Web Sürümüne Geç

    Polis ve savcı peşine düştü mü?

    Polis ve savcı peşine düştü mü?
    21 Mart 2012, Çarşamba

    Futbolda Şiddet Yasası var, Statlarda 280 tane güvenlik kamerası var. Fatih Terim ve Hasan Şaş'ın kafasını yaranlar kayıt altında değil mi?

    * Derbi öncesi ve sonrasında iki takım taraftarları arasında da özellikle sosyal medyada kıyasıya bir rekabet vardı. Bu gerginlik taşkınlıklara da sebep oldu. Galatasaraylı taraftarlar, "Florya basıldı" şeklindeki iddialar üzerine Samandra'ya gitti, tezahüratlar yaptı. Öteki taraftan maçta Terim ve Hasan Şaş'ın kaşları açıldı. Derbide taraftar yoktu ama problemler ortadan kalkmış değil!
    Bunların sorumlusu iki kulübün yöneticileri ve medyadır. 'Galatasaray'ın maçına Fenerliler, Fenerlilerin maçına Galatasaraylılar gelmeyecek' diye karar alıp, bir düşmanlık havası yarattılar. İnsana insan muamelesi yaparsan insanlaşır, insana hayvan muamelesi yaparsan hayvanlaşır. Biz insana hayvan muamelesi yapıyoruz. Önce kafeslere koyduk! Yetmedi üstüne ağlar örttük.
    Yetmedi şimdi 'Sen gelme' diyoruz.
    Yarın İstanbul'dan da atacağız. Kadıköy'de maç olduğu zaman Galatasaraylılar, İstanbul dışına çıkarılacak, Arena'da maç olduğu zaman Fenerliler, İstanbul dışına çıkarılacak. Böyle bir rezalet, böyle bir utanç olur mu?
    10 tane tribün liderini bir araya getirip, dostluğu, insanlığı anlatmak, teşvik etmek bu kadar mı zor!
    Tribünde olan insanları görüyorsunuz.
    Pırıl pırıl insanlar. Üç yaşında çocuklar, genç kızlar, anneler, kız kardeşler, sevgililer... Artık eski tribünler yok. O zaman nedir bu! O zaman niye 50 hayvana teslim olunuyor!

    FAKİR FUKARAYA YETİYOR

    Futbolda Şiddet Yasası var. 280 tane güvenlik kamerası var. Hasan Şaş ve Fatih Terim'in kafasını yaranlar kayıt altında değil mi? Hangi polis şefi peşine düşmüş pazar günü!.. Hangi Savcı peşine düşmüş pazartesi günü!.. Biri bana söylesin... Biz o zaman niye çıkardık Futbolda Şiddet Yasası'nı; göstermelik dursun diye mi!..
    Arena'da Volkan'a o şişeyi atan adamı yakalamazsan, teşhir etmezsen, cezasını vermezsen Saracoğlu'nda da olur.
    Neden; çünkü güvenlik kameraları ev sahibi ekibin elinde! Görüntü nerede; kamera o anda tesadüfen çalışmamış!..
    280 kameranın 279'u çalışıyor, Galatasaray tribünün arkasındaki çalışmıyor sadece!.. Böyle bir yalana inanılır mı? Görevini yapan bir emniyet müdürü, görevini yapan bir savcı bunun peşinde gitmez mi? Ama gitmiyorlar!
    Türkiye'de yasalar fakir fukara için... Ünal Aysal ve Aziz Yıldırım'ın kulüplerini cezalandırmak kimsenin işine gelmiyor.
    O zaman da bu olaylar oluyor. Ben 280 kameranın göstermelik olduğunu, arkamda benim kulübümün olduğunu, hiçbir şekilde ele geçmeyeceğimi, hiçbir polisin ve hiçbir savcının benim peşime düşmeyeceğini bilirsem bunu yaparım. Böyle olduğu sürece bu hayvanlıklar devam eder.
    Efendim, 'Fenerbahçe'nin sahasını kapayacaklarmış!..' Kimi aldatıyorsun!..
    Ya da Fener'e 50 bin lira ceza kesilecekmiş.
    Adamın umurunda mı! O parayı, Fatih Terim'in kafasına atan adamın umurunda mı 50 bin lira ceza kesilmesi! Umurunda değil, para cebinden çıkmıyor ya!..
    Ben suçu işliyorum ve yanıma kar kalacak. Ben bunu biliyorum. Bugünkü Türkiye'nin düzeninde, sisteminde bu benim yanıma kar kalacak.
    Geçen hafta George Clooney'nin elleri kelepçeli fotoğrafını gördünüz.
    Fener stadında Kadir İnanır'ı kelepçeleyebilecek polis düşünebiliyor musun!
    Küfür etti ya da başka bir şey. Kadir yapmaz böyle bir şey; en centilmen futbolseverlerden biridir. George Clooney'ye emsal olarak adını kullanıyorum.
    Ayağa kalkıp Fatih Terim'in kafasına parayı atsa polis onu tutuklar mı? Arkasından kelepçeyi vurup götürür mü?
    Amerikan polisi götürüyor arkadaş...
    Çünkü Amerikan yasası, Amerikan Başkanı ile Amerikan vatandaşını ayırmıyor. 'Bazıları eşit, bazıları daha eşit' diye bir kural yok. Bu suçu bazıları işleyebilir, bazıları işleyemez' diye bir kural yok. Adamına göre suç yok. Adamına göre ceza yok.
    Büyükelçiliklerin önünden yürüyebilirsin ama büyükelçiliklerin önünde gösteri yapamazsın. Clooney yaptı ve yaparsan kelepçeyi takarlar adama...
    Peki İstanbul savcıları Futbolda Şiddet Yasası'nı okumuşlar mı? Volkan'a o şişe nasıl atıldı? Tekrar soruyorum:
    Fatih Terim'e, Hasan Şaş'a o paralar nasıl atıldı?
    Bunlar böyle atılmaya devam ettiği sürece, 'bizim seyircimiz rakip deplasmana gitmeyecek' diye karar aldıkça Fenerbahçe ile Galatasaray taraftarının dost olması mümkün mü?
    Benim evimde 10 Fenerli, 15 Galatasaraylı dostça, arkadaşça, kardeşçe maçı seyrediyor da tribünde niye seyredemiyorlar!
    Çünkü tribünde onlara hayvan muamelesi yapılıyor. Benim evimde insan muamelesi yapılıyor.
    Bu kadar basit...

    MERK YIRTINSIN DURSUN

    * Biraz da puan cetveline bakalım. Galatasaray ilk bölümün bitimine 3 hafta kala play-off'a kalmayı garantiledi.
    Ben bakmıyorum. Samimi söylüyorum, tekrar söylüyorum; bu fasulye lig beni hiç ilgilendirmiyor. Play-off beni hiç ilgilendirmiyor. Markus Merk ne kadar yırtınırsa yırtınsın play-off beni zerre kadar ilgilendirmiyor.
    Yıldırım Demirören'e güvenmediğim için; bu sene Avrupa'ya giden takım çıkacağına da inanmıyorum.
    Bunlar çünkü belli... Ceza vermemek üzerine geldiler işin başına... 'Yok efendim Platini'yi ayarladım.
    UEFA'yı ayarladım' palavra... 'Platini, FIFA Başkanı seçilmek istiyormuş da Türkiye'nin oylarına muhtaçmış' da... Ben FIFA'yı bilirim. FIFA adamın gözünün yaşına bakmaz, cezayı bastırır arkadaş! Onun için bu fasulye lig beni zerre kadar ilgilendirmiyor.

    BİR DE ÖDÜL VERDİK
    * UEFA, play-off'tan önce karar verilmesini istiyordu ve süre de oldukça kısıldı.
    Yıldırım Demirören'e inanmıyorum. Beşiktaş'ı maddi manevi çökertmiş bir adamı Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı seçerek ödüllendirdik.
    Böyle bir şey olur mu ya!
    Türkiye'nin en kötü yöneticisi olduğunu adam gösterdi; biz onu federasyon başkanı yaptık. Niye? 'İki tane gazetesi var' diye. Geçiniz.
    * UEFA Kongresi, İstanbul'da toplanıyor. İstanbul açısından ne ifade eder?
    Bana hiçbir şey ifade etmiyor.
    Ciddiye alınan bir federasyon olsaydı UEFA Kongresi'nin Türkiye'de toplanması çok önemli bir olaydı. Ama Yıldırım Demirören federasyonu varken UEFA'nın değil dünyanın bütün toplantıları İstanbul'da yapılsa bir şey fark etmez benim için...

    BATAKTAN NASIL ÇIKARACAK!
    Beşiktaş, Atletico Madrid'e elenmekten kurtulamadı. Maçın ardından özür dileyen Quaresma affedildi.
    Başkan adaylarının çalışmaları sürüyor.
    Beşiktaş'la ilgili neler söyleyeceksiniz? Beşiktaş batmış! Yani Fikret Orman bu bataktan bu kulübü nasıl çıkartacak bilmiyorum. Hadi kulübü toparlarsın, futbolu toparlarsın; bir şeyler yaparsın.
    Uçak kazasında bütün takımını kaybeden Manchester United ayağa kalktı. Maddi durumu nasıl çözecek onu bilemiyorum!
    Hele de Yıldırım Demirören'in cebinde 103 milyonluk senet varken...
    O senetler niye duruyor Demirören'in cebinde; yeni yönetime karşı kullanmak için... 'Dediğimi yapmazsanız alırım haa...'

    TURNUVADA ANTRENMAN
    Sezonun ilk Master Şampiyonası'nda Roger Federer, John Isner'i 2-0 yenerek şampiyonaya ulaştı. Şimdi bu ara şampiyonalar üzerinde fazla takılıp kalmamak lazım. Esas ciddi olan Grand Slam turnuvaları...
    Öbürlerini 'antrenman' diye kullanıyorlar.
    Antrenmanda kimse para kazanmaz. Ama turnuvalarda para da kazanıyorsun. Onun için bol bol turnuvadan turnuvaya koşuyorlar.
    Federer tabii eski Federer değil.
    Uzun zamandır doğru dürüst turnuva da kazanamıyor. Onun için Federer lehine iyi bir şey.

    PARAYI SOKAĞA ATIYORLAR
    * Kadın voleybolunda milli takımın ardından kulüpler de çıkışını sürdürüyor. Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde Final-Four'a kaldı. Galatasaray da Konfederasyon Kupası'nda finale çıktı.
    Kadın voleybolumuz yıllardan beri belli bir gelişmenin içinde... Gerek milli takımda görüyoruz bunu gerek kulüp takımlarında... Kulüp takımlarında daha da iyi görüyoruz. Çünkü yabancı oynatma hakları da var. Milli takımlar gibi değil.
    Sponsorluklar devam ettiği sürece işler iyiye gider. Bu bizim eskiden 'Amatör' dediğimiz spor alanları artık sponsorsuz yürümüyor. İyi sponsor lazım, o iyi sponsorla birlikte iyi yönetim lazım. Yani sadece para ile de bitmiyor iş.
    Mesela basketbolda iyi sponsorlar var fakat basketbol çok kötü yönetildiği için çok kötü oynanıyor. Çok kötü oynandığı için de hiçbirisinden hayır gelmiyor.
    Türkiye'de yapılacak Euroleague'e bir tane Türk takımı sokamadık. Ne kadar ayıp bir şey! Neden; çünkü Beşiktaş da kötü yönetiliyor, Fener de kötü yönetiliyor, Galatasaray da kötü yönetiliyor, Efes de kötü yönetiliyor.
    Hepsi birbirinden kötü yönetiliyor.
    Dünyanın parası sokağa atılıyor basketbolda.
    Birtakım Amerikan artıkları her sene takım değişe değişe Türkiye'yi soyup gidiyorlar.

    G.SARAY SPORA DÖNDÜ

    * Galatasaray, amatör branşlarda geride kalmıştı. Bu sezon eski havasına geri dönüyor gibi...
    Eskiye göre çok iyi... Ünal Aysal yönetimi ile beraber futbol dışı sporlara eğilim başladı. Ama Galatasaray'ı yakın eski ile değil eski eskiyle ile mukayese etmek lazım.
    Galatasaray bu spor dallarını Türkiye'ye getiren kulüp.
    Türkiye'ye voleybolu Galatasaray getirdi, Türkiye'ye basketbolu Galatasaray getirdi. Türkiye'ye bir sürü sporu Galatasaray getirdi.
    Yüzmeyi, yelkeni, küreği Galatasaray getirdi. Spor kulübüydü Galatasaray! Gerçek spor kulübüydü.
    Futbola angaje olmuştu şimdi yeniden spora dönüş başladı. O bakımdan yani şu meşhur klişe lafla; 'Yetmez ama evet!'

    MADALYAYI HAK ETMİŞTİ

    * Öte yandan Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali'nde mücadele eden ilk Türk takımı olma başarısını gösteren Arkas Spor dördüncülükle yetindi.
    En azından bir madalya almasını çok isterdim Arkas'ın...
    Çünkü o firma sahibinin voleybola özel merakı yüzünden gerçekten ciddi yatırımlar yapıyor.
    Final-four'a kalması gerçekten bir başarı ama benim gönlüm onun sonunda bir madalya ile taçlanmasıydı. Seneye inşallah...

    RÖPORTAJ: BÜLENT CAN

    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN