Web Sürümüne Geç

Başbakan düzeltebilir

Başbakan düzeltebilir
Salı 16.05.2012

Rize'den müdahale edince sorun çözüldü. Bu şunu gösteriyor: Gelecek sene insan gibi maç seyredilecekse bunu sağlayacak kişi Başbakan

* Süper Final'in bilançosu da ağır oldu. İki kişi kalp krizinden, bir kişi de kutlamalar sonucunda hayatını kaybetti.
O magandalık... Ne diyebilirsin? Senin milletvekilin düğünde, eğlencede keleşi alıp taradıktan sonra... Ne diyebilirsin?
Ama biz bu kutlamalarda adam öldüğü zaman haberdar oluyoruz. Adam ölmezse Karadeniz'de Doğu Anadolu'da, Güneydoğu Anadolu'da her kutlamada takır takır sayılıyor, milletvekilleri sayıyor. Televizyonda gördük kaç tane milletvekilini.
Kimleri tutuklamış savcılar şimdiye kadar? İşte bu. Kanunu uygulamazsan insanlar azar. Dünyanın her yerinde azar. Holiganizm nereden çıktı? Türkler mi icat etti? Holiganizm, İngiltere'den çıktı. Çok uygar, çok medeni!..
Nasıl bitti; Heysel'de yüzlerce insan öldükten sonra, İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher, "İngiliz olmamdan utanıyorum" dedi ve ondan sonra öyle önlemler aldı ki...
O önlemler alınmasaydı pazar günü Manchester kan revan içinde kalırdı.
Aynı saatte oynanan maçların 90. dakikası bittiğinde, Manchester United şampiyon... Ama Manchester City maçı 5 dakika uzatılıyor. O dakikada 2-1 mağlup durumda. Uzatmada 2 gol atıp, 3-2 kazanıyor maçı... Bu sırada da Queens Park Rangers'ın kümede kaldığı kesinleşiyor. Bolton berabere kalmış çünkü...

THATCHER ÖNLEM ALDI

O Manchester'da taş üstünde taş kalmazdı. Margaret Thatcher, Heysel'den sonra o müthiş önlemleri almasa ve uygulamasaydı.
Şimdi her İngiliz biliyor ki herhangi bir olaya karıştığında hayatı kayar.
* Başbakan Erdoğan derbide yaşanan olayların ardından sert mesajlar verdi ve gerekli önlemlerin alınacağını ifade etti.
Bu olaylar bir milat olabilir mi?
Tablo açık... Başbakan olmasaydı Galatasaray o kupayı alamazdı.
Ondan sonra neler olurdu bilmiyoruz! "Sabah 7'ye kadar bekleriz" diyorlardı çünkü... Daha beter olaylar yaşayabilirdik. İstanbul'da devlet yok, Rize'den Başbakan müdahale edince işler düzeliyor.
Bu şunu gösteriyor: Gelecek sene insanlar adam gibi maç seyredeceklerse bunu sağlayacak kişi Başbakan...
Ne Adalet Bakanı, ne İç işleri Bakanı, ne Spor Bakanı... Onların olmadıklarını gördük cumartesi akşamı...
Bu gelecek senenin hazırlıkları şimdiden yapılmalı...
Örneği de var; Margaret Thatcher ne yaptıysa Türkiye'de de uygularsın.
İngiltere'ye iki tane uzman yollarsın, aynı uygulamayı getirir.
Ben "Adam gibi alkışlamaya geldik.
Neler yaptılar" diyen 5 yaşındaki Fenerbahçeli çocuk ile birlikte Saracoğlu Stadı'nda maç izlemek istiyorum.
Tekrar söylüyorum:
O statta 50 bin tane pırıl pırıl insan olduğunu maç boyu gördük.
Ama sen o 50 bini, 300 tane hayvana teslim edersen, sonucun ne olduğunu da görüyoruz. O 300 hayvanı da temizleyeceksin.
Yeni insanların hayvanlaşmasını önleyecek. Kuralları da koyup takip edeceksin.
Volkan'ın kafasına şişeyi atan 10 seneye mahkum olsaydı ve şu anda hapishanede olsaydı, şu an Kadıköy'de benzinlikteki arabalar yanmazdı.
Bu kadar açık...

BAKANLARIN ÇÖZECEĞİ YOK
"Beni arkamdan ittiler" mazeretini savcılar kabul etmeseydi o adamların tutuklandığını, iki şer sene hapisle yargılandıklarını bilseydik, Fenerbahçe stadında insanlar soyunma odasını basmaya teşebbüs dahi etmezlerdi. Akıllarından dahi geçirmezlerdi. Aklından geçirenlere de etrafındakiler mani olurdu, 'Deli misin!' diye...
Trabzon'da yaptılar yanına kâr kaldı, Arena'da yaptılar yanına kar kaldı, İnönü'de yaptılar yanına kâr kaldı. Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Fatih Terim ve Hasan Şaş'ın kafasını yaranların yanına kâr kaldı. Herkes biliyor ki ne yaparsan yap yanına kâr kalıyor!..
Başbakan'ın duruma el koyması lazım.
Bakanlar koyacak olsalardı şimdiye kadar koyarlardı.
Bizde çözüm yasak: Galatasaray maçına Fenerliler gelmeyecek, Fenerbahçe'nin maçına Galatasaraylılar gelmeyecek! Böyle bir rezalet olur mu? Sen bu hale getirirsen işte böyle olur. Galatasaraylılar da gelecekler, Fenerliler de gelecekler ve bunlar adam gibi maçı seyredecekler. Sen o ortamı yaratacaksın.

