Web Sürümüne Geç

    13 sene beklemeye sabrımız yok

    20 Mayıs 2010, Perşembe

    Fenerbahçe Kulübü'nün eski yöneticisi Hakan Bilal Kutlualp, sarı-lacivertli ekibin kaçırdığı şampiyonluk ve ardından yaşananların, Fenerbahçe'deki yönetim biçiminin artık değişmesi gerektiğini ortaya koyduğunu iddia ederek, ''Aziz Yıldırım 13 senede dersleri çıkaramadıysa, bir 13 sene daha beklemeye sabrımız yok'' dedi.

    Kutlualp, sarı-lacivertli ekibin kaçırdığı şampiyonluğun ardından, yönetim kurulunun kararını ve gelinen durumu değerlendirdi.

    Yaşanan olumsuz durumun ardından, kulübü sahiplenmek adına Fenerbahçe'ye olan sevgisinin bir kat daha arttığını kaydeden Kutlualp, sarı-lacivertli ekibin Trabzonspor maçında etkili bir oyun ortaya koyduğunu anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

    ''Zaten futbolu bu kadar heyecanlı yapan, sonucu önceden tahmin edilemeyen bir oyun olmasıdır. Fenerbahçe kupadan oldu ama bu kaybın Fenerbahçe'ye kazandıracağı çok şey var. Aklımızı başımıza toplayıp, her şeyi yeniden düşünmemiz gerektiğini, bugüne kadar gittiği gibi bundan sonra gitmeyeceğini görmemizi sağlamıştır. Fenerbahçe'nin yönetim biçiminin artık sonuna geldiğini, bu zihniyetin Fenerbahçe'ye bundan sonra bir şey veremeyeceğini göstermiştir. Çıkarılacak dersler Aziz Yıldırım için bitmiştir. 13 senede dersleri çıkaramadıysa, bir 13 sene daha beklemeye sabrımız yoktur. Bu, bundan sonra gelecek yönetimlerin, aynı hataları yapmamaları için bir ders olabilir, Aziz Yıldırım yönetiminin değil.''

    ''TARAFTAR STADI YAKARAK 'GİT' DİYOR''

    Başkan Yıldırım'ın limitsiz kredi istediğini savunan Kutlualp, ''Ders çıkaracağını, daha iyi yapacağını söylüyor. Fakat artık bu hikayelere hiçbir taraftar inanmıyor'' dedi.

    Yıldırım'ın daha önce iki kez istifa edip geri döndüğünü hatırlatan Fenerbahçeli eski yönetici, ''Daha önce bu taraftara 2001 ve 2006'da yürüyüş yaptırdı, sonra da 'taraftar beni istiyor' diye geri geldi. Aynı taraftar 'mabet' dediğimiz stadı yakacak duruma geldiyse, sana 'git' diyor. O zaman şimdi neden taraftarı dinlemiyorsun'' diyerek başkan Yıldırım'a seslendi.

    Kutlualp şöyle devam etti:

    ''Ben statta kan dökülmediği için şükrediyorum. Ne olması gerekirdi ki Aziz Yıldırım istifa edip gitsin. Saygı değer Fenerbahçe kongresine de bir çağrıda bulunuyorum. Fenerbahçe'yi esas yönetme hakkı Fenerbahçe kongresinde olup, bu görevi yönetimlere emaneten belli süreler için verirler. Yeri geldiği zaman da o emaneti geri alıp, başka hak edenlere vermesi gerekir. Gün, o günü çoktan geçmiştir. Kongre. Aziz Yıldırım'ın değil, büyük Fenerbahçe'nin kongresidir.''

    ''İSTİKRARSIZLIĞI İSTİKRAR HALİNE GETİRDİLER''


    Fenerbahçe'de çok sık yaşanan teknik adam değişiklikleriyle ilgili bir soru üzerine de Hakan Kutlualp, başkan Yıldırım ve yönetiminin adeta istikrarsızlığı istikrar haline getirdiğini iddia etti.
    Fenerbahçe'yi 2003-2004 ve 2004-2005'de şampiyon yaptığı sezonların ardından Christoph Daum ile olan sözleşmenin uzatılmasına karşı çıktığını, bu nedenle de Aziz Yıldırım ile ters düştüklerini hatırlatan Kutlualp, şöyle devam etti:

    ''İstikrar kelimesi kulağa hoş gelen, doğru, gerekli bir kavram. Fakat istikrarsızlığı istikrar haline getirdiler. Daum'un sözleşmesinin 2005-2006'da uzatılmasına karşı çıkmıştım ve Aziz Yıldırım ile ters düşmüştük. Beni dinlemedi ve Daum'un kontratını uzattı, şampiyonluğu kaybettik. Sonra da Daum'u göndermek zorunda kaldı. Peki ne oldu da tekrar bu sene Daum'u getirdi ve aynı faciayı bize yeniden yaşattı. Devamlı teknik adam göndererek, yanlış transferler yaparak, sıranın kendisine çoktan gelip geçtiğinin farkında değil. Fenerbahçe bu travmayı, camiasının gücü sayesinde atlatacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın ama Aziz Yıldırım kulübün başında kaldığı sürece, bizi görmek istemediğimiz böyle çok durumlar bekliyor.''

    Kulübün her anlamda şeffaf yönetilmediğini uzun zamandır ifade ettiğini, kulübün parasının akla hayale gelmeyecek şekilde israf edildiğini ileri süren Kutlualp, 29 Mayıs'ta yapılacak olağan mali genel kurulla ilgili olarak da şunları kaydetti:

    ''Hesapların şeffaf olmamasından dolayı istifa gibi önemli bir enstrümanı kullanamamaktadırlar. Çünkü hesabı vereceklerine emin değiller. 29 Mayıs'ta mali genel kurul var. Geçmişin hesabı, şeffaf bir şekilde uluslararası standartta verilemediği sürece yeni bir halka açılma gibi isteklere genel kurulun onay vermemesi gerekir. Bu, Fenerbahçe kongresinin tarihi bir sorumluluğudur. Yoksa, Fenerbahçe'nin paralarının sağlıklı ve etkin harcanıp harcanmadığı belli olmayan bir sistemde yeni halka açılmalar ancak Fenerbahçe'nin elindeki değerlerinin bu yönetim tarafından israfının sürmesine olanak sağlayacaktır.''
    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN