Web Sürümüne Geç

    Tarihi davada 12. duruşma

    Tarihi davada 12. duruşma
    30 Mart 2012, Cuma

    ''Futbolda şike'' iddialarına ilişkin Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 16'sı tutuklu 93 sanık hakkında açılan davanın 12'nci duruşması yapıldı. Duruşmanın ardından tahliye talepleri mahkeme heyeti tarafından değerlendiriliyor...

    - Savcını bütün sanıkların tutukluluğunun devamı yönünde mütalaa vermesinin ardından hakim Mehmet Ekinci saat 18 sularında yaptığı açıklamada, tahliye talepleri ile ilgili kesin kararın 3-4 saat sonra verileceğini belirtti.

    - Aziz Yıldırım ve davanın diğer sanıklarını ziyaret eden Kocaman ve Dilmen, adliyede 2 saat kaldı. Çıkışta, basın mensupları ziyaretle ilgili soru sormak istedi ancak Kocaman da Dilmen de bu sorulara cevap vermedi.

    - Savcı, bütün sanıkların tutukluluğunun devamı yönünde mütalaa verdi.

    - Duruşmada sanıkların savunmaları tamamlandı. Bazı sanık avukatları söz alacak.

    - Duruşmada savunma verme sırası Ali Kıratlı'ya geldi. Şu anda Ali Kıratlı savunmasını yapıyor.

    - Sivasspor eski yöneticisi Ahmet Çelebi: "Trabzonspor'un Sivasspor'a teşvik girişimini o zaman Başkan Mecnun Odyakmaz'a iletmiştim. Aziz Yıldırım'ın adeta yalvararak, bunu önleme isteğini tapelerde görebilirsiniz."

    - Duruşmaya tekrar ara verildi.

    - Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman ve Rıdvan Dilmen'de Çağlayan Adliyesi'ne geldi. Başkan Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman ve Rıdvan Dilmen ile kısa süreli bir görüşme yaptı.


    - İlhan Ekşioğlu'nun ardından avukatı kürsüye geldi.

    - Ekşioğlu, savunmasını yapmak için kürsüye geldiği sırada, salonda bulunan kızı "Baba seni çok seviyorum" diye bağırdı.

    - Aziz Yıldırım'ın avukatlarının ardından İlhan Ekşioğlu ek savunmasına başladı.


    Duruşmaya verilen aranın ardından Aziz Yıldırım'ın avukatlarından Köksal Bayraktar savunma yapıyor...

    Aziz Yıldırım savunmasını tamamladı... Mahkemeye de ara verildi.

    AZİZ YILDIRIM'IN SAVUNMASINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

    ALİ KIRATLI: "TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM"
    ''Futbolda şike'' davasının tutuklu sanığı Ali Kıratlı, ''Fair-play içerisinde geçen mahkemeden tahliyemi talep ediyorum'' dedi, Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci de ''Sen de fair-play bir sanıksın'' yanıtını verdi.

    Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada söz alan tutuklu sanık Ahmet Çelebi, suçsuz olduğunu ve aklanmak istediğini belirterek, tahliyesini talep etti.

    Tutuklu sanık Ali Kıratlı da spor mahkemesinde yargılandığını ifade ederek, sportif terimler kullanacağını kaydetti.

    İddianamede kendisine ''fair'' davranılmadığını söyleyen Kıratlı, ''Suçlandığım maçların birinde doğum günü için aradım, bu teşvik anlaşması oluyor. Aziz Yıldırım'ın evine ve kulüp başkanlığına da hiç gitmedim. Arkadaşların bazıları tahliye oldu, ben tutuklu kaldım, buna anlam veremiyorum. Ben fair-play (adil oyun) kurallarının dışına çıkmadım'' dedi.

    Kıratlı'nın, 272 gündür tutuklu bulunduğunu dile getirerek, ''Fair-play içerisinde geçen mahkemeden tahliyemi talep ediyorum'' demesi üzerine Mahkeme Başkanı Ekinci, ''Sen de fair-play bir sanıksın'' ifadelerini kullandı.
    Tutuklu sanık Bülent İbrahim İşçen de suçlamalarla ilgili olarak, kimsenin kendisinden bir talebi olmadığını, kendisinin de kimseden bir şey talep etmediğini iddia ederek, tahliyesini istedi.

    Tutuklu sanık Abdullah Başak ise tutuklu geçirdiği sürenin kendisine büyük acılar verdiğini, diğer arkadaşları gibi tutuksuz yargılanmak istediğini belirtti.

    ''3 ÇOCUĞUMUN ÖLÜSÜNÜ ÖPERİM ÇOK MAĞDURUM''
    Tutuklu sanık Selim Kımıl da tutuklu bulunmasından dolayı maddi anlamda çok sıkıntı çektiğini dile getirerek, ''3 çocuğumun ölüsünü öperim çok mağdurum. İddia edilen örgüte üye değilim. Böyle bir örgüt olduğunu da düşünmüyorum. Avukatımın parasını bile buradaki arkadaşlarım verdi'' dedi.

    Tutuklu sanık Abdullah Karakuz ise hakkındaki suçlamaları reddederek, ''Bir arkadaşımla içtiğim bir çaydan bile örgüt üyesi olduğum anlamı çıkartılıyor. Hukuku ve yargılamayı burada öğrendim, bir daha da unutmam'' ifadelerini kullandı.

    Sanık ve avukatların taleplerinin alınmasının ardından konuşan Mahkeme Başkanı Ekinci, Bucaspor, Altayspor, Türkiye Futbol Federasyonu ve futbol yorumcusu Erman Toroğlu'nun davaya müdahillik talebinde bulunduklarını açıkladı.

    Bunun üzerine söz alan Aziz Yıldırım'ın avukatı Köksal Bayraktar, müdahillik taleplerinin, suçtan zarar görülmediği gerekçesiyle reddedilmesini istedi. Bayraktar, ayrıca Erman Toroğlu'nun Yıldırım tarafından işinden çıkartıldığının doğru olmadığını söyledi. Bunun üzerine Aziz Yıldırım, oturduğu yerden seslenerek, ''Erman Toroğlu da gelsin buraya'' dedi.

    Mahkeme heyeti, talepleri değerlendirmek ve karara bağlamak üzere duruşmaya ara verdi.


    Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda faaliyet gösteren İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Aziz Yıldırım, Olgun Peker, İlhan Ekşioğlu ve Tamer Yelkovan'ın da aralarında bulunduğu 15 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanık Abdullah Eker, rahatsız olduğu gerekçesiyle duruşmaya gelmedi.

    Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, eski futbolcu Cemil Turan, Alaeddin Yıldırım, Serkan Acar, Mehmet Yenice ve Yavuz Ağırgöl'ün de aralarında bulunduğu 10 tutuksuz sanık da duruşmada hazır bulundu.

    İddianamede ''Müşteki'' sıfatıyla yer alan Turgay Demircan, duruşmada verdiği ifadede, ''Soruşturma sürecinde emniyete çağırdılar. İki gizli tanık iş yerimin yağmalandığını söylemiş. Ben de böyle bir şey olmadığını söyledim. 'Şikayetçi misin?' dediler. Şeker hastasıyım, yakın gözlüğüm de yanımda yoktu. Bu şekilde bana imza attırdılar ve gönderdiler. Sonradan öğrendim ki söylediklerimi de yazmamışlar oraya. Bu nedenle emniyetteki ifademi kabul etmiyorum'' dedi.

    Demircan'ın ifade vermesinin ardından duruşmaya, tutuklu sanık Olgun Peker'in ek savunmasının alınmasıyla devam edildi.

    Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada barkovizyon eşliğinde ek savunma yapan tutuklu sanıklardan eski Giresunspor Kulubü Başkanı Olgun Peker'in ''Bu davanın adı şike... Bana şikeyle ilgili bir şey sorar mısınız?'' diye sorduğu Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci, ''İddianamede, 'Üyelerin yapmış sen de sorumlusun' diyor. Bu yüzden sana soracak bir şey yok'' karşılığını verdi.

    Peker ise ''Ben 11 yıllık Refleks Menajerlik şirketinin sahibiyim. Benim menajerlik yoluyla insanları dolandıracağım söyleniyor. Bunu isteseydim en üst düzeyde yapabilirdim'' dedi.

    Örgüt kurmakla da suçlandığını söyleyen Peker, ''2001'de bir operasyon yaptılar, 'örgüt üyesi' dediler, sonra beraat ettim. 'Kelebek Operasyonu'nda da adım geçti ama sanık değildim. Bu kadar kötü propagandaya rağmen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ile oturup çay içebiliyorum, bu kadar ortam yapmışım. Bu ortamı yapabilir miydim?'' diye konuştu.

    Bu arada, duruşma nedeniyle İstanbul Adalet Sarayı'nın içinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Salona önceki duruşmalarda olduğu gibi sadece ana bloktan giriş sağlandı. Salona giden diğer koridor ve geçişler güvenlik gerekçesiyle kapatılırken, asansörlerin de bu katta durması engellendi.


    İŞTE AZİZ YILDIRIM'IN SAVUNMASI

    ''Futbolda şike'' davasının tutuklu sanığı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, ''Maç öncesinden futbolcu transferi yapanlar yargılanmıyor, biz transfer şikesi diye yargılanıyoruz'' dedi.

    Aziz Yıldırım ek savunmasına, mahkeme heyetine hitaben, ''Bu hafta içerisinde Avrupa şampiyonlar şampiyonu kızlarımızın buraya gelmesine izin verdiğiniz için teşekkür ederim'' diyerek başladı.

    Bunun üzerine Başkan Ekinci, ''Hediye ettikleri topu adliyenin içerisinde muhafaza edeceğiz. Adliye personelimizin zaman zaman kazandığı kupalar var. Onlarla birlikte muhafaza edilecek, bilginiz olsun'' dedi.

    Yıldırım, aylardır süren tutukluluk sürecinin iyi diyalog içerisinde geçtiğini belirterek, Mahkeme Heyeti Başkanı Ekinci'ye teşekkür etti. ''Bu bir şike davası olsaydı burada farklı konuşmalar yapıyor olurduk ama dediğim gibi şike davası değil'' diyen Yıldırım, savunmasında eksik kalan bazı maçları anlatacağını söyledi.

    İddianamede, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçıyla ilgili 2 yoldan şike olduğunun öne sürüldüğünü belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

    ''Bu maçta genel hadise Mehmet Şen ile Doğan Ercan'ın üzerinden yapılan bir şike operasyonundan bahsediliyor. Şike operasyonu, İlhan'a söylediğim söylemlerle bu hadisenin başladığı belirtiliyor. Mehmet Şen beni arıyor. Görmek istediğini söylüyor. O gelmeden ben İlhan Bey ile konuşuyorum. 'Mehmet geldi konuşmak istiyor' diyorum. Maç ertesi günü, bu konuşmalarda gece oluyor. Daha şike operasyonu yapmamışız. İlhan Bey'in ilk defa haberi oluyor. İlhan Bey ve Mehmet Bey de geldi. Aykut Hoca ile hep beraber oturduk ve konuştuk.

    Bir diğer iddia ise Mehmet Şen'e benim Serdar Kulbilge üzerinden irtibata geçtiğimdir. Bu iddiayla ilgili Mehmet Şen, İlhan'a bir mesaj yolluyor. Mesajda, 'Serdar ile konuştum, hiç kimseyle konuşmamış iş halloldu' diyor. Serdar Kulbilge'ye gitmiş olsaydık bu mesajın olmaması gerekiyor.''

    Davanın sanıklarından Doğan Ercan hadisesinde ise Serdar Kulbilge ile hiçbir irtibatlarının olmadığını, çünkü alacaklardan vazgeçildiğini belirten Yıldırım, ''Şike olsa alacağından insan vazgeçer mi? 5 bin 10 binle işler yapılmaz. En düşük para kazanan futbolcu 1 milyon lira kazanıyor. Karalanmak için maalesef bu hale geldik'' diye konuştu.

    Yıldırım, hiçbir transferi maçtan önce yapmadıklarını, futbolcular Emenike ve Sezer'in sezon sonunda transfer edildiğini belirterek, ''Mehmet Topuz transferi için kulübüyle konuştuk. Topuz beni aradı 'Neden beni arıyorsun ayıp' dedim. Hiçbir şekilde kulübüyle anlaşmadan bir konuşma yapmadık. Maç öncesinden futbolcu transferi yapanlar yargılanmıyor, biz transfer şikesi diye yargılanıyoruz'' dedi.

    ''Bu operasyon Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'a yöneliktir''
    Gençlerbirliği'nden Orhan Şam'ı 3,5 milyon avroya aldıklarını belirten Aziz Yıldırım, ''Şike yaptığınız bir oyuncuyu alır mısınız? Doğan Ercan tapelerde kimseyle konuşmuyor. İlhan Bey'e telefonda yalan söylüyor ve kulübe gitmiyor. Ercan, Ali Kıratlı ile konuşuyor. Kıratlı'ya 'Ben parayla mı yaptım?' diye sitem ediyor. Ercan'ın derdi oyuncu satmak, transfer yapmak, menajerlik ücretini almak'' diye konuştu.

    İddianamede yer alan ''Tarla'' ifadesini açıklayan Yıldırım, bu ifadenin bir şifreli konuşma olmadığını, her hafta Eyüp Sultan'a gidip kurban kestiklerini ve burada maç için dua ettiklerini söyledi. Yıldırım, buradaki ettikleri dua için ''Tarla'' ifadesini dilek anlamında kullandıklarını iddia etti.

    Yıldırım, ''Bizi buraya getirenler şike diye getirdiler, ortada şike yok. Bizim size bir sitemimiz yok. Sitemimiz bizi buraya getiren organizeyedir, savcılığadır'' ifadelerini kullandı.

    İddianamede Orduspor'un suçlandığını, ancak savcılığın somut delil elde edilemediğinden dava açmadığını söyleyen Aziz Yıldırım, ''İddianamenin sırf bir başlığı olsun diye içinde bulunduğumuz durum açıktır. Her tapemi cevaplandırırım. Bu operasyon Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım'a yöneliktir'' dedi.

    "BU İDDİANAME ÇÖPE GİDECEK BİR EVRAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR"

    ''Futbolda şike'' davasının tutuklu sanığı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, ''Bu iddianame, çöp tenekesine gidecek bir evraktan başka bir şey değildir'' dedi.

    Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada barkovizyon eşliğinde yaptığı ek savunmasını sürdüren Yıldırım, davanın tutuklu sanıklarından Ali Kıratlı'nın kendi adamı olmadığını savunarak, mahkemede samimi olduklarını söyledi.

    Bu sırada, Yıldırım'a soru sormak için söz alan Ali Kıratlı'nın avukatı Ramazan Dinç'ın, ''Bir tapede Ali Kıratlı, Aziz Yıldırım'ı kendi evine çağırdığını söylüyor. Ali Kıratlı, sizin evinize hiç geldi mi?'' diye sorması üzerine Yıldırım, ''Hiçbir dönemde evime gelmedi'' karşılığını verdi.

    Yıldırım, iddianamede İlhan Ekşioğlu'na talimat verdiğinin söylendiğini, ancak buna ilişkin bir tane bile tape bulunmadığını öne sürdü.

    İddianamede yer alan bazı tapelerde Eskişehirspor'a Trabzonspor'un bir teşvik yaptığını açıkça gördüklerini savunan Yıldırım, ''Trabzonspor'dan Eskişehirspor'a bir milyon artı araba teklif edilmiş. Kim yapmış ben biliyorum ama söylemeyeceğim. Benim görevim değil ama savcılık iyi araştırma yapmamış. Amaç bizleri karalamak. Bu Eskişehir'e giden şahıs kim onu da biliyorum'' dedi.

    Bunun üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci'nin ''Kasıtlı yapıldığını düşünüyorsunuz. Kim olduğunu siz söyleyin?'' demesi üzerine Yıldırım, ''Ben söylemeyeceğim. Suç duyurusunda bulunduk zaten'' diye konuştu.

    Duruşmadan çıkanların takip edildiği iddiası
    İddianamenin Çağlayan'daki adliyede yazıldığını, sonra da organize şubeye gönderildiğini öne süren Yıldırım, ''Organize şubeden bizi dinlemek için duruşmaya da giriyorlar. Duruşmadan dışarıya çıkan insanları da takip ediyorlar'' iddiasında bulundu.

    Başkan Ekinci'nin ''Burada basın var, tutanaklar var. Organizenin buraya gelmesine gerek yok'' demesi üzerine Aziz Yıldırım, şu anda bile baskı altında olduklarını ve kendilerini dinlediklerini ileri sürdü.

    Yıldırım'ın savunmasına devam ettiği sırada sanık Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener'in avukatı Fatih Selami Mahmutoğlu söz alarak, ''Geçen duruşmada sorgu tekniği açısından hukuka aykırılık olduğunu düşünüyorum. Trabzonspor ile ilgili yapılan açıklamalara dikkat edecek olursak Trabzonspor ile ilgili iddianamede 2 vaka var. Bunlar 2 maç üzerinden teşvik primidir'' dedi.

    Yargılanan bütün sanıkların savunma haklarına saygı gösterdiklerini söyleyen Mahmutoğlu, Heyet Başkanı Ekinci'ye hitaben ''Burada Aziz Yıldırım'ın Trabzonspor ile ilgili isnatları varsa suç ihbarı şeklinde yapabilir. Sorgulamada siz sorarsınız, Aziz Yıldırım cevap verir. Trabzonspor ile ya da başka bir kulüple ilgili şüphe varsa kayıt alınır. İnşallah bu akşam Aziz Yıldırım ve arkadaşları tahliye olur da Trabzon'a maç izlemeye gider'' diye konuştu.

    Bunun üzerine Aziz Yıldırım, ''Bir daha hayatımda asla Trabzon'a gitmem. Kimse gidip gitmeyeceğime de karışmasın artık'' diyerek Mahmutoğlu'na tepki gösterdi.

    Mahmutoğlu ise sorgulama tekniği açısından sadece bir temennide bulunduğunu ifade ederek, ''Hukuki anlamda talebim Aziz Bey savunmalarını yaparken, kendilerine yöneltilen suçlamalar üzerinden yapmalıdır'' diye
    konuştu.

    ''Biz siyasetin içinde olmadık''
    Aziz Yıldırım, avukatların bazı şeylerin iddianameye girmediğini göreceğini söyleyerek, savunmasını şöyle sürdürdü:

    ''Biz siyasetin içinde olmadık. Başbakanı tehdit ettiler. Bununla ilgili tapeler burada. Savcı, adalete güvenmemiz için iddianame hazırlasaydı bir şey diyemezdim. Trabzonspor üzerine iddianameyi kurması gerekiyordu. Trabzonspor, 'Kupayı istiyoruz' dedi. Bursa'dan bir Bakan çıktı dedi ki 'Ligde şaibe var'. Bursaspor şampiyon oldu, sustu. Biz siyasetin içinde yokuz. Tapelerde Sadri Şener ile Mahmut Özgener konuşuyor. 'Başbakanın toplantısına gitmeyelim' diyorlar. Bir tane Fenerbahçe'nin siyasete yönelik sözü var mı? Yok, ama Aziz Yıldırım yargılanıyor. Böyle bir şey var mı ya?''

    Teşviki önlemek için çalıştıklarını, ancak 10 aydır tutuklu olduklarını belirten Yıldırım, ''Herkes bize vuruyor. Ben kimin ne olduğunu biliyorum ama susuyoruz. Açıklarsak kimlere neler olacak ama açıklamıyorum. Hepimiz yargılanalım, sporu yargılayalım'' diye konuştu.

    ''Bu iddianame, çöp tenekesine gidecek bir evraktan başka bir şey değil'' diyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Bu dava çok önemli. Ben şike veya teşvik yaptıysam Bucaspor maçı niye iddianamede yok? Maalesef bizi hapiste tutmak ve Fenerbahçe'yi ele geçirmek için hazırlanan bir iddianamedir. İddianame böyle hazırlanmaz. Samimi arkadaşların telefonları dinlenildiği için anlamlar başka yöne çekiliyor. Eskişehirspor ile ilgili hiçbir şey yapmadık. O gün Fenerbahçe de Eskişehirspor da sezonun en iyi maçını oynamıştır. 'Maçların içinde bir şey yok' diyoruz. Bunu gözlemci, hakem raporları söylüyor. Sahanın dışında bir şey varsa sahanın içinde de vardır. Bir Bakanın Sadri Şener ile konuşması var. Telefonda diyor ki 'Telefonda konuşmayalım.' Bir Bakan bile konuşamıyorsa ne olacak?''