GİDİN BERLİN'DE ALIN

Kulüp yönetimlerine de ağır cezalar vereceksin. 'Tahrik etmeyeceksiniz.' Ünal Aysal ile Nihat Özdemir yan yana maç seyrediyorlar ama orada Fenerli ile Galatasaraylı birbirlerini öldürüyor!
Böyle sahte görüntülerle olmaz. Hiçbir kulüp yönetici tahrik edici, kışkırtıcı demeçler vermeyecek.
Galatasaray'ın kupayı almak için ısrarcı olması yanlış mıydı?
"Bir ülkede devlet var mı; yok mu?" sorum bu... Bir maçın oynandığı sahada kupa veremiyorsan 'Devlet yok' demektir! Bu kadar...
Mesele Galatasaray değil. Bir yerde kupa veremiyorsan eğer orada devlet yok' demektir. Devlet aczini kabul ediyor, 'Arkadaşlar benim gücüm yetmiyor.
Türkiye sınırlarında da ben bu kupayı veremiyorum. Gidin Berlin'de alın' diyor!
* Saracoğlu'nda ışıkların söndürülmesi, tören öncesi çimlerin sulanması da tepki çekti.
Onun da hesabının sorulması lazım. Sahayı suladılar bir de!..
* Kupanın 'soyunma odasında verilmesi' öneresi için neler söyleyeceksiniz?
Bu federasyonun zavallılığı... Yıldırım Demirören'in 'ne düşüncede olduğunun' bir göstergesi!.. 'Eline sıkıştırayım da şuradan gidin.' 'Ne rüşvet mi veriyorsun! Alnımın teriyle iki kere şampiyon olmuşum.' Böyle bir şey olur mu?

KENDİ TARİHİNİ YAZDI
* Terim'in final maçında defansif bir futbolu tercih etmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Sözün bittiği yerdeyiz. Fatih Terim geçen gelişinde de üst üste 4 şampiyonluk ve UEFA Kupası'nı alarak tarih yazmıştı. Bu defa kendi tarihini yazdı. Türkiye'nin en çok lig şampiyonluğu kupası kaldıran hocası oldu. Beşinci defa kupaya ulaştı.
Bu noktada onu ve Galatasaray'ı kutlamak, alkışlamak lazım.
Bunun ötesinde maçla ilgili bir şey söylemeyi, eskilerin deyimi ile zait, artı adlediyorum. Sezonla ilgili eleştirilerimizi bilahare her şey yerli yerine oturduktan sonra yaparız.
Tahmin ediyorum, Fatih Terim de benim gördüklerimi, bildiklerimi biliyor. Bu kadro ile gelecek sene Şampiyonlar Ligi'ne girmeyecektir.
Onlar sonra konuşulur. Önce Galatasaray'ın sonra da kendi tarihini yazmış bir hocayı kutlamak gerekiyor.
Geçen sene neredeyse küme düşme hattında olan bir Galatasaray'ı alıp bütün kadrosunu yeniledikten sonra iki kere şampiyon yapan bir hoca sadece kutlanır.

KIRMIZI KART GECİKTİ
* PFDK'dan 3 maç ceza alan ve birini çeken Terim'in 2 maçlık cezasının ertelenmesini doğru buluyor musunuz?
Terim'in cezasının ertelenmesi aslında Fenerbahçe'nin lehine olan bir karardı. Çünkü Terim cezalı olduğu için protokol tribününde oturamaz.
Fenerbahçe, protokol tribünün dışında Fatih Terim'in güvenliğini nasıl sağlayacak?
Stadyumun ne hale geldiğini gördünüz maçın sonunda... Terim için güvenilir tek yer sahanın içi... Çünkü Terim'e dışarıda bir saldırı olursa Fenerbahçe çok ağır ceza görür. Terim'i sahaya koyup Fenerbahçe'nin bütün sıkıntısını hallettiler!
* Çakır'ın yönetimini nasıl buldunuz? İki kırmızı kart çıkardı, bir de Semih'in düdük sonrası da olsa verilmeyen bir golü vardı.
Maçı izleyen ve Ujfalusi'nin o kartının gelmeyeceğini düşünen var mıydı?
Dia'ya kırmızı kart çıkmasının ardından herkes adı gibi biliyordu ki Galatasaray'dan birine kart gelecekti.
Hatta gecikti biraz!..
* Sanki Fenerbahçeli oyuncuların isteği üzerine kartı çıkardı!
Ve bu Cüneyt Çakır için Aykut Kocaman "Şahane maç yönetti" diyerek alay etti.
Semih'in attığı gibi bir gol yok.

