Web Sürümüne Geç

    Tahkim istifa etmeli

    Tahkim istifa etmeli
    Salı 29.01.2013

    Melo'nun cezası Tahkim'in önüne gelmesi halinde ortada iki belge var: 1- Hakem 'Tükürdü' diyor. 2- Lig TV'nin kayıtları 'Tükürmedi' diyor. 'Görüntüde yok' diye ceza kalkarsa hakemlere ikinci darbe olur. Tahkim'in 'Meireles' kararıyla Türk futbolunu nasıl bir çıkmaza soktuğunu şimdi yaşıyoruz. Bu Tahkim görevde kaldığı sürece de bunu temizlemenin imkanı yok. Kurtuluş için de tek yol var

    Galatasaray, Beşiktaş'ı 2-1 mağlup ederken, Melo'nun gördüğü kırmızı kart maça damga vurdu. Meireles'in ardından Melo da yine çokça konuşulacak gibi...
    Tükürdü mü, tükürmedi mi, kırmızı kart haklı mıydı? Siz ne düşünüyorsunuz? Tabii PFDK ve Tahkim'in kararlarının ne olacağı da merakla bekleniyor!

    Ortada iki şey var: 1- Hakemin raporu... Raporuna, "Tükürdü" diye yazmış. 2- Maç sonrası özellikle Maratonu izledim. Hareketin olduğu andan itibaren Melo parmağı ile yukarıyı gösteriyor ve "God - Allah" diyor. Yani, 'Yukarıda Allah var, tükürmedim' diyordu.
    Bunu merak ettiğim için Maraton'u izledim. Maraton'da 15-20 kere falan her açıdan ve çok yakından gösterildi. Ayrıca her ayrıntıyı yakalayan bir kameranın görüntüleri gösterildi. Şansal, "Bu kamera hiçbir şeyi kaçırmaz, ağızdan tükürük çıkmadığı, açık ve net olarak görülüyor" dedi.
    Markus Merk, "Teşebbüs, yapmakla aynı suçtur. Melo'nun dudaklarının şekli, tükürme halini alıyor. Ağızdan tükürük çıkmaması kırmızı kartı haksız duruma düşürmez. Kırmızı kart doğrudur ama tükürük çıkmadıysa cezayı değiştirir. Yani, adamın suratına tükürüğün yapışmasının cezası ayrıdır, teşebbüs halinde kalmasının cezası ayrıdır. Maçta ikisi de kırmızıdır ama ondan sonrası disiplin kurulunun işidir" dedi.
    Şimdi PFDK bir ceza verdi, ne ceza verdi bilmiyorum.
    Galatasaray itiraz etti, ceza Tahkim'in önüne geldi. Ortada iki belge var: 1- Hakem "Tükürdü" diyor. 2- Lig TV'nin kayıtları "Tükürmedi" diyor. Tahkim Kurulu ne karar verecek?

    RAPOR YAZILMASIN!
    Bir hakemin raporunu ikinci defa 'Görüntülerde yok' diye yok sayarsa Türkiye'de artık herhangi bir hakem raporuyla kimseye ceza vermek mümkün olmaz.
    Tükürdü mü, tükürmedi; hakem raporu iptal... Tekme attı mı, atmadı; hakem raporu iptal... Dirsek attı, atmadı; hakem raporu iptal!
    O zaman hakem raporunu kaldırırsın bütün cezalar Lig TV görüntülerine göre verilir!
    Dünya üzerinde öyle bir şey yok.
    Tahkim Kurulu'nun, 'Meireles' kararıyla Türk futbolunu, nasıl bir çıkmaza soktuğunu şimdi yaşıyoruz. Bu Tahkim Kurulu görevde kaldığı sürece de bunu temizlemenin imkanı yok. Melo olayı daha disipline gitmeden, Tahkim Kurulu görevinden istifa etmeli ki Türkiye temiz bir sayfa açsın, yeni gelenler, 'Eskinin kararı bizi alakadar etmez.
    Biz yepyeni insanlarız. Biz şuna göre karar veriyoruz' desinler ve onlara inanalım.
    Yoksa "Tükürdü" diyen hakem kararına rağmen şu görüntülerle Tahkim Kurulu, verilen tükürme cezasını iptal etmek zorunda... Peşinen söylüyorum; PFDK ne ceza verirse versin, Tahkim, tükürmeyi iptal etmek zorunda... Yani Melo'nun cezası kırmızı karttan, otomatik bir maç...
    O kadar...
    Bu da Türk hakemliğine vurulmuş en büyük darbe olur. Hakemin raporunu ikinci defa hiçe sayarsa...
    Kurtuluşun tek yolu Tahkim Kurulu'nun istifa etmesi... t Peki Melo'nun bu olaydaki payı nedir? Siz de sık sık 'Takımı her eksik bırakacak, dengesiz bir oyuncu olduğunu' söylüyordunuz.
    Melo'nun bir canlı bomba olduğunu en az 10 kere Fotomaç sayfalarında söyledim. Ben Melo'yu takıma almam. Kendi takım arkadaşını soyunma odasında dövenadamdan hayır gelir mi!..
    Hadi geçen sene Fatih Terim'in, 'Efendim şampiyonluğa gidiyorduk' demesini yaladık yuttuk! Benim bildiğim Fatih Terim anında bitirir o işi... Ama bu senenin başında artık Melo ile başlamaması lazımdı. Melo öyle bulunmaz Bursa kumaşı bir futbolcu da değil...
    Çok muhteşem bir adam olur da 'Fatih hocam şunu adam edersen kazanırsın' dersin.
    Ama Melo'yu kazansan ne olacak! Böyle bir saatli bombayı, on paralık futbol değeri de yokken takımda tutmanın manası nedir; ben anlamıyorum!
    Ama Fatih Terim'in yaptığı pek çok şeyi anlamıyorum. t Melo kırmızı kart gördükten sonra Oğuzhan'ın jest ve mimikleri de ilginçti. Sürekli yüzünü sildi ve hakeme de göstermeye çalıştı. Oğuzhan'ın hareketlerinden nasıl bir sonuç çıkarıyorsunuz?
    Maraton'da, görüntüler gösterilirken, Şansal Büyüka, Hakan Şükür, Tümer Metin ve Markus Merk, 'Melo tükürdü mü, tükürmedi mi' diye durmadan tartıştılar. İçlerinden bir tanesi, Oğuzhan'ın suratına tükürüldüğünü hakemin gözüne sokmak için ne numaralar yaptığını söylemedi bile!.. Bu laf konuşmaya girmedi. Ne Hakan, ne Tümer, ne Markus Merk ne Şansal!
    Önce eliyle yetmedi öbür koluyla, dirseğiyle...
    Yani okkalı bir balgam geldi adam temizleyemiyor bir türlü... Oğuzhan'ın yaptığı bu ve bunu konuşan yok Türkiye'de! Tükürdü mü, tükürmedi mi!..

    DENTİNHO'YU GÖSTERMEDİ
    Tükürmediyse eğer Oğuzhan'ın yaptığı bir yüz karası utanç! Aynı anda Fernandes de yan hakeme koşuyor; 'Tükürdü' diye!.. Beşiktaşlı futbolcuların, hakemi kandırıp Melo'yu attırmak için çırpınmaları da ayrı bir suç... Hakemi aldatmaya yönelik suç. Sportmenliğe aykırı bir suç! Beşiktaşlılar 'Bu adam atılsın. 10 maç ceza lasın' diye uğraşıyor ve bunu tartışma gereği duymadı, Şansal Büyüka, Hakan Şükür, Tümer Metin ve Markus Merk! 'Tükürmedi' kararına vardılar aşağı yukarı... Peki, tükürmediyse Oğuzhan ne yapıyor, neyi siliyor?
    Fernand e s n e - reye koşuyor?
    Sadece o değil, o yeni gelen Brezilyalı Dentinho...
    Yani yanında Burak zemzemle yıkanmış!
    Ben böyle bir sahtekârlık görmedim!
    O pozisyonların hiçbiri Maraton'da görüntüye gelmedi. 'Melo'yu attırdık, bir kişi daha attıralım' diye oynuyor Beşiktaş! Böyle oynanacaksa, futbol oynanmasın. 'Rakipten bir adam attırayım, eksilsin, öyle yeneyim!' t Tam olay anında Tolga Özkalfa yere bir şey düşürdü ve ne olduğunu fazla da görmedi.
    Yan hakem Cem Satman'ın uyarısıyla kırmızı kartı çıkardı.
    Yan hakem söylüyor ama önemli değil... Görmüş de olabilir. Hakem hatası olabilir. Orada önemli olan; tekrar söylüyorum; 1- Tahkim Kurulu, hakem raporuna mı, görüntülere mi itibar edecek. 2- Görüntülere itibar ederse yanlış rapor yazan ve hakemi yanlışa sevk eden Beşiktaşlılar için ne yapacak? Geçen sefer Halis Özkahya için hiçbir şey yapmadı çünkü... 'Sen sahte rapor yazıp adama 11 maç ceza aldırdın' demediler. Bu defa ne yapacaklar.
    İşin her türlü ucu Tahkim'e dayanıyor. Hangi Tahkim'e; güvenilmeyen, inanılmayan, itibarını yitirmiş bir Tahkim'e...
    Tekrar ediyorum, onların orada bir saniye daha kalmamaları lazım.

    BiR ŞEYLER DöNüYOR
    Galatasaray yönetimi, takımdaki forvet bolluğuna rağmen Drogba'yı da alarak bir bomba daha patlattı. Drogba doğru bir transfer mi?

    Maç öncesi Sneijder statta tur atarken, skorboardda 'Drogba ile anlaşma yapıldığı' yazılmış. Türkiye'nin en çok forveti olan takımına bir forvet daha alınıyor! Milli takımın iki forveti Galatasaray'da, İsveç Milli Takımı'nın santrforu Galatasaray'da, Çek Milli Takımı'nın santrforu Milan Baros kadroda bile yokken beşinci santrforu alıyorsun!
    Üstelik Galatasaray'ın stoperi yok, sol beki yok! Bu nasıl bir transfer politikasıdır, anlamanın imkanı yok. Galatasaray'da bir şeyler dönüyor. Kimsenin kimseden haberi yok!
    Galatasaray'da nerede ihtiyaç fazlası var, nerede ihtiyaç var belli. Sen stoper sorununu çözmeden, sol bek sorununu çözmeden kalkıp bir de Drogba'yı niye alıyorsun!
    Hani Galatasaray'ın o Rus ya da Azeri milyarderleri var ya öyle bir hovarda başkanı olur da keyfi için adam alır, tamam. Ya Galatasaray'ın eşek yüküyle borcu var. Drogba için bilmem ne bankasından 20 milyon dolar borç almış yeniden. Tam ayranı yok içmeye...
    Hakikaten inanamıyorum!..

    HOVARDALIK BİLE DEĞİL
    Drogba'nın transferi Umut ve Burak'ı ve dolayısıyla milli takımı nasıl etkiler?

    Afrika Kupası'nda kaç dakika oynamış?
    İnanılır gibi değil. Bankada milyonların olur, harika da bir savunma kadron olur, 'Bir de Drogba'yı alayım, reklam yapayım' dersin, tamam... Ama senin Umut ve Burak gibi Türk Milli Takımı'nın iki santrforun varken, onları sıfıra sayıp, hangi ülkede oynadığı belli olmayan, milli takımında 10 dakika oynayan, 35 yaşında bir adamı 'Drogba' diye alıyorsan sen, bunun adı 'Hovardalık' bile değil!
    Ama ben söylüyorum; Terim ile Aysal arasında bir şey var. Kesin var.

    SNEiJDER VE ENGiN'i OYUNA ALMAK iNTiHAR
    Melo oyundan atıldıktan sonra Terim'in forvetleri bir bir kenara alıp savunmayı güçlendirmesi doğru bir tercih miydi?

    Beşiktaş karşısında yaptığı değişiklikleri de anlamadım. Geçen hafta da söyledim; "Yaptığı her değişiklik takımın aleyhine oldu" diye... Bu defa da öyle... İki hafta üst üste... 'Maçı özetle' desen, Beşiktaş, Fatih Terim'e rağmen kaybetti. 'Beşiktaş maçı kazansın' diye Samet hocadan daha çok uğraştı.
    Engin'i oyuna sokmasının sebebini anlatsın.
    Bizim yorumcular kağıt üzerinde rakamlar konuşmaya çok meraklı... 'Efendim, Sneijder oyuna girdiği için 4-4-2'den 4-4-1-1'e dönüyormuş!' 1-1'e dönmesi için bir santrfor çıkarması lazım! Sneijder'i santrfor arkası oynatacak.
    Onun için Umut'u almış.
    Peki Engin! Haftalardır oynatmadığın Engin ve 4 aydır topa vurmayan Sneijder'i aynı anda oyuna sürmek nasıl bir yorumdur, nasıl bir cesarettir ve de niyedir! O sırada mağlup durumda olursun da bir kumar oynarsın. Yahu galip durumda oynuyorsun! Maçın genel görünümüne baktığın zaman da golü atacak takım Galatasaray... Beşiktaş tesadüfen kornerden bir gol attı.
    Tesadüfen de değil... Galatasaray artık akla hayale gelmez goller yiyor. Fernandes korneri atarken 18'in içinde 11 Galatasaraylı var. İki santrforun ikisi de orada... O kornerden kafa vurabilecek tek Beşiktaşlının Sivok olduğunu Bursa'daki sağır sultan biliyor.
    Almeida da yok, başka kafa vuracak adam yok.
    Muslera dahil 11 adam orada, Sivok kafayı bomboş vuruyor! Bu nasıl bir savunma çalışmasıdır?
    Galatasaray'ın bu sene duran toptan yediği pozisyonun haddi hesabı yokken hâlâ bunun önlemi alınmıyorsa bu Galatasaray, antrenmanda ne çalışıyor!
    Şimdi efendim; 4-4-2'den 4-4-1-1'e dönmek için bir santrafor çıkarıyor. Kimi çıkarıyor; Umut'u! Bir kere daha Fatih hocam, oyundan çıkarken Umut'un yüzünü seyretsin. Bu sene Fatih Terim başından beri Umut'u bitirmeye oynuyor sanki!.. Ancak kasıtlı bir hoca 'Ben bu adamın futbol hayatını söndüreceğim' diyen bir hoca bunu yapar.
    Umut, sahanın en iyi adamlarından biriydi çıktığında... Taktik değişikliği yapıyorsan, iki santraforu bire indiriyorsan; çıkması gereken adam Elmander, Umut değil... Arkadan Elmander'i de çıkardı ve Hakan Balta'yı soktu.
    Düşünebiliyor musun; takım santraforsuz kaldı!
    Türkiye'nin en bol santraforlu takımı, sahada santraforsuz kaldı.
    Hakan Balta'yı soktu. Niye soktu Hakan Balta'yı?
    Normalde düşünüyorsunuz ki hücum zayıfladı, Hakan Balta'yı sol beke koyacak, Riera'yı ileri sürecek. Hayır, Riera sol bekte devam!
    Hakan Balta'nın oyuna girmesinin sebebi açık; Hilbert'i tutacak. 'Beşiktaş'ın sağ bekini marke etsin' diye Galatasaray takıma sol açık aldı ya! Bir sol beki, 'sol açık' diye koydu! Kendi sahasında oynuyor, 2-1 galip! Diyeceksin ki '10 kişi.' 10 kişi ama oynadığı oyunu görüyoruz.

    BERABERLİĞE RAZIYDI
    Sahanın hâkimi olan takımı Galatasaray, topla daha fazla oynayan takım Galatasaray, arka arkaya gol pozisyonuna giren takım gene Galatasaray. Çünkü karşısında 'Beşiktaş' diye bir takım yok. 9 kişi de kalsa 'Beşiktaş' diye takım yok. Hilbert'i tutmak için santrfor çıkarıp sol bek koyuyor oyuna! Bu ne demek; 'Ben beraberliğe razıyım.' Yani 'Bundan sonra bir tane yiyelim ama iki tane yemeyelim.' Bunun önlemini alıyorsun!
    Skor 2-2 olsa ne olacak? Golcün kalmamış takımda... 3-2 aklında yok, üçüncü gol aklında yok. Olsa Umut'u aldıktan sonra Elmander'i artık oyundan almaz ya da Burak'ı sokar.
    İnanamadım, hakikaten inanamadım; bir teknik direktör bir futbolcusunu bu kadar mı bitirir! Bu sene Fatih hocamın Umut'u bitirmesi, spor eğitimlerine örnek olarak geçecek bir olaydır. Lige en iyi başlayan santraforu işte böyle bitirirsin!
    Ben çok şaşırmıştım, Elmander ve Umut'la başladığında... Meğer bitirmek için başlatmış, oynatmak için değil. Öyle diyorum yani!
    Fatih Terim, kendini lütfen Umut'un yerine koysun, empati yapsın. 'Şu senenin başından beri ben bu çocuğa neler yaptım, bu çocuk şimdi ne düşünüyor?' diye bir düşünsün bakalım.
    Kendisi tabii mantıki bin tane sebep sayabilir, 'Ben şunun için Umut'u çıkardım' diye...
    Ama bir de madalyonun öbür tarafı var, karşında bir insan var. Galatasaray'ın en çok golünü atan adamlardan biri var. Şu maçta da en iyi adamlardan biri var.
    Engin ve Sneijder'in, ikisini beraber 57. dakikada oyuna sokmak intihar! İkisi de ne zamandan beri oynamayan adamlar. Sneijder'in halini gördünüz mü? 75. dakikada nefes alacak hali yoktu. Tükendi, bitti! 9 kişi kaldı Galatasaray. Engin'den zaten bir hayır yok. Hakan Balta, Hilbert'i tutmaya girmiş.
    Geçen hafta Kasımpaşa'ya yenilen takıma, Beşiktaş bu kadar mahkûm oynuyorsa bir de yeniliyorsa; Beşiktaş'ın çok düşünmesi lazım. t Beşiktaş'ta Almeida yoktu ve Aybaba onun yerine forvete Holosko'yu koydu.
    Oğuzhan'ı yedek bıraktı ama Fernandes tercihi de pek tutmadı.
    Aybaba'nın ne yaptığını anlamak mümkün değil, anlayamadım. Ama şöyle bir Galatasaray'ı, bu kadar kötü yönetilen Galatasaray'ı
    yenemiyorsan sen!..

    Röportaj: Bülent CAN



    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN