Web Sürümüne Geç

    Lucescu masalı

    Zeki Uzundurukan Zeki Uzundurukan
    İlk yarıda Ukrayna oynadı; biz seyrettik. Evet yediğimiz gol ofsayttı ama bizim oynadığımız futbol da ofsayt ötesiydi.
    Lucescu, Ukrayna futbolu uzmanı dedik, büyük hoca dedik, kazanırız dedik. Ancak kenarda Milli Takımımız'ın uyutan futbolu karşısında esnemeye başlayan Lucescu'yu görünce 'eyvah eyvah!' dedik.
    Lucescu ne Ukrayna futbolunu tanımış ne de Milli Takımımızı! Emre Mor, Oğuzhan, Caner, Nuri, Arda kenarda otururken, Ozan'ı ve İsmail'i ilk 11'de oynatmak futbola ve teknik adamlık mesleğine ihanettir. Akıl tutulmasıdır. İlk maçta da başımıza bela olan bir Yarmolenko gerçeği vardı. Neden bu adama önlem alınmaz.
    Neden savunmamızın önünde oynayan Emre ve Ozan rakibin her atağını seyreder! Rakip kanatları o kadar iyi kullandı ki, İsmail de Şener de koridor oldu adeta.
    Lucescu'nun elinde sihirli değnek mi var? Diyeceksiniz. Bırakın bu La Fontaine'den Masalları. Bu kadar kötü bir 11 ile maça çıkılmaz. Bu kadar ruhsuz bir futbol oynanmaz, bu kadar amatörce goller yenilmez. Üstelik de bizim maçımızdan önce Finlandiya, İzlanda'yı yenerek bize adeta kıyak yapmıştı. Futbolun rütbesinde emek, alınteri ve takım bütünlüğü vardır.
    Dün ilk yarıda izlediğim Milli Takımımız'da bunların hiçbirisi yoktu.
    İlk yarının son anlarında Ukrayna'nın Yarmolenko ile bulduğu bir gol var ki... Lucescu, maçtan sonra oyuncuları bir odaya toplasın ve bu amatörce yediğimiz golü en az 100 kez izletsin oyuncularımıza. Resmen seyrettik. Ha bu arada Lucescu da izlesin. Belki o da rakibin adeta güle oynaya attığı bu golü görmemiştir!
    Ukrayna tam bir takım... çabuk düşünüp, birlikte hareket ediyorlar.
    Hızlı oynuyorlar, kanatları çok iyi kullanıyorlar.
    Takım içinde yardımlaşma da üst düzey. Helâl olsun Shevchenko'ya...
    Bizim Milli Takım'da ise bunlardan eser yoktu.
    İlk yarıda Ukrayna'yı seyrettik.
    İkinci yarıda rakibin oyununu bozmaya çalıstık. Hepsi bu. Milli Takımımız'da iyi oynayan var mıydı? Hepsi tel tel döküldü! Kenardaki Lucescu da buna dahil! Geleceğin Milli Takımını kuracaktık hani. Futbol direktörlükleri, uçup giden milyon euro'lar, boşa geçen yıllar... Yakalanmak üzere olan yeni jenerasyonlar da yaşlanıp gidiyor bu arada...
    14 yabancı kuralında ısrar etmeye devam edelim biz! Niçin peki? Devrim yakıştırması yapılan bu saçma sapan kural ile bir Türk takımı Avrupa'dan kupa mı getirdi? Milli Takımımız başarıdan başarıya mı koştu?
    Türk futbolu çağ mı atladı? Böyle Ukrayna gibi bir takım karşısında futbol ve skor hezimeti yaşarız işte!
    Bu futbolla Dünya Kupası'nın kıyısından bile gecemeyiz biz! Kendimizi kandırmayalım! Masalları bırakıp gerçeklerimizle yüzleşelim...