Web Sürümüne Geç

"Seyirci avantajını kullanmalıyız"

Perşembe 03.06.2010 12:02

Türk basketbolunu Avrupa'da temsil eden oyunculardan Serkan Erdoğan, ''Dünya Şampiyonası'nda kendi seyircimiz önünde oynamanın avantajını kullanmalıyız'' dedi.

İspanya Basketbol Ligi takımlarından Alicante'de forma giyen ve tatil için Türkiye'ye gelen milli basketbolcu Serkan Erdoğan, AA muhabirine birçok konuda açıklamalarda bulundu. Türkiye'de organize edilecek olan Dünya Basketbol Şampiyonası'nın ülke tanıtımı için büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, ''Bu organizasyonun reklam boyutu çok büyük. Şampiyona, yeni salonlarda yapılacak, bu da ayrı bir renk getirecektir. Kendi seyircimiz önünde oynamanın avantajını kullanmalıyız. Eğer şampiyonaya galibiyetle başlarsak, yolumuzun açık olacağını düşünüyorum. Kolay bir grupta yer almıyoruz, ancak göstereceğimiz dirençle, başarıya ulaşacağımıza inanıyorum'' diye konuştu.

''TÜRK BASKETBOLU HENÜZ EKOL OLAMADI''
Serkan Erdoğan, Türk basketbolunun son yıllarda büyük bir yükseliş içinde olduğunu, ancak henüz ekol olmayı başaramadığını söyledi.

Ekol bir ülke olabilmenin en önemli yolunun başarıdaki istikrar olduğunun altını çizen milli basketbolcu, şöyle devam etti:

''Türk basketbolu, son dönemlerde bazı başarılar elde etti. Ancak henüz ekol olmayı başaramadık. Yurt dışında oynayan oyuncularımızın sayısı, bir elin parmağını geçmiyor. Bu sayının artması ve elde edilen başarıların korunması gerekiyor. İbrahim Kutluay Avrupa Şampiyonu takımda forma giydi. Kerem Tunçeri ULEB Kupası'nı, Ersan İlyasova İspanya lig şampiyonluğunu, ben de İspanya Kral Kupası'nı kazandım. Bütün bunlara rağmen ülke basketbolunun tanıtımını eksik yapıyoruz. Yabancı antrenörler, kadrolarında Türk oyuncuların bu başarılarına rağmen ilk olarak başka ülke oyuncularını düşünüyor. Yetenek olarak onlardan hiçbir eksiğimiz yok. Türk oyuncuların da Avrupa'ya açılma konusunda cesaretlenmesi gerekiyor.''

'İSPANYA BASKETBOLU ÇOK PROFESYONEL''
Türk basketbolu ile forma giydiği İspanya basketbolu arasında özellikle seyirci konusunda büyük farklar olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''İspanyol basketbolunda profesyonellik, her alanda daha gelişmiş durumda'' dedi.

Ligden düşmeme mücadelesi veren bir takımın bile maçlarını 9 bin seyirci önünde oynadığını kaydeden Erdoğan, ''Türkiye'de final maçlarında bile bazen o kadar seyirci olmuyor. Basketbolu, bir oyun ve eğlence aracı olarak kabul etmişler. İkili ilişkileriniz değil, sahada yaptıklarınız önem taşıyor. İspanyol ligi, NBA'den sonra en zorlu ve en kaliteli lig. Alicante ile sözleşmemi 2 sene daha uzattım. Şu anda Türkiye'ye dönmeyi düşünmüyorum'' diye konuştu.

HEDEF SPORCULUĞUN ARDINDAN ANTRENÖRLÜK
Serkan Erdoğan, şu an 32 yaşında olduğunu ve fiziği el verdiği sürece basketbol oynamak istediğini belirterek, sporu bıraktıktan sonra antrenörlük yapmak istediğini söyledi.
Şu an kendisini fizik olarak çok hazır hissettiğini ve birkaç sene daha basketbol oynama amacında olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle dedi:

''İspanya'ya transfer olmadan birçok menajer beni aradı. Kendilerinden ve kulüplerden birçok teklif aldım. Türk Telekom ile aramda oluşan uyuşmazlık nedeniyle, yurt dışına gitmek istiyordum. Bazı kişilerin söylediği gibi askerlik sorunu nedeniyle yurt dışını seçmedim. Zaten 38 yaşına kadar tecilliyim. İspanya'ya dönmek de en büyük hayallerimdendi. Alicante'ye transfer olduğum süreç itibariyle 10 maçta oynamam gerekiyordu. Ancak sakatlıklar nedeniyle 6 maçta forma giyebildim. Bu önemli maçlarda verdiğim katkı sonrasında, 2 senelik yeni bir sözleşmeyle ödüllendirildim. Ne kadar daha oynarım bilmiyorum, ama basketbolu bıraktıktan sonra iyi bir antrenör olmak istiyorum.''

KENDİ GÖZÜNDEN SERKAN ERDOĞAN
Serkan Erdoğan, kendisiyle ilgili olarak da samimi açıklamalarda bulunarak, ''En büyük artım, profesyonel bir hayatım var'' dedi.

Oynadığı pozisyona göre boyunun kısa olduğunu ve atletik kabiliyetinin çok üst düzeyde olmadığını söyleyen Erdoğan, ''Bu eksiklerime rağmen çok çalışarak ve basketbolla yaşayarak bu seviyeye geldim. Türkiye'de ve Avrupa'da birçok elit takımda oynadım. 70'in üzerinde milli formayı giydim. Bu başarımdaki en büyük artım, profesyonel bir hayatım olması. En kötü özelliğim ise kendimi insanlara yeterince ifade edememem. Türkiye'de bunun sıkıntısını çok çektim. İspanya'da özellikle bu konuda çok rahatım, çünkü oradaki basketbol seyircisi, sadece sahada yaptıklarınızla ilgileniyor. Basketbolumu dışarıdan bir gözle değerlendirince, sanırım şutör özelliğim ön plana çıkıyor. Bu Allah vergisi yeteneğimle de hayatımı kazandım'' diyerek sözlerini tamamladı.
Yükleniyor
BİZE ULAŞIN