VİCDAN AZABI DUYUYORUM
* Hafta içinde Şener ve Özerten arasında gerginlik yaşandı. Şener'in 'Her federasyonda yer alıyor' diyerek istifa çağrısına, Özerten, "Ona acıyorum" diyerek sert bir yanıt verdi.
Sadri Şener 'Ufuk Özerten istifa etmeli' diyor. Sadri başkan, bu federasyonun hangisinin istifa etmemesi lazım ya! Bu kadar kötü bir federasyon ama işte 'Bu ne kadar kötü bir federasyon' diyorsun daha kötüsü geliyor.
Mehmet Ali Aydınlar federasyonuna yönelik eleştirimlerinden fena halde vicdan azabı duyuyorum.

GÜNLER TORBAYA MI GİRDİ?
* Fenerbahçe Universal Kadın Voleybol Takımı, Türkiye Voleybol Federasyonu'na tepki amaçlı olarak Galatasaray ile oynanan Türkiye Kupası maçına genç oyuncular ile çıktı. Kupa farklı bir tarihte oynatılamaz mıydı?
Fenerbahçe haklı. Böyle bir şey olur mu! Günler torbaya mı girdi? Olimpiyat'tan sonra yap ne olacak! Türkiye Kupası bu neticede...

SANSÜR EDEREK YAYINLADI
* Maç yayını ve sonrası yaşanan olayları 'iyi vermediği' gerekçesiyle yayıncı kuruluşa yönelik eleştiriler vardı. Siz nasıl buldunuz?
Yayıncı kuruluş, 'yayınlamayıcı kuruluş' olarak o gece tarihe geçti. Ben o gece Şansal'ın (Büyüka) yerinde olmak istemezdim.
Orada bir tane muhabir yoktu. İki röportajcı vardı, Can ve Pınar... Hayatlarında bir gün muhabirlik yapmamışlar.
Vali orada emniyet müdürü orada federasyon başkanı orada...
Böyle çaresiz dolaştılar. Şansal'ın bütün uyarılarına rağmen bir tane haber nakledemediler. Şansal soruyor, 'Vali orada mı?' diye... "Galiba burada..." dediler. Bunların hepsi 300 metrekare yerde oluyor. Aynı tribünün altındalar... 'Ben şimdi Vali'nin yanına gittim. Kapıda 5 polis duruyor. Beni içeri sokmadılar' de... Bu bile bir haber... 'Şu anda Vali'nin yanına Emniyet Müdürü' giriyor de... Vali 3 saat ne yaptı orada?
Televizyonu izleyip bilen var mı? Vali'nin orada olduğunu Şansal sorduğu için lütfen öğrendik.

ONLARIN HEPSİ KALANTOR

Habercilik açısından bir yüz karasıydı. Şansal kardeşim, TRT'nin yayınladığı görüntüleri 10 dakika sonra logolu yayınladı! Yayıncı kuruluş bile değil. Saha içi görüntülerini 10 dakika sonra logolu yayınladı, logolu yayınlarken de dedi ki "Görüntüleri çalıyorlar.
Bunun için bu logoyu koyuyoruz."
Arkasından üzerinde Galatasaray TV logolu Galatasaray otobüsünün içini yayınladı Lig TV!..
* Ayrıca o logodan dolayı hiçbir şey göremedik. Galatasaray TV de şampiyonluk kutlamalarını kocaman bir logo ile verdi.
Logoyu koymanın da bir esprisi var. Şeffaf bir şey koyarsın. Ben sadece Lig TV reklamı gördüm orada...
Ayrıca görüntüleri sansür ederek yayınladılar. Devlet kanalı TRT'nin yayınladığı... TRT sansür etse anlarım.
Lig TV nasıl yayınlamaz stadın dışında olup bitenleri? Böyle bir habercilik var mı? Panzerler, devrilen yanan polis arabaları... Bunlardan Lig TV'yi izleyen kimsenin haberi yok. "Hıncal ağabey TRT'yi aç. Bunlar hiçbir şey vermiyorlar" diye bana telefon gelmese dünyadan haberim olmayacak!
Görüntüde karanlık bir saha, sahada kimse yok! Muhabir diyor ki "Burada insanlar var. Onun için tören yapılamıyor."
Göremiyorsun! Sonradan öğreniyorum ki ben VIP locaları boşalmamış, oradan sahaya ellerine geçeni atıyorlar. VIP'e de polisin gücü yetmiyor.
Onların hepsi kalantor.
Bunu ben içeriden öğreniyorum.
Oradaki arkadaşların telefonlarından...
Lig TV'nin kameraları var, o locaları göstermiyor. Şansal bas bas bağırıyor; "Ya sahada kimse yok." "Efendim burada insanlar var" diyorlar nerede olduklarını söylemiyorlar! Çünkü görüntüde sadece polisi görüyorsun.
İnanılır gibi değil. Yüz karası bir yayıncılıktır. Utanç verici bir yayıncılıktır.
Şansal'ın nasıl çırpındığını gördüm ve ona çok acıdım.

Röportaj: Bülent CAN
Yükleniyor
BİZE ULAŞIN