Web Sürümüne Geç

    Büyük hata

    Büyük hata
    09 Ekim 2015, Cuma

    Cenk Ergün'ün zaten bilinen ve resmiyete döktüğü "Avrupa'ya gidemeyebiliriz" açıklaması G.Saray gibi AŞ olan ve SPK'da işlem gören bir kulübe büyük zarar verir

    Sportif direktör Cenk Ergün'ün, "Gelecek sezon Avrupa'da olamayabiliriz" açıklamasını nasıl yorumluyorsunuz?
    Bu tehlike Ünal Aysal döneminden beri sürüyor. G.Saray Başkanı Dursun Özbek iktidar olmadan önce yönetimini camiaya tanıtırken şöyle demişti, "G.Saray'ın borcunu biliyoruz ve korkmuyoruz. Sadece rakamları doğru okumak gerekir.
    Ben ve ekibim zorlukların altından kalkabilecek güçteyiz.
    Bize güvenin."
    Dursun Özbek 2800 oyla G.Saray'da başkanlık koltuğuna oturduktan sonra hemen kolları sıvayıp tasarrufa gitti. Kulüp içinde"yüksek maaş" alanlar gönderildi. Ödemeler rayına oturdu. Başkan Özbek bunu yaparken hedefi G.Saray'ı israftan kurtarmaktı ve başarılı oldu.
    UEFA'nın 'mali fair-play disiplini' ile ilgili G.Saray'a verdiği ültimatom sonucu başkan Özbek zorunlu olarak transferde 'dışarıda olan ayakları yorganın içine çekmeye' çalıştı. Maliyetli oyuncular ya satıldı ya da kiraya verildi. Podolski dahil birçok oyuncu düşük maliyetlerle transfer edildi.
    Hâlâ G.Saray'ın Aysal döneminde yapılan pahalı ve gereksiz transferler yüzünden canı yanıyor. Başkan Özbek Avrupa'ya gidememe tehliesi ile ilgili, "UEFA'nın istediği mali fair-play'e ayak uydurmak için yoğun bir çalışma içindeyiz. Ben G.Saray'ı Avrupa'ya götürmeyen başkan olmak istemiyorum" demişti.
    G.Saray, UEFA ile bir görüşme yaptı ve tasarrufla ilgili yapılanlar belge olarak UEFA'ya sunuldu.
    Sportif direktör Cenk Ergün'ün de içinde bulunduğu ekip UEFA'dan, "Mali disipline hızla uyum sağlıyoruz. Elimizdeki bazı oyuncularla yolumuzu ayırdık ve pahalı transferler yapmadık. Sizden bir yıl daha uzatma istiyoruz" talebinde bulundular.
    Avrupa'ya gidememe tehlikesi zaten biliniyordu. Ama bunu resmiyete dökmenin hatta belge haline getirmenin anlamı yoktu. Profesyonel kimlikli Sportif Direktör Cenk Ergün maçlardan sonra medyanın önüne çıkıp sorulara cevap veriyor.
    Söylemleri mantıklı, akıllı ve doğru. Kendisini de Astana'da kutladım. Ancak G.Saray'ın Avrupa ile ilgili tehlikesini "Gidemeyebiliriz" diye yorumlamasını hatalı buluyorum. Bu sözün alt yazısı "Gidemeyeceğiz" anlamına geliyor.
    -Peki bu açıklama G.Saray'a nasıl bir zarar verir? Sizce tehlikesi nedir?
    G.Saray halka açık ve SPK'ya (Sermaye Piyasası Kurulu) bağlı bir kulüp. Bu tür söylemler kulübe ciddi zarar verir.
    Göğüs reklamının alınmadığı dönemde görüşülen sponsorlar geri adım atabilir. SPK, G.Saray'a, "Spekülasyon mu yoksa manipülasyon mu yapıyorsun" diye hesap sorabilir.
    Profesyonel kişiler çalıştıkları kurumların marka değerini iyi analiz etmeli ve söylemlerde bulunurken ne gibi zararlar oluşacağının hesabını yapmalıdır.
    - Ligin ilk 7 hafftasında G.Saray'ın performansı sizce nasıldı? Sarı-kırmızılıların futbolunu siz beğendiniz mi?
    Tabela üzerinden konuşursak lider Beşiktaş ile arasında iki puan olan ve ikinci sırada oturan G.Saray'ı başarılı bulabiliriz.
    Ancak G.Saray'ın oynadığı oyundan kimse keyif almıyor.
    Carole, Denayer, Rodriguez, Bilal Kısa ve Podolski'nin ilk 11'in yeni oyuncuları olduğunu düşünürsek G.Saray'ın takım uyumunu yakalama konusunda sıkıntı yaşadığını vurgulamalıyız. Üstelik Podolski ve Bilal Kısa dışındaki oyuncular G.Saray'a büyük hedeflere koşan takımlardan gelmediler.
    Yeni ve genç yabancılar uyum sorunu yaşıyorlar. Hamit'in sakatlanması özellikle Melo'nun gitmesi G.Saray'ın orta alandaki kalitesini ve gücünü olumsuz etkiledi. G.Saray'a karşı rakipler hücum ederken göbekten kolay geliyorlar. Çünkü Bilal-
    Rodriguez ikilisi oyunun sadece hücum yönünü oynuyorlar.
    Rakibi karşılama konusunda zafiyet yaşıyorlar.
    Melo gittikten sonra Selçuk'un da huzuru bozuldu.
    G.Saray kaptanı artık Melo dönemindeki gibi çok fazla hücuma destek veremiyor, zorunlu olarak oyunun defansif kısmında görev yapıyor.
    Hamza hoca orta alandaki zafiyeti gidermek için Selçuk'un yanına ya Chedjou'yu ya da Denayer'i monte etmeli.
    Selçuk- Chedjou, Selçuk-Denayer formülleri orta alana rakibi karşılama konusunda pozitif yansır. Kaptan Selçuk da Melo dönemindeki gibi hücuma verimli destek sunabilir.
    - G.Saray'da sorunlar bitti mi yoksa sürüyor mu?
    Değişen G.Saray'da yeni sezonda bütün yük Muslera, Hakan Balta, Selçuk, Sneijder, Burak ve Podolski'nin üzerinde olacaktır. Bu yıldızlar topluluğu iyi oynadıkları ve sorumluluk aldıkları sürece G.Saray takımı sorun yaşamaz.
    - Hamza hocayla ilgili tribünlerden istifa sesleri vardı.
    Yönetimin Hamza hocadan takımın gidişatı ile ilgili istediği rapor, kriz yaratmıştı. Eleştirilerden bunalan hatta medya ile karşılıklı söz düellosuna giren Hamza hoca zihinsel olarak dağıldığı bu ortamda yönetime rapor vermeyeceğini açıklamıştı.
    Ancak başkan Özbek'in olaya el koymasından sonra soğuk rüzgarlar dindi.
    Hamza hoca da atanmış bir kişi olarak seçilmişlere bilgi vermesi gerektiğini anladı.
    İstifa Hamza hoca için zaten söz konusu olamaz. Çünkü Hamza hoca sözleşme yenilerken "Konu Galatasaray'ın menfaatleri ise gerisi sadece teferrüattır" demişti.
    Yönetimin 3 kupa kazanmış, 4. yıldızı takmış hocayı göndermeye çalışması da yanlış olurdu.
    Zaman zaman yıldız oyuncularla teknik adamlar arasında sürtüşmeler yaşanabilir.
    Akıllı teknik adamlar bu sürtüşmeleri restleşmeye götürmez.
    G.Saraylı futbolcular geçen sezon şampiyon olurlarken Hamza hocanın iletişimi ve yaklaşımı sayesinde önce takım bütünlüğünü yakalamışlardı, sonra da art arda kupaları kazandılar.
    Milli maç sonrası özellikle Sneijder'in de sözleşmesi uzatıldığına göre artık Florya'da yeniden aile bütünlüğünün sağlanacağını düşünüyorum. Kaldı ki oyuncular adına şunu söyleyebilirim; huyunu suyunu bildiğiniz ve insani açıdan övgüler yağdırdığınız hocayla çalışmak yerine huyunu suyunu bilmediğiniz yeni bir hocayla çalışmak
    sıkıntıları daha da büyütür.
    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN