Web Sürümüne Geç

    Zafer yürüyüşü

    14 Mayıs 2010, Cuma

    Başta teknik direktör Arıca olmak üzere, yardımcılarının ve takımdaki oyuncuların yüzleri, başarının aynası gibi

    Erdoğan Arıca, son yedi haftasında başına geçip, yükselme maçlarının sabırsızlığına getirdiği Karşıyaka için iddiasını ortaya koyuyor. En ufak bir endişe sezmiyorsunuz sesinden. "Ben onlara inanmasam, bu sözleri de söylemem zaten" diyerek, Süper Lig'e çıkacaklarını söylüyor. Yükselişin ilk adımını 'takım olarak' attıklarına dikkati çekerek, bir kaderin peşine düştüklerini örnekliyor tecrübeli teknik adam. Analiz ilginç; "Karşıyaka iki kez Süper Lig'e çıktı. İkisinde de son maçını Adanaspor ile oynadı. Yine Adana ile karşılaşacağız. Bu bir tesadüf olamaz. Bunun adı kaderdir" İkinci örnek ise daha garip; "Yıllar önce Antalya'da kamptayız. Başka bir takımı çalışıtrıyorum. Atilla Güneş geldi, oğlum dedim, 2010'da sizin takımın başında, sizi Süper Lig'e ben çıkaracağım. Yıllar geçti unuttum bu sözleri, Atilla hatırlattı bana.
    Allah söyletmiş diyorum. Bu da kader" Karşıyaka kadrosunu yemekte görüyoruz. Hep birlikte oturup, kalkıyor. Herkes herkes ile sohbette. Kenara atılmış, grup yapmış, kendini izole etmiş tek oyuncu yok.
    Yine birlikte kalkıyorlar koltuklarından. Hepsi aynı giyinmiş, takım olmanın farkındalığında.
    Zaten Erdoğan Arıca'nın da en güvendiği nokta bu... "Bizim kadar coşkulu ve inançlı çalışan başka bir takım yok. Futbolda antrenman, maçın aynasıdır. Bu yüzden iddialıyım. Bu oyunculara güvenerek konuşuyorum. Biz hepimiz inanıyoruz, üçde üçle geleceğiz. Yolumuz bu..." Erdoğan Arıca ilk maçını anlatıyor. Rakip Karabük. İzmir'de, özellikle ikinci yarıda takım eziliyor rakibi karşısında. "Ürktüm" diyor. Maç sonrasında kampta kaptan Okan geliyor yanına, "Hocam" diyor, "Senin için oynadık ilk yarıda. Bu takım isterse her şeyi yapar. Biz seninle yürüyeceğiz. Hiçbir şeyden endişe etme."
    Bu sözle Arıca'nın tüm sıkıntıları adeta bitiyor.

    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN