Web Sürümüne Geç

Zor oldu ama!

Cuma 17.09.2010
CSKA'nın eski CSKA'lığından eser kalmamış. Sanki bir köy takımı. Ama gelin görün ki Beşiktaş'ın da ilk devrede rakibinden aşağı kalır yanı yoktu. Beşiktaş, Bulgar ekibine karşı daha baskın gibi görünse de ilk devrede sonuca bir türlü ulaşamadı.
Her zaman söylüyoruz. Böyle rakiplere karşı ne yapıp edip, maçın başında işi bitireceksin. Koskoca 45 dakikada Holosko'nun üstten auta giden şutu dışında Beşiktaş'ta hiçbir numara yok.

Belki rakip ceza sahasının önüne karargah kurulmuş olsa da, istenen bir türlü gerçekleşmedi. Guti veTabata'nın ofansif oyununu Nobre'nin gölgeleyip, topu her seferinde geriye çıkarması, Beşiktaş'ın istediği pozisyonları bulmasına da engel oldu.
Geçen maç sonrasında yazmıştık. Savunmada ister Zapo'yu oynatın, ister Ferrari'yi ama Toraman'dan asla vazgeçmeyin diye.
Allah'tan dün gece Ferrari sakatlığı sebebiyle çıktı da, Toraman sahada yer buldu.

RİCARDO QUARESMA FARKI
İkinci devreye ilk yarıya oranla daha baskılı başlayan Beşiktaş, girdiği birkaç gol pozisyonunun dışında yine etkisizdi. Ta ki Q7girene kadar. Portekizli olmadan bu iş olmuyor. Adam ayağına topu alıyor, rakip üç kişiyle basıyor. Adam sağdan soldan bindiriyor, rakip seyrediyor. Tabii rakibin seyrettiği gibi Beşiktaş'ın gol ayakları da onlardan geri kalmıyor. Keşke Q7'nin ve Guti'nin futbol zekasını diğerleri de biraz anlamış olsaydı!
Rakibin geliş amacı bir puan alabilmek. Bunun içinde dokuz kişiyle katı savunma yapıyor.
Ve bu durumdan da 89. dakikaya kadar yararlandılar.
Ancak Guti'nin müthiş ortası, Fabian'ın nefis kafa vuruşu giden iki puanı, üç puan olarak geri getirdi.
UEFA Ligi'ne 3 puan ile başlamak, F.Bahçe derbisi öncesi Beşiktaş'a büyük moral oldu. Yine önceden söyleyeyim. Burada olmadı ama deplasmandaki maçta Beşiktaş rakibine fark atar.
Son söz ise kaptan İbrahim Üzülmez'e... Dün gece, o yaşıyla oynadığı futbol yeni yetişen nesillere muhakkak izlettirilmeli. Bravo kaptan.

Yükleniyor
BİZE ULAŞIN