    ''Büyük Fenerbahçe ile başkanın ayrılığına son verilsin''
    ''Böyle şike davası olmaz. Net delilleri ortaya koymaları lazımdı. 10 ay yattık. Neler olacağını da bilmiyoruz'' diyen Aziz Yıldırım, davanın sanıklarından Olgun Peker ile kendisini bağlamaya çalıştıklarını, ancak aralarında bir tane bile telefon tapesinin bulunmadığını söyledi.

    Davada kendilerinin haricinde herkesin tahliye olduğunu anlatan Yıldırım, ''Şikeyi de anladığım kadarıyla tek başımıza yaptık. İddianameye konu tüm maçları ayrıntılarıyla açıkladığımı düşünüyorum. Bu maçlarda şike ve teşvik eylemlerine ilişkin bir kanat hükmüne ulaşılmadıysa, büyük Fenerbahçe ile başkanın ayrılığına son verilsin'' dedi.

    Mahkemenin, tutukluluk halinin devamına karar verecekse bunu gerekçelendirmesini talep eden Yıldırım, ''Fenerbahçe aleyhinde yürütülen bu kadar propagandaya rağmen sizden tahliye kararı bekliyoruz. Sizin bu ortama rağmen bu karara imza atabilecek cesaret ve karaktere sahip olduğunuza inanıyoruz. Tüm acıların bir gün yalanlar gibi son bulacağını ifade etmek istiyorum'' diyerek ek savunmasını tamamladı.

    Ekşioğlu: "Her karara saygı duyacağım"
    ''Futbolda şike'' davasının tutuklu sanığı Fenerbahçe Spor Kulübü Asbaşkanı İlhan Ekşioğlu'nun ek savunmasını tamamladığı sırada kızının, ''Baba seni çok seviyorum'' diye seslenmesi üzerine duruşma salonunda bulunan bazı sanık ve sanık yakınlarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

    Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın avukatı Köksal Bayraktar, şike iddialarının hep telefon konuşmalarına dayandırıldığını öne sürerek, ''Şike yapma hadisesi CMK'da yer almış bir suç değildir'' dedi.

    Yıldırım'ın kişiliği itibariyle hiçbir zaman delilleri karatma girişiminde bulanacak bir insan olmadığını dile getiren Bayraktar, 16 aydan beri bu olaylarla iç içe olduklarını ve bu süreçte yargılama makamlarının delilleri topladığını söyledi.

    Bayraktar, 3 gün önce önemli bir olay yaşadıklarını belirterek, şöyle devam etti: ''Siz izin verdiniz, kız voleybolcular geldi. Bunun önemi şu, voleybol takımı oyuncuları gelip başkanlarını gördü ve size kadar gelip şampiyonluk topunu verdiler. Aziz Yıldırım 20 yıla yakın hizmet vermiştir. Toplum için yaşayan bir insandır. Bir insan çıkıyor, 5 bin kişilik stadyumu 50 bin kişiliğe çıkartıyor. Aziz Yıldırım ise neticesini şike ithamıyla aldığı gibi 20 kişi geliyor ve ona teşekkür ediyor. Bu insanlığını göstermesi açısından önemli bir olay. Artık Fenerbahçe'mizi Aziz Yıldırım'la birleştirin, Yıldırım'ı da Fenerbahçe ile birleştirin. Bu salondan aklanarak çıkacağız. Tutukluluk haline son vermenizi istiyorum.''

    Bayraktar'ın savunmasının ardından ek savunma yapan tutuklu sanık İlhan Ekşioğlu, tutuklandığı günden bu yana ailesi için endişelendiği anlattı. Ekşioğlu, ''Her akşam saat 5'te evde olan bir baba olarak, ailem tek başına ve tüm zorluklarla baş başa kaldığı için endişeliyim. Oğlum her mahkeme akşamı soruyor, kızım da büyük bir insan gibi kardeşlerine anlatmaya çalışıyor. Üzüntüsünü belli etmemeye çalışıyor ama daha fazla dayanamayacaklarını görüyorum'' diye konuştu.

    ''Çocuklarıma sarılmak, gökyüzüne bakmak istiyorum''

    İlhan Ekşioğlu, tutuklu kaldığı sürenin sadece kendisini değil tüm aile bireylerini yıprattığını ifade ederek, ''Kendi adıma çok acı çekiyorum. Yattığım sürenin 3 katını yatmış gibi hissediyorum. Çocuklarıma sarılmak gökyüzüne sınırsız bakmak istiyorum. 32 metrekare avlumuz var, onun müsaade ettiği kadar gökyüzüne bakabiliyoruz. Her mahkeme akşamı kızımın umutsuzlukla buradan çıkmasına dayanamıyorum. Her karara saygı duyacağım. Oğlumun söylediği gibi eve kazanan olarak gitmek istiyorum'' şeklinde konuştu.

    Ekşioğlu'nun ek savunmasını tamamlamasının ardından kızı Tuana Ekşioğlu'nun, ''Baba seni çok seviyorum'' diye seslenmesi üzerine duruşma salonunda duygulu anlar yaşandı. Bazı sanık ve sanık yakınlarının gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

    Sanık Tamer Yelkovan
    Tutuklu sanık Tamer Yelkovan da ek savunmasında, kulübün tek maaşlı çalışan tutuklusu olduğunu ifade ederek, suç işlemediğini ve hiçbir örgüte üye olmadığını iddia etti. Kulüpte muhasebe müdürü olduğunu söyleyen Yelkovan, ''105 yıllık bir kulüp kanun dışı bir iş yapmaz'' dedi.

    Yelkovan, kendi işi gereği verilen talimatları yerine getirdiğini belirterek, kanun dışı bir talimat almadığını ve vermediğini savundu. Tamer Yelkovan, ''Çocuklarım babalarının neden tutuklu olduğunu anlayamıyor. Suçsuz olduğumu Allah'ım da biliyor'' diyerek tahliyesini talep etti.

    Ali Kıratlı savunmasını yaptı
    Fenerbahçe kongre üyesi olan tutuklu sanık Ali Kıratlı, spor mahkemesinde yargılandığını söyleyerek sportif terimler kullanacağını söyledi. İddianamede kendisine fair (adil) davranılmadığını söyleyen Kıratlı, "Suçlandığım maçların birinde doğum günü için aradım, bu teşvik anlaşması oluyor. Aziz Yıldırım'ın evine ve kulüp başkanlığına da hiç gitmedim. Arkadaşların bazıları tahliye oldu ben tutuklu kaldım, buna anlam veremiyorum. Ben Fair-Play (adil oyun) kurallarının dışına çıkmadım." ifadelerini kullandı. 272 gündür tutuklu bulunduğunu dile getiren Kıratlı, "Fair-Play içerisinde geçen mahkemeden tahliyemi talep ediyorum." şeklinde konuştu. Sanık Kıratlı'nın bu sözleri üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, de "Sen de Fair-Play bir sanıksın." dedi.

    Fenerbahçe Spor Kulübü Muhasebe Müdürü Tamer Yelkovan da, ek savunmasında kendisine verilen direktifler doğrultusunda ödeme ve hesap işlemlerini yaptığını anlattı. Kanuna aykırı bir işlem yapmadığını söyleyen Yelkovan, "Her kuruşun hesabını size verdim. Maliye Bakanlığı'ndan gelen kişilerin hazırladığı raporlarla her şeyin tertemiz olduğu açıklandı. En zor olan ise insanın suçsuz olduğunu ispat etmesi imiş. Tahliyemi talep ediyorum." şeklinde konuştu.

    Tutuklu sanık Ahmet Çelebi ise Sivasspor yöneticisi olduğunu ve he zaman takımının kazanmasını istediğini söyledi. Suçsuz olduğunu ifade eden Çelebi, "Tahliyemi ve aklanmamı istiyorum." dedi.


    Etiketler Futbolda şike
    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN