İnadı engel oluyor

Perşembe 09.02.2012
* Galatasaray'ın Gaziantepspor ile oynadığı maçta tartışılan bir pozisyon var. Hakan Balta kale çizgisi üzerinde, Popov tam kafayı vuracakken topu inanılmaz bir şekilde çıkardı ve hakem de oyunu devam ettirdi. Siz pozisyonla ilgili ne düşünüyorsunuz?
O top oraya niye geldi? Topu ıskaladı. Hakan Balta'nın o takımda ne işi var! Çağlar gibi Galatasaray'da geleceğin 10 senesine ve milli takıma ipotek koyabilecek bir adam kenarda oturuyor.
Hakan Balta gibi bitmiş tükenmiş bir adam oynamaya devam ediyor!
Şimdi pozisyonu ters çeviriyorum: Gaziantep'in kale çizgisinin üzeri... Galatasaray korner atıyor. Gaziantep'in beki çizgi üzerinde kafa ile çıkarmaya uğraşıyor ve o anda Hakan Balta röveşata ile golü atıyor. Hakem golü verir miydi? Vermezdi çünkü kafanın yanında röveşata yapmak yasak!
Orada çalınacak bir tek düdük var. Durduracaksın maçı... Yan hakeme, Hakan'ın ayağı adamın kafasına değdi mi, değmedi mi? Değdiyse penaltı... Çünkü faul o... Değmediyse kafanın yanında röveşata yasak, çizginin üzerinde çift vuruş...
Girip girmediğini konuşmuyorum. O röveşata yok. Yasak. Adam çünkü boş kaleye giren topa kafayı uzatmışken, Hakan arkadan gelip röveşata yapıyor. Hakan'ın röveşatasına adam kafayı uzatmıyor. Dokunduysa kafaya penaltı, dokunmadıysa çift vuruş... Başka düdük yok. Hakem 'devam ettirdi' ya!..

SADECE ANKARAGÜCÜ MAÇI
* Maç sonrası Terim'in yaptığı açıklamalarla ilgili ne söyleyeceksiniz?
Fatih hocanın da kendi takıntıları var. Maçtan sonra hayret ettim. O takımdan nasıl memnun olur? Nesinden memnun olur?
Gencecik, geleceği açık adamları kenarda öldürüyor.
Bitmiş tükenmiş adamları sahaya sürüyor. İnatla ve ısrarla onlarla oynuyor.
Kazandığı maçlarda şans var, hakem hatası var, tesadüf var. 'Helal olsun, iyi kazandılar' dediğimiz bir tek maç var. Ankaragücü maçı. Orada da karşısında rakip yoktu. Bir de bu oynatmadıklarıyla sahaya çıktı.
Tek forvetle oynayan Gaziantep'e karşı; iki stoper artı iki ön libero ile çıktı. Melo ve Selçuk...
Geçen hafta da öyleydi, ondan önceki hafta da öyleydi. Hocam niye iki ön libero ile oynuyorsun? Hangisi iyiyse o oynar. Sen rakibinden korkmadığın sürece Galatasaray iki ön libero ile oynamaz. İki ön libero ile oynamak için Engin'i kullanamıyor.
Kullandığı zaman da kanatta kullanıyor. En verimsiz olduğu yerde... İki ön libero ile oynamak uğruna Galatasaray yengeç gibi oynuyor.
Ya sağ kanatta adam var solda yok ya solda adam var sağda yok. Çünkü 12 kişi çıkamıyorsun sahaya!..
Dört savunma adamı, iki ön libero altı, bir de kaleci yedi, iki forvetle oynuyorsun dokuz, bir oyun kurucu koyarsan on... Matematik konuşuyorum. Kanatlara bir kişi kalıyor.
O da ya sağ ya sol... Ya da sağa ve sola birer adam koyarsan oyun kurucuna yer kalmıyor. Oyun kurucusuz ya da tek kanatla oynarsan rakibin eşek değil, sana oyun kurdurmaz.
Fatih Terim gibi bir hoca sene başından beri bunu çözemiyorsa!.. İmkan var mı çözememesine...
Fatih Terim, dünya çapında bir hoca... Çözüyor ama inadı engel oluyor!
Melo'nun iyi futbolcu olduğuna inanmış!
Sabri'ye inanıyor, Hakan Balta'ya inanıyor!

İLKELERİ NEREDE?
* Terim savunmada bir kararsızlık yaşıyor gibi... Gökhan Zan ile Servet bir ilk 11'de bir kadro dışı... Ujfalusi de stoper ile bek arasında gidip geliyor.
Antalya maçında doğruyu bulur gibi yaptı; Gökhan Zan'ı stoperde, Ujfalusi'yi bekte oynattı. 'İkinci yarıda Hakan'ı da çıkarır Çağlar'ı alır; nihayet doğruyu bulur' derken Gökhan'ı çıkarıp, Ujfalusi'yi yine ortaya aldı. Sabri'yi beke aldı!
Ertesi gün benim muhteşem Türk basınım ne yazdı: Tabii Ujfalusi'nin yeri stoper.
Stoperde olduğu zaman Galatasaray savunması gol yemiyordu. Fatih hoca golden sonra doğruyu buldu.
Lütfen Galatasaray'ın yediği golü seyretsinler.
Korner atılıyor. Gökhan Zan kafa yapmaya gitmiş, ortada, göbekte Ujfalusi duruyor, sol kanatta da Hakan Balta duruyor.
Hakan Balta ile Ujfalusi kontratağa gelen iki adamı eskort gibi takip ettikleri için Galatasaray gol yedi! Goldeki yüzde yüz hatalı adam soldaki Hakan Balta ve göbekteki Ujfalusi...
Benim medyam; 'Gökhan ile golü yediler. Ujfalusi'nin ortada oynaması lazım' diyor! Golün kimin hatasıyla yendiğinin farkında değil. Tabela...
Ondan sonra da bu eleştirilerin tesirinde kalıyor Fatih Terim. Gaziantep maçında Gökhan kadroda yok. Antalya maçında kadroda olmadığı için sahayı terk edip giden, maçı seyretmeyen Servet kenarda oturuyor! Nerede Fatih'in ilkeleri?
Benim bildiğim Fatih Terim'in kadrosunda Servet olmaz; Necati Ateş de yanında oturur. 'Hele bir bak kardeşim, biraz ısın.' Ama kazandı ya Galatasaray!..

SEFA SÜRÜYOR
Galatasaray adı ara transfer döneminde birçok yıldız ile anıldı. Terim'in Shaqiri başta olmak üzere bire bir açıkladığı isimler de var. Ancak sarı-kırmızılı ekip ara transferi Yiğit Gökoğlan ve eski oyuncusu Necati Ateş'i alarak kapattı. Bu iki oyuncu yeterli mi Galatasaray için?
Ünal Aysal'ın alkışlanacak bir lafı var, manşetlere çıktı; "Bu takım beni heyecanlandırmıyor" diye... Ben de dedim ki "Beni de heyecanlandırmıyor. Adam haklı."
Galatasaray Başkanı'nı heyecanlandırmayan takıma ara transferde yapılan iki takviye; Yiğit Gökoğlan ve Necati Ateş! O zaman beni heyecanlandırmıyordu şimdi ümidim kalmadı.
Yani başkanının "Beni heyecanlandırmıyor" dediği takıma transferler Necati ile Yiğit ise eğer bitti zaten Galatasaray!.. 'Efendim Fatih istedi de Bülent Tulun aldırmadı da ya da Bülent Tulun bilmem ne yaptı da... Dümen çevirdi de öyle yaptı da... Fatih Terim de...' Ben onu bunu bilmem. Ben Gaziantep'teki iki resmi bilirim.

PLAY-OFF'TAN ÇIKAMAZ
Ünal Aysal, Bülent Tulun'u yanında taşıdıkça, yurt dışında sefa sürmeye devam ettikçe, Galatasaray'ın başında olmadıkça bu takım kimseyi heyecanlandırmaz.
Fenerbahçe'nin, Beşiktaş'ın, Trabzon'un, Bursa'nın önüne gelenin döküldüğü böyle bir sezon da bir daha bulunmaz. Bundan bile istifade edemiyorsa Galatasaray yazıklar olsun!..
Play-off bilmiyorum; yapılır mı yapılmaz mı! Şu takımın play-off'tan şampiyon çıkacağına inanan bir tane Galatasaraylı var mı? Bu takımı her takım yener!..
Galatasaray'ın çok istediği ama Kayserispor'un ısrarla vermediği Amrabat kulübünden özür diledi ve affedildi. Bu hafta Galatasaray'a karşı da forma giyebilecek!..
Ben "Fener maçında oynamayacak.
Sonra affedilecek. Galatasaray maçında oynayacak" demiştim!

NOBRE'Yİ SORMUYORLAR
* Fenerbahçe Asbaşkanı Abdullah Kiğılı, Galatasaray'ı, karşılaşacağı takımların oyuncularını, transfer teklifinde bulunarak ayartmakla suçladı. Necati'nin transferinin Antalya maçı öncesine gelmesini de delil olarak gösterdi.
Türkiye bunların üzerine gitmiyor. Abdullah Kiğılı akıllı bir işi adamı olarak susar, konuşmaz, bu işlere girmez. Ali Koç gibi değil. Ali Koç, Koç Holdig'i riske ediyor.
Vehbi Bey'Böyle olmasın' diye soyadı 'Koç' olanların bu işte yer almasına izin vermezdi.
Abdullah Kiğılı, "Antalya maçından evvel Galatasaray'ın Necati'ye talip olması ve Necati'nin Galatasaray maçında oynamaması ilginç değil mi?" dedi. Bütün gazeteler bunu yazdı.
Bir tanesinin aklında şu yok: 'Not: Sayın Kiğılı Fenerbahçe, Mersin ile oynayacağı maçtan bir gün evvel Nobre'ye talip olmadı mı? Nobre, Mersin maçında Fener'e karşı oynadı mı? Şimdi niye Necati'yi soruyorsun? Kaldı ki Galatasaray, Necati'yi transfer etti sen Nobre'yi transfer de etmedin. Sadece sana karşı oynamamasını sağladın.' Böyle bir medyam var benim!.. Böyle bir ikiyüzlülüğümüz var. Yani ben Hıncal Uluç olağanüstü zeka, olağanüstü bir deha, kimsenin görmediklerini gören değilim.
Bunu herkes biliyor. Sokaktaki çocuk da biliyor. Ama onların işine gelmiyor bunu yazmak! 'Ey Kiğılı, Mersin-Fener maçında Nobre niye oynamadı?' demiyor kimse... Bile bile demiyor; Necati'ye çamur atarken, Galatasaray'a çamur atarken... Tam bir tencere dibin kara vaziyeti...

CUMHURİYET'İN SEMBOLÜ

* Ankaragücü Genel Kurulu'nda silahlar konuştu. Yaralananlar oldu. Ankaragücü nereye doğru gidiyor?
Seçilenler ne oldu, kongre ne oldu; bilmiyorum!
Çünkü Türkiye'de gazetecilik öldü, bitti. 'Ankaragücü'nün niye bu hale geldiği' manşetlik bir hikaye, birinci sayfadan... En iyi gazetecini Ankara'ya gönderirsin, 'Şunu yaz' dersin. Dört gün, beş gün sürer. Çünkü Ankaragücü, Cumhuriyet'in en eski takımlarından biri, Ankara'nın en eski takımı, Cumhuriyet'in sembollerinden biri...
Türkiye'deki ilk Sanayi'dir Makine ve Kimya Endüstrisi... Orada kurulmuş bir takım nasıl bu hale geldi? Kongresinde tabancıların çekildiği hale nasıl geldi? 'Ankaragücü' diye kimsenin umurunda değil!..
Herkesin aklı fikri Fenerbahçe'de, Galatasaray'da...
Onun için hiçbir fikrim yok.
Kongreye kim girdi, niye girdi? Giren Melih Gökçek'in adamı mı? Cemal Aydın'ın adamı mı yoksa bambaşka bir grup mu? Ankaragücü'nü kurtarmaya mı soyundular? Ne etmişler? Ne yapmışlar bilmiyorum!
Ankara'dan iki tane muhabir adam gibi yazarsa, İstanbul'dan iki tane spor müdürü de bunu tam sayfa 'İşte Ankaragücü'nde olup bitenler' diye yayınlarsa ben sana 'Ankaragücü ne olacak!' söyleyebilirim. Şu anda tamamen bir bulutun arkasında her şey...
Bildiğim tek bir şey var; Ankaragücü'nü bu hale getiren kişi Melih Gökçek'tir.
Oğluna eğlence yapmak için Ankaragücü'nü perişan etti. Ankaragücü'nü bu hale getirdi. Ankaragücü bu sene küme düşüyor. Ama küme düşmek ölüm değil. Ankaragücü geçmişte de küme düştü. Giderler, gelirler. Yeter ki eski Ankaragücü'nün yani Ankara'nın gücünü yeniden toparlayabilsinler.


Röportaj: Bülent CAN
Yükleniyor
BİZE ULAŞIN