Web Sürümüne Geç

    Podolski bu işi götürür

    Podolski bu işi götürür
    Cuma 26.09.2015

    Yılmaz Şenol sordu, Levent Tüzemen cevapladı

    Hamza hocanın ağır sitemleri oldu. Sizce çok mu duygusaldı, tepkisinde haklı mıydı..?
    Bardağın dolu tarafından bakarsak Hamza hocanın "Ben kötü hocayım" serzenişini gereksiz ve zamansız bir yorum olarak görebiliriz. Hamza hoca bir yılı doldurmadığı G.Saray'da 3 kupa kazanıp 20. şampiyonluk ile birlikte 4. yıldızı takarak tarihe geçti.
    Kimse bu gerçeği değiştiremez. Şampiyon olmuş bir hoca olarak duygusallığa kapılması ve kendi dönemini ironi yaparak eleştiri masasına yatırması hoş karşılanmayabilir.
    Bir de bardağın boş tarafına bakmak lazım! İstediği transferler yapılmamış, üstelik son gün Melo ve Telles gibi ilk 11 oyuncularını kaybetmiş bir hocayı tabeleya bakarak eleştirmek haksızlık ve egoistlik olur.
    Hamza hocanın yerinde başka biri olsaydı kesin bırakıp giderdi. Mancini'ye devre arasında şu anda hiçbiri G.Saray'da oynamayan toplam 20 milyon euro'luk oyuncular alındı. Prandelli'ye sezona başlarken Olcan, Dzemali, Pandev, Tarık Çamdal gibi maliyetleri yüksek oyuncular alındı. Hamza hoca geldiği gün Florya'da kaybolan sevgiyi yeniden yeşertti.
    Arkadaşlık ilişkilerini güçlendirdi.
    Oyuncularına samimi davranıp onlara kalitelerini hatırlattı. Devre arasında elindeki birçok oyuncu kiralık olarak giderken yönetim kendisine jest olarak bir oyuncu bile almadı!
    Hamza hoca sezon başı bir sağ bek, bir stoper, bir golcü bir de orta saha istemişti.
    Yönetim ne yaptı? Denayer'i son anda kiraladı. Podolski yıldız diye alındı. R.Madrid'den Jose Rodriguez "ya tutarsa" mantığı ile transfer edildi.
    En doğru transfer her yerde joker olarak görev yapabilecek Alman Kevin Grosskreutz olacaktı ama profesyoneller (!) geç kaldığı için lisansı yetişemedi!
    Bu şartlarda masaya yumruğunu vurmayan ve "G.Saray'ın evladı" olarak gösterildiği için isyan bile etmeyen Hamza hocayı yerden yere vuranlar öncelikle vicdanları ile başbaşa kalsınlar.
    Bugün Burak sakat ve 1,5 ay oynayamayacak.
    Hamza hoca santrafor alınmadığı için şapkadan tavşan çıkarırcasına Umut, Podolski ve Sinan'dan etkili bir golcü yaratmaya çalışacak.
    Eleştirmek herkesin hakkıdır: Eleştiriler doğru yapılırsa Hamza Hamzaoğlu'na güç verir. Ama belden aşağı vurmak şampiyonluk yaşamış bir hoca adına büyük ayıptır.

    -Podolski tek forvet oynayabilir mi? Oynarsa başarılı olabilir mi?

    Hamza hocayla G.Saray'ın Avusturya kampı sırasında göl kıyısında ayak üstü bir sohbet gerçekleştirmiştik.
    O gün Hamza hoca 'Podolski için ne düşünüyorsun?' soruma şu yanıtı vermişti; "Bir taşta üç kuş vurdum. Podolski çok yönlü bir oyuncu. Sadece kanatlarda oynamaz, Alman yıldızdan santrfor olarak da faydalanacağım.
    Çünkü bunu yapabilecek kaliteye sahip. Hem sırtı dönük oynayabiliyor hem de önde top tutup takımını hücumda çoğaltabiliyor.
    Ayrıca yüksek tekniği sayesinde arkadaşları ile etkili paslaşmalar yapabilir"
    Hamza hoca Podolski konusunda haklı çıktı. İspanya liginde geçtiğimiz çarşamba günü Barcelona'yı 4-1 yenen Celta Vigo'yu G.Saray 2-1 yenmiş Podolski 1 gol atarken çabukluğu ile bir de penaltı kazandırmıştı. Podolski kanatlarda Yasin ve Sinan Gümüş oynaması şartıyla Burak'ın yerine rahatlıkla golcülük görevini yapar. Gerektiğinde Sinan Gümüş ile de pozisyon değişikliği yaparak oynayabilir.

    -G.Saray evinde henüz kazanamadı.Gaziantep maçı dönüm noktası olur mu? Astana ise kapalı kutu, sürpriz olur mu?
    Sakatlıklar ve cezalar nedeniyle Hamza hoca yeni sezon için ideal kadrosunu bulamadı. Son Trabzon deplasmanında G.Saray'da 5 yeni oyuncu vardı. Antep İyi kapanıp kontratağa akıllı çıkıyorlar. G.Saray savunması dikkatli olmalı. Ama ben Hamza hocanın Trabzon'daki kadroyu bozmayacağını düşünüyorum. Ve bu anlayışın Antep'i yenmek için yeterli olduğuna inanıyorum.
    Astana ise tam bir kapalı kutu! Ülkenin genetik özelliklerine bakarsak ve Kazakistan ile oynadığımız maçları gözetirsek şu rapor ortaya çıkar; çok koşuyorlar, mücadeleden kopmuyorlar.
    Skor olarak kaç gol yeseler bile asla oyun disiplinine ihanet etmiyorlar.
    Kazak Milli Takımı'nın bir çok oyuncusu da Astana'da oynuyor.
    Yani G.Saray koşu kalitesi yüksek bir takımla oynayacak. Hatırlatayım; Astana'nın zemini suni çim. Galatasaraylı oyuncular alışkın olmadıkları bu zeminde Astana'nın koşuya dayalı hiperaktif oyununa ayak uydurmaya çalışırlarsa dilleri bir karış dışarı çıkar. Kazanmanın iki formülü var, 1- Maç ayakkabısını zemine göre seçmek gerekir. Doğru malzeme bu tür maçlarda kazanmanın en büyük yardımcısıdır.
    2- Kompakt oynamak hem G.Saraylı oyuncularda yorgunluk yaratmaz hem enerjilerini ekonomik kullanmalarını sağlar hem de rakibi dar alanda oynamak etkisiz kılar. Ayrıca kaptan Selçuk'un Astana maçında sahada olması
    takıma güç ve kalite kazandıracaktır.
    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN