün.
    Yusuf Yazıcı, Olcay Şahan, Onazi, Mas, Pereira, Castillo başta olmak üzere tüm futbolcular dört dörtlük oynadı Medical Park Arena'da.
    Kar yağışına rağmen stada 25 bine yakın taraftarın gelip bu muhteşem futbola ve tarihi ana tanıklık etmesi, 'ilkler' adına futbol tarihinde yerini aldı bile. Trabzonspor, yıllardır aradığı o ruhu dün yakaladı.
    Bu tahrip gücü yüksek Fırtına karşısında Bülent Uygun'un Gaziantepspor'unun yapabileceği hiçbir şey yoktu. Zaten bir varlık göstermediler. Trabzonspor için yükseliş dönemi başladı dün.
    Trabzonspor bu statta bu coşkulu seyirci ile kolay kolay maç kaybetmez.