Web Sürümüne Geç

    Türk futbolu nasıl kurtulur?

    Türk futbolu nasıl kurtulur?
    24 Şubat 2016, Çarşamba

    ERMAN TOROĞLU : Hakemler Karabüklü Erzurumlu oyuncuya "Hadi lan" diyor. Aynısını Fenerliye, Galatasaraylıya dedi mi maç alamıyor TURGAY DEMİR : Genç hakemler de ağabeylerine benzedi. Palabıyık ve Bitnel ilk çıktıklarında gördüklerini çalıyordu. Sistemin eyyam yapanı kolladığını görüp değiştiler AHMET ÇAKAR : Hakemlerin çoğu yeteneksiz, özgüvensiz. Canlı bomba gibiler. Bazen Anadolu'nun herhangi bir stadında son olarak İstanbul'da, kime zarar verecekleri belirsiz.

    Galatasaray-Trabzon maçında hakem Deniz Ateş Bitnel'in futbolu katletmesi Türkiye'nin gündeminde... FOTOMAÇ görülmeyeni, sorulmayanı 'TEMİZ FUTBOL' için açık açık sordu, futbol otoriteleri cevap verdi:

    1- MHK'nin tayinlerde renk ve takım ayırmadığına inanıyor musunuz?

    2- Genç hakemlerin de tecrübeli abileri gibi "hata yapacaksam büyükler lehine yapayım" kurnazlığına başladığını düşünüyor musunuz?

    3- Hakemler, Saracoğlu, TT Arena ve İnönü'de büyüklere karşı gösterdikleri hassasiyeti diğer statlarda diğer takımlara gösteriyorlar mı?

    ERMAN TOROĞLU: Bu MHK acemi, amatörlere bile hakem tayin edemezler
    1- Hayır. Zaten inanmamak da doğru. MHK bu tayinleri yaparken takımların ve maçların durumlarına göre hakem tayin eder. Ama bu komite çok acemi olduğu için amatör kümeye bile hakem tayin edemezler. Ama bir şeyi iyi yaparlar, daha doğrusu iyi yapıyorlar. Kim veya kimler onları MHK yapmışsa onların isteklerine göre tayin yapmaya mecburdurlar.
    Şunu çok iyi biliyorum MHK kendi içinde zaten rahatsız.
    Çünkü bazı komite üyeleri 'sinek ikili' pozisyonundalar.
    Bunları da dışarıda konuşuyorlar kendi açılarından da haklılar.

    2-Hakemin genci yaşlısı olmaz. Eğer bir hakemde kişilik varsa bu kişilik o hakemde 18 yaşında da olur 48 yaşında da olur. Eğer kişiliği, tavrı, otoritesi yoksa hiçbir yaşta olmaz. Hani bir laf var ya insan 7'sinde neyse 70'inde de odur. Siz hakemi oyun kuralları olarak eğitebilirsiniz ama insan kişiliği olarak eğitemezsiniz. Kimisi yalaktır kimisi yalamadır.
    Yalaklığın ve yalamalığın eğitimi yoktur.

    3-Gösterme şansları yok, gösteremiyorlar. Karabüklü futbolcuya, Antalyalı, Erzurumlu, Diyarbakırlı futbolcuya "Hadi lan oradan" diyebiliyorlar.
    Ama aynı cümleleri Fenerli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı futbolculara söyleyemiyorlar. Çok uzağa gitmeyin. Hasan Ali Kaldırım bariz gol şansı yüzünden mi atıldı yoksa yaptığı faul yüzünden mi atıldı diye tartışılan hakem o günden bugüne maç alamıyor. Bu bir tesadüf mü yoksa MHK'nın yalamalığı mı!

    AHMET ÇAKAR: Aziz Yıldırım konuştu MHK vazife edindi
    1-Asla inanmıyorum. Özellikle bazı güçlü kulüp başkanlarının dedikleri oluyor. Ne zaman ki Aziz Yıldırım, "Bana kaşar hakemleri değil, Ali Palabıyık, Deniz Ateş Bitnel gibi genç hakemleri yollayın" dedi.
    Türkiye'de hakem olayları aniden patlak vermeye başladı. Bir MHK, Aziz Yıldırım'ın bir temennisinden vazife çıkartıp birden genç hakemlere yönelince işte tablo böyle olur.

    2-Yüzde yüz... Bir genç hakemi olgunlaştırmadan büyük maçlara sürmek intihardır.
    Özellikle yapılan hatalar çoğunlukla reytingi düşük Anadolu takımları aleyhine olur. Zaten de öyle oluyor.
    Hep söylüyorum Kuddusi Müftüoğlu ve arkadaşları o koltuğa hak etmeden oturmuşlardır.
    Sonları ne olur bilmiyorum ama olan Türk futboluna olacaktır.

    3-Hakemlerin aslında ne yaptıkları tam belli değil. Hakemlerin çoğu yeteneksiz.
    Yetersiz ve güven bunalımındalar.
    Kısacası canlı bomba gibiler.
    Hem kendilerini patlatıyorlar hem de masum takımları patlatıyorlar. Üstelik nerede patlatacakları da belli değil. Bir bakıyorsunuz bir Anadolu kentinde bir bakıyorsunuz İstanbul'da büyük bir statta.

    LEVENT TÜZEMEN: Sürekli biat eden MHK aranıyor
    1- MHK'nin hakemlere, "Şu takımı kollayın, Şu takımı da batırın" deme cesaretinde olacağını düşünmüyorum.
    Böyle bir zihniyet "Bindiğin dalı kesmek" anlamına gelir. Renk ve takım ayırma konusunda eğer bir hakem ön plana çıkarsa ben ona "tetikçi hakem" damgasını vururum. Ama asıl sorun MHK'lerin değişmesidir. Ben Avrupa'nın hiçbir ülkesinde bu kadar sık değişen MHK görmedim. Şu anda eğitmen olarak görev yapan Hollandalı Uilenberg 2015 Ocak ayında Milliyet Gazetesi'ne verdiği bir röportajda bakın ne demiş: "Ben hayatımda böyle ülke görmedim.
    4 yılda 4 MHK değişti..."
    Aynı tarihte aynı sayfada TFF Başkanı Yıldırım Demirören MHK'ye destek verirken, "Yıllardır federasyonların hakemleri baskı altına aldığı, hakemlerin kararlarını büyük takımlar lehine etkilemeye kalktığı ve şampiyonu belirlediği söyleniyor. Benim içim çok rahat. Federasyonumuz tamamen şeffaf. Gelin MHK'yi atamayla değil, seçimle belirleyelim" demişti.
    Sonra ne oldu? Demirören'in röportajda desteklediği ve güvendiği Yusuf Namoğlu MHK'sı gönderildi yerine Kuddusi Müftüoğlu MHK'sı atandı. Sorulacak iki soru var:
    -Gönderilen MHK'lar gerçekten yetersiz mi?
    -Federasyonlar acaba "Emriniz olur" diye biat eden MHK'ları mı arıyor?

    2-Genç hakemler kendilerine söylenen, "Korkma. Cesaretli ol. Kendini ezdirme" şeklindeki uyarıları abartıyor. Hele hele bazı hakemlerin egoları da yüksekse o zaman ortaya, "Hızlı yaşa, genç öl, cesedin yakışıklı olsun" şeklinde Deniz Ateş Bitnel modeli çıkıyor. Bu tür modelleri gençliğe bağlamalı.
    Nasıl mı? Cem Papila, Samsun maçında 5 Beşiktaşlı'yı atarken 38 yaşındaydı, 40 yaşında da düdüğü astı. Ali Aydın, Kadıköy'deki derbide 4 Galatasaraylı'yı oyundan atarken 41 yaşındaydı.
    G.Saray'a karşı aynı öfkeyi Beşiktaş maçında yarattığı iki penaltıyla gösterirken 43 yaşındaydı. Bu hata sonu oldu.

    3-Hakemlerin büyük takımları kolladığını söyleyebilirim. Bu tabloyu İngiltere hariç, İspanya'da da Fransa'da da Almanya'da da İtalya'da da görebiliriz. Türkiye'de hakemler İnönü'de, TT Arena'da Galatasaray'a ve Beşiktaş'a istediği gibi davranabiliyor.
    Oyuncuyu, hocayı atabiliyorlar. Ama benzer cezaları Saracoğlu'nda baskı altında kaldıkları için uygulayamıyorlar.
    Bunun Aziz Yıldırım farkı olduğunu düşünüyorum.

    TURGAY DEMİR: Genç hakemler de sistemin adamı oldu
    1- Asla inanmıyorum. MHK tayinlerinin hesaplı yapılmadığı bir ülkede sinyalizasyon sistemi çalışmaz.
    Hakemler hiçbir tayinden hiçbir anlam çıkarmaz.
    Bizde tam tersi her tayinin altında hakemler bir sinyal ararlar ve onu da bulurlar.
    Örneğin Hasan Ali'ye kırmızı kart gösterdikten sonra Serkan Tokat'ın yaklaşık iki ay Süper Lig'de maç almaması ve FOTOMAÇ bu olayı manşet yaptıktan 1 gün sonra Tokat'a maç verilmesi her şeyi açıklayan harika bir örnektir.

    2- Genç hakemlerin ağabeyleri gibi sistemin adamı olmak için çaba sarf etmelerinin en somut örneği Ali Palabıyık ve Deniz Ateş Bitnel. Bu iki hakem ilk çıktıklarında gördüklerini çalan gençlerdi.
    Baktılar ki sistem gördüğünü çalanı değil "eyyam" yapanı kolluyor. Bu gençlerin de eksenleri kaydı.

    3- Asla göstermezler.
    Bunlar Saracoğlu ve Arena'ya çıkarken kafalarında bir tek şey vardır; Fenerbahçe ve Galatasaray aleyhine asla hata yapmamak.
    Bilirler ki bunları yaparlarsa futbolun baronları tarafından dışlanacaklardır.
    Saraçoğlu ve TT Arena'da F.Bahçe ve G.Saray lehine çok kolay penaltı verirler, aleyhlerine asla vermezler.
    Kırmızılar rakiplere çok kolay çıkar. Daha geride olsa da buna Beşiktaş da dahil.

    GÜRCAN BİLGİÇ: MHK 'nin hakemlere baskısı çok büyük
    1- İnanmıyorum. Büyük takımların maçlarını yönetecek isimler konusunda dört kere düşünüyorlardır. Onlar da çıkacak gürültünün farkındalar. Kritik kararların yüzde yüz emin oldukları anlarda çalınması için tembihliyorlardır hakemlerini.

    2-Aynen öyle düşünüyorum. Bugün MHK'yı yönetenler ve hakemleri eğitenler zaten bu ağabeyler. Açık açık olmasa da sohbetlerde tüyolar verilir. Sadece bizde değil. Avrupa'ya bakın; Real ve Barcelona dışındaki takımların taraftarları da aynı böyle düşünüyorlardır. Büyük takımsanız, takdir sizin lehinizedir.
    Bu değişmez.

    3-Aslında en objektif yönetimlerini bu maçlarda yapıyorlar.
    Daha cesaretli ve risk alan düdükler çalıyorlar. Aynı Cüneyt Çakır'ın Avrupa'da yönettiği maçlardaki başarısı gibi.
    Türkiye'deki baskıdan uzaklaşınca, her maça kafası rahat çıkıyor ve en az hatayla maçı bitiriyor.

    METİN TEKİN: Bazı hatalarda 'acabalar' oluşuyor
    1- Zaman zaman hakem hocalarından öyle şeyler duyuyoruz ki kafamızda 'acabalar' oluşmuyor değil. Ancak ben yine de bir rengi, bir kulübü ayrıcalıklı kılmak, avantaj sağlamak için yapıldığını düşünmüyorum. Düşünmek de istemiyorum.

    2-Baştan belirteyim, genç hakem-yaşlı hakem yoktur. Yeterliliği olan hakem vardır. Bu işi yapabilir kalitede olması önemlidir. Şu bir gerçektir, Türkiye üzerinde daha çok taraftarları olduğundan 3 Büyükler lehine kararların daha kolay verildiğini yıllar içinde gördük. Ama bugün bu konuda çok daha olumlu adımlar atıldığına inanıyorum. Bütün maçların yayınlarının olması ile birlikte durumun çok daha adaletli yönetimlere kaydığını düşünüyorum. Yine de hatalar oldu, oluyor ve olacak.

    3- Vurguladığım gibi 3 Büyükler lehine karar vermek hakemlerimiz için zaman zaman daha kolay oluyor. Bunun, herhangi bir statta kasıtlı yapıldığını düşünmüyorum.

    SERKAN KORKMAZ: Muhabbetçilere yancılara kuryelere özellikle dikkat
    1- Takım çıkarı gözetiyorlar ama, iddialar doğruysa, bahsettiğimiz takım bildiğimiz takımlardan değil... Futbolun kanaat önderleri(!) ve o önderlerin, yancıları, kuryeleri, muhabbetçileriyle oluşturduğu bir takım var...
    2- Yılanın kuyruğu, kafasını takip eder...
    3- Yetenek, futbol bilgisi ve zeka konusunda sıkıntılı oldukları kesin. Bunu ben değil, Türk Hakemliği'nin efsane ismi Hilmi Ok söylüyor. Niyetleri iyi ya da kötü ne fark eder?

    DEVAMI YARIN...

    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN