Web Sürümüne Geç

Olimpiyat için ne yaptık!

Olimpiyat için ne yaptık!
Salı 30.05.2012

85'ten bu yana olimpik sporcu yetiştirmek için bir taş atan oldu mu! İnsanları olimpiyata hazırlaması gereken TRT, dizilere para harcıyor

* 2020 Yaz Olimpiyat Oyunları'na ev sahipliği için İstanbul, Tokyo ve Madrid'in "aday" statüsü kazandığı açıklandı. Bu üç şehir arasında Türkiye'nin şansını nerede görüyorsunuz?
Aday olmaya devam ederiz.

* İki kulvarda başarılı olma şansınız nedir?
Avrupa Futbol Şampiyonası bizim için ana hedef olmalıydı. Onu daha rahat organize edebilirdik. Yalnız İstanbul'da değil mesela Antalya'yı mesela Erzurum'u mesela İzmir'i mesela Kayseri'yi... Türkiye'nin en az dört güzel yerini daha tanıtabilirdik. Mesela Trabzon'u mesela Bursa'yı... Aklınıza neresi geliyorsa...
Türkiye'nin turistik hedefi Avrupa ve Avrupa'nın izleyeceği bir turnuvanın bize çok büyük faydası vardı. Ama biz hayal peşinde koşmayı tercih ediyoruz.
Gerçekten hayal! 'Çünkü olimpiyat yapmak istiyoruz' diyenlerin hiçbiri 2000 adaylığından başlayarak samimi değil. 'Olimpiyat yapmak istiyorum' diyen ülke evvela kendi ülkesini hazırlamaya başlar. Kendin inanmadığın şeyi başkasına nasıl inandıracaksın?
Bu bir sporcu yetiştirme programıdır, planıdır. 1988'de biz Kore'ye gittiğimizde Olimpiyatları izlerken hemen hemen her branşta finalde Koreliler vardı. "Bunlar nereden çıktı" diyorduk.
Adamlar 15 sene evvelden 5 yaşındaki çocukları alarak planlı şekilde hazırlamaya başlamışlar. 20 yaşına geldiklerinde yani 1988 yılında 'olimpik sporcu düzeyine gelsinler' diye...

* Çin de öyleydi.
Hepsi öyle yapıyor. Biz Türkiye olarak 2000 yılında başladık aday olmaya...
2000 yılı adaylığının çalışmalarına da 1985'de başladık. 85'den bu yana olimpik sporcu yetiştirmek için bir taş atan oldu mu; yok!..

AZERBAYCAN'A GİTTİLER

Olimpik seyirci yetiştirme konusunda en ufak bir teşebbüsümüz var mı? TRT, başta genel müdürü heyet halinde Azerbaycan'a gitmişler eğlenmeye...
Bütün yerleri onlar paylaştıkları için yarışmacıların ailelerine, dostlarına, yakınlarına yer kalmamış.
Bir de onlara sövdüler 'Siz kim oluyorsunuz' diye... 'Genel müdür ve şürekası orada en iyi yerlerde oturur' diye... Ama Olimpiyatlara gelince 80 kişi tatile gidiyor; dünyanın en kötü yayını yapıyorlar.
Şimdiden söylüyorum; Londra Olimpiyatları'nı nasıl yüzlerine gözlerine bulaştıracaklarını göreceksiniz.
İnşallah beni yanıltırlar.
Geçen kış 'millet tanısın' diye; TRT hangi olimpik sporları yayınladı naklen?
Hatırlayan var mı? Bilen var mı?
Hasbelkader yayınlıyorlar, yayınladıklarını da duyurmuyorlar, duyurduklarını da yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar.
Çünkü hiç bilmiyorlar!
TRT'de olimpik kafada adam yok. Çetin Çeki ayrıldıktan sonra, rahmetli Kenan Onuk öldükten sonra olimpizmi bilen adam kalmadı.
Olimpiyatlara aday bir ülkenin kamu televizyonu Bank Asya 1. Ligi'ni mi yayınlar?
Futbol yayınlayan 60 tane özel kanal var. Sen niye onlarla yarışıyorsun?
İşte şimdi Avrupa Yüzme Şampiyonası'nı yayınlıyormuş TRT! 'muş' diyorum. İzleyen var mı? Haberi olan var mı?
Çünkü TRT bütün parasını 'Kıyam' diye dizi yapmış ona harcıyor. Gazetelerin ilavelerinin üzerine kapak geçirmiş.
Yani renkli dört sayfa! 'Kıyam' dizisini duyurmak için gazetelere dağıtılan parayı bir düşün. 'Dört sayfa renkli kapak geçirmek' ne demek! 'Avrupa Yüzme Şampiyonası yapılıyor.
Biz bunu naklen yayınlayacağız' de... Bir basın toplantısı yap, 'Önemli bir şampiyona... Yirmi Türk sporcusu yarışacak. Bunlar şunlar, şunlar, şunlar...
Yarı finale kalabilirler, finale kalabilirler. Şöyle renkli geçecek, böyle bilmem ne olacak' de!.. Bir bülten gönder ya!
Bir bülten yap mail at. 'Hıncal Efendi al kafana 'dank' diye bak biz söylüyoruz.
Haberin bile yok' de. Hayır; Kıyam!
Muhteşem Süleyman'a rakip dizi yapıyor. Kamu televizyonunun işi bu çünkü...
İnsanları uyutmak, olimpiyata hazırlamak değil.
O zaman ben nasıl olimpiyat adayı olacağım da olimpiyatı bize verecekler!
Beni çağırsalar ben oy vermem ya!
Bir Türk olarak ben oy vermem.

ÇAYCI GİRSE TANIRIZ
* Bu arada geçen yıl Dünya Atletizm Şampiyonası'nda 5. olan Fatih Avan, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'na katılmayı garantiledi. Yılın da en iyi ikinci derecesini yaptı.
2012 Londra Olimpiyatları'nda yani bir ay sonra madalya adayı... 1948'de gene Londra'da Ruhi Sarıalp'ten bu yana ilk defa gene Londra'da bir atletimiz madalya adayı... Bundan kimsenin haberi yok.
Gazetecinin de haberi yok. 85.60 bir ciritçiye sahip ülkede adamı tanıyan yok yolda. Şurada kapıyı açsa Fatih Avan içeri girse... Çaycı girse tanırız, Fatih Avan girse hepimiz bakarız.
Ben dâhil... 'Kim bu' diye...
Hiçbir televizyonda, hiçbir gazetede görmedim. Bu sene dünyanın en iyi ikinci derecesini yaptı. Çıt yok Türkiye'de...
Sonra 'Biz olimpiyat yaparız!' Yaparız, kenara koyarız. Orada kokar gayet güzel bir şekilde!..

BEŞİKTAŞ'A YENİ BİR STAT İZNİ VERMEM
* Beşiktaş'ın maçlarını Arena'da oynamasıyla ilgili tartışmalara Terim de katıldı ve "Arena'yı Beşiktaş'la paylaşmalıyız" dedi. Buna karşılık Galatasaray'ın taraftar grubu ultrAslan'ın tepkisi devam ediyor.
Fatih Terim'e fevkalade yakışan bir açıklama... Galatasaray taraftarı neyi protesto edeceğini, neyi destekleyeceğini bilmiyor.
Oldum olası ben onlara 'taraftar' demedim. Onları biri, güdümlü yönetiyor.
Dünyanın en büyük derbilerden biri İnter-Milan arasında oynanıyor. Milano'da senelerden beri aynı stadyumda, San Siro'da oynuyorlar.
Galatasaray'ın bugün maçlarını oynadığı Arena Stadı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün... Galatasaray stadın kullanma hakkına sahip... Ben Genel Müdür olsam, Beşiktaş'a yeni bir stat izni vermem.
İstanbul ve Türkiye bu kadar zengin değil. Gidin birlikte 'Arena'da oynayın' derim. İnönü'nün bulunduğu yeri de 30 bin kişilik, içinde atletizm pisti de olan çok amaçlı şirin bir stadyum yaparım.

MİLLİ SEYİRCİ KALMADI

Orada milli müsabakaları oynarım ki böylesi daha iyi olur. Galatasaray'ın stadında oynandığında milli maç, Galatasaray seyircisi geliyor.
Saracoğlu'nda Fener, İnönü'de Beşiktaş seyircisi geliyor. Milli maç seyircisi kalmadı Türkiye'de... Bu bölünmüşlük yüzünden... İnönü Stadı'na 'Wembley' statüsü verip, Beşiktaş, Galatasaray ile birlikte Arena'ya yönlendirebilir. Çünkü stat Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün... Bitti gitti...

AYSAL'IN HARİKA ÇOCUĞU
* Basketbol Ligi'nde finalin adı belirlendi. Fenerbahçe ve Galatasaray'ı saf dışı bırakan Beşiktaş ile Karşıyaka ve Banvit'i eleyen Efes Pilsen, şampiyonluk için mücadele edecek. Finale kadar gelen süreçte oynanan maçlarla ilgili neler söyleyeceksiniz?
Basketbol Federasyonu boşuna uğraşıyor. Böyle maçlar, turnuvalar falan filan... Biz çocukken, mahallede horse oynardık. Potanın etrafına dizilir, en sol köşeden başlayıp, dönerek üçlük mesafesinden basket atar, isabetli ise bir basamak öteye gider ve sağ köşede biterdi. Atamadığında puan kaybedersin ve en evvel sağ köşeye varan da kazanırdı.
Şimdi aynen böyle oynanıyor basketbol.
Üçlüğü atan kazanıyor, atamayan kaybediyor. Bir maç bakıyorsun, birinin üçlükleri tutuyor, 'Vay bugün Efes harika oynadı.' Ertesi maç, Galatasaray'ın üçlükleri tutmuyor, 'Vay Galatasaray döküldü!' Hatta aynı maçın içinde, bir periyotta adam harika üçlükler atıyor, öteki periyot sıfır atıyor. Ona göre skorlar değişiyor.
Seyretmesi zevksiz ve tatsız üçlük oyununa döndü. Neden; çünkü ortada koç yok. Takımlar iyi yönetilmiyor.
Biraz iyi yönetilen Beşiktaş...

SEYİRCİSİ ÖNÜNDE YENİLDİ

Normalde Galatasaray'ın, Beşiktaş'ı 3-0 yenmesi lazım. Galatasaray'ın elindeki kadrodan iki takım çıkar ve o iki takım da Beşiktaş'ı yener. Ama Ünal Aysal'ın harika çocuğu, daha turnuva bitmeden 2+2 yıllık sözleşme imzaladığı Oktay Mahmuti o kadar kötü bir koç ki neredeyse 5 kişi ile oynamak zorunda kalan Beşiktaş'ı geçemedi.
Kendi sahasında, kendi seyircisi önünde kaybetti. Oktay Mahmuti seneye devam edecek ve bu Galatasaray'dan hayır gelecek!
Maçları seyrederken basketbol zevki almıyorum. Skor dolayısı ile heyecan oluyor. Ama 'Vay ne basketbol oynuyor' diyebileceğim bir takım ortada yok.

MENAJERİ GETİRDİ
* Bu sezon Galatasaray'dan beklenti büyüktü ama sarı-kırmızılı ekip, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın ötesine gidemedi.
Galatasaray yönetimi hiç dikkate almıyor ama sevgili Ünal Özüak'ın belgeleriyle ortaya koyduğu açıklamalar var Hürriyet gazetesinde... Oktay'ın transferleri yanlış. Hiç tartışılmaz. İstanbul'a gelip geri gönderdiği Dorsey, Olympiakos'un Avrupa şampiyonluğunda başrolü oynayanlardan bir tanesi... 5 numara oynuyor. Galatasaray'da 5 numara yok. "Benim 5 numaraya ihtiyacım yok" diyor ve Dorsey'i geri gönderiyor Oktay Mahmuti.
Aldığı bütün adamlar da kendi menajerinin getirdiği adamlar... Bu çok ilginç...
Buna 'tesadüf' denmez. Bunun cevabı verilmedi. Ünal bunları isim isim yazdı. Oktay'tan cevap yok, Galatasaray'dan cevap yok. Karşılık olarak Oktay Mahmuti'nin sözleşmesi 2+2 yıl uzatılıyor. Helâl olsun!..

iNSAN HAKLARINA AYKIRI
* Şike davası görülmeye devam ediyor ve çapraz sorgulama yapılıyor. Bu hafta farklı bir gelişme bekliyor musunuz?
Davalardan hiçbir şey beklemiyorum artık. Türkiye'de her şey olabilir. Benim itirazım davanın şekline... Birtakım insanlar tutuklu yargılanıyorsa, ben kamu vicdanı olarak onların tutuklu yargılanmalarını kabullenmeliyim. 'Evet bunlar tutuklu yargılanması gereken insanlar' demeliyim.
Kaçacağı belli... Hatta resmen kaçacağı ihbar edilen insanlar şu anda Avrupa'da sefa sürüyorlar. Kaçmasına ihtimal dahi verilmeyen Aziz Yıldırım tutuklu yargılanıyor! 'Aziz Yıldırım'ın tutuklu yargılanmasının gerektiğine' benim ikna edilmem lazım. Var mı? "En azılı Fenerbahçe düşmanları" diyorum. Bu kelime ne yazık ki sporumuza girdi. En azılı Fenerbahçe düşmanları dahil bir kişi elini kaldırsın ve desin ki 'Ben Aziz Yıldırım'ın tutuklu yargılanması gerektiğine inanıyorum. Hukuka uygundur.' Dava ne zaman biterse biter. Esas hakkında diyeceğim bir şey yok.
Esas hakkında konuşma hakkım da yok zaten. Dava bitene kadar... Biterse söyleriz; 'kararı tasvip ettik mi, etmedik mi!' diye... Ama usule şiddetle itiraz ediyorum. Mehmet Haberal'ın içeride olmasına da itiraz ediyorum, İlker Başbuğ'un içeride olmasına da itiraz ediyorum, Mustafa Balbay'ın içeride olmasına itiraz ediyorum, Aziz Yıldırım'ın içeride olmasına itiraz ediyorum.
İnsan haklarına aykırı bu uygulama...

ŞİKE İÇİN ÇOK HASSAS
Bir adam tutuklu ise onun tutuklu olmasının sebebinin inandırıcı olması lazım. Kamu vicdanının inanması lazım. Türkiye'de bir sürü tutuklu var ve biz bunların 'niye tutuklu' olduklarını bilmiyoruz.

* Türk futbolu, UEFA'dan çıkacak karara kilitlendi. Şike soruşturması ve TFF'nin aldığı kararlarla ilgili bu hafta bir sonuca varması bekleniyor.
Platini bir soru üzerine, "Elimizde binlerce belge var" dedi. Bu açıklama 'durum vahim' diye değerlendirilebilir mi?
Etik Kurulu'nun raporuyla, UEFA, Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nden çekilmesine karar verdi. Sonra o Etik Kurulu'nun kararı değişti.
O Etik Kurulu'nun raporuna esas olan bütün belgeler, orijinal şekliyle, tercüme edilmeden, UEFA'ya gönderildi.
O dosyalar olduğu gibi UEFA'nın elinde ve şike, UEFA'nın en hassas olduğu konuların başında geliyor. "UEFA'dan ceza çıkmamasına, ben imkan yok" diyorum. Ama geçen hafta söyledim: Haber alma kaynaklarının çok iyi olduğunu bildiğim Mehmet Arslan, "Kesinlikle ceza gelmeyecek" diyor.

Röpor taj: Bülent CAN

Yükleniyor
BİZE ULAŞIN