Usta kalemler Beşiktaş'ı yazdı

Rıdvan Dilmen: Kartal'da anahtar çok
Beşiktaş ısrar etti ve kazandı...
Malatya karşısında oyun temposunu artırdı ve kazandı. Adriano'nun gerçek yerine dönmesi de bunda etkili oldu. Çünkü soldaki etkinliği daha fazla bu oyuncunun... Gökhan oyuna girince, Oğuzhan-Tolgay değişikliğiyle orta sahadan da dönen topları aldılar ve sonuca gittiler. 80'den sonra Erol Bulut, Beşiktaş'ın hamlelerinden sonra 1 puana oynamaya başladı... 5'li savunmaya dönerken, Adriano devreye girdi kesti ve gol yaptırdı.
Başakşehir ve Galatasaray'ın kazanması, Beşiktaş'ın bir hafta sonra TT Stadyumu'na gidecek olması kazanmasını mecbur kılıyordu.
Kolay maç yok... Düştü denilen Osmanlı, Gençlerbirliği'ni potaya attı. Bu Osmanlı, Başakşehir ve Beşiktaş'la oynayacak... Fenerbahçe'nin de Antalya maçı kolay olmayacak.

Beşiktaş oyunun büyük bölümünde favori gibi oynadı ama bazen anlamsız şekilde oyundan koptular. İki takım arasında yıldızlar ve kalite açısından büyük fark var zaten...
Malatya için kolay bir sezon değil... Erol hoca ilk kez teknik direktörlük deneyiminde, bitime 4 hafta kala tehlikeli bölgede olmaması pozitif bir durum... 80'den sonra kafada bir puan vardı.
Adriano gibi iki ayağıyla kesebilen, Talisca gibi müthiş koşular yapan bir oyuncu, duran topları da iyi kullanan Beşiktaş var karşında. Yani, anahtarları çok olduğu için kilidi açtı... Önümüzdeki hafta da finale çıkacak. Beşiktaş kazanırsa dev bir adım atacak.
Kaybederse yarıştan kopar ama berabere kalırsa yarışta kalır.
Sinan Gümüş ile Talisca'nın attığı goller dengeleri değiştirdi... Fenerbahçe- Antalya maçı da son 4 haftaya girilirken olayı renklendirecek gibi görünüyor tabii Fenerbahçe kazanırsa...

EŞİĞİ GEÇEMİYOR
Oğuzhan'a bir parantez açmak gerekirse; sinirli ve gergin... Tam olgunluk döneminde. Kuvvetlendi ilerledi ama bir eşik var onu atlayamıyor. Geldiğinde yeteneğini görüyorduk ama malzemesini daha yukarlara çekemiyor. Güven problemi var. Hep kuvvetli olmak zorunda. Bu tip oyuncular antrenöre değil, sadece ve sadece aynaya bakacaklar. Talisca'dan sonra ceza sahasından uzaklaştı.

Erman Toroğlu: Yüzde 50'si Talisca!

Beşiktaş, Malatyaspor karşısında ilk 45 dakika tempo yapmadı. Ama topla fazla oynadılar, fazla şut attılar, oyunu kontrol ettiler. Tamam da rakibi boğacak bir baskı, tempo yoktu sahada. Oğuzhan çıkıp, Tolgay girene kadar bu oyun aynı şekilde sürdü. Tolgay oyuna dahil olduktan sonra oyun biraz hareketlendi. Beşiktaş bu yıl eski Beşiktaş değil, bunu bir defa kabullenelim!
Şunu diyebilirsiniz; Yahu Erman hoca, Beşiktaş kazandı yine eleştiriyorsun!
Bakınız! Kazanıyor ama nasıl kazanıyor?

Üst düzey oyuncuları var. Tamamen bireysel becerilerle kazanıyorlar. Bir gün Babel çıkıyor, bir gün Talisca, bir gün Quaresma.
Zaten bu üçünden biri yetiyor. İkisi olduğu zaman zaten kolay hallediyorlar. Üçü de tam kapasiteyle oynadığı zaman bayıltıyorlar. Peki rakibe pozisyon veriyorlar mı? Evet...
İstanbul'dan büyüklerden puan alacaksan veya yeneceksen bir gol de kafi gelmez artık, iki gol atman lazım. İki gol atarsan rakibin dengesini bozarsın ve işi halledebilirsin.

İlk yarıda bir Malatyasporlu hücumdaydı, üç Beşiktaşlı geride, bazen de dört… Böyle olduğu halde bile gol pozisyonu yakaladı Yeni Malatyaspor. Hele ikinci yakaladığı pozisyonu atsalar maç ne hale gelir?
Ama şu bir gerçek öyle veya böyle Beşiktaş'ın en tehlikeli adamı Talisca.
Onu Beşiktaş'tan çıkarırsanız siyah-beyazlıların gücü yüzde 50 düşer. Quaresma ve Babel kurtaramazlar o zaman Beşiktaş'ı.
Malatyaspor elinden geleni yaptı. Ama bir laf vardır ya; Benim adım hıdır, yapabileceğim budur. İşin özü de budur!

Zeki Uzundurukan: Quaresma'nın yüreği
Beşiktaş'ın maça coşkulu bir futbol anlayışı ile başlaması, tribünleri de ateşledi.
Ardından Malatyaspor savunmasında üç oyuncunun birden topa ıska geçmesi, Beşiktaş'a golü getirdi.
Negredo'nun golde pozisyon takibi ve vuruş ustalığı alkışlanacak cinstendi.
Golün erken gelmesi, Quaresma'nın sağ kanattan rakibi adeta felç eden bindirmeleri ve ortaları, Beşiktaşlı futbolcuları, hatta tribünleri bile rehavete soktu. Talisca üç net pozisyonda golle buluşamadı. Malatyaspor kontratağında Pereira, Fabri'nin koruduğu kaleye iyi bir vuruş çıkardı ama Fabri iyi yer tuttuğu için gole izin vermedi. Bu pozisyondan sonra saniyeler içinde top tekrar Pereira'ya geldi.

Vida, Pereira'yı karşılarken hem çok ağır kaldı, hem kademe hatası yaptı, hem de rakibine kolay bir vuruş imkanı sağladı. Ve Malatyaspor'un golü geldi. Bu Vida'yı alabilmek için ne çok uğraştı Beşiktaş yönetimi.
Ama Vida gibi o kadar çok savunmacı var ki Türkiye'de... Beşiktaş'ın rakipleri darmadağın edecek kadar güçlü bir hücum hattı var ama dün bu hücumcular birbirlerinden çok uzak oynadılar. Bu da Malatyaspor defansının işini kolaylaştırdı ilk yarıda. Beşiktaş, ikinci yarıya da tahrip gücü yüksek bir futbolla başladı.
Talisca'nın ceza sahası içinde adeta kurşun gibi giden kafa şutunu kaleci Farnolle akıl almaz bir biçimde kurtardı.

Kaderin cilvesi
Dakikalar geçtikçe Quaresma'nın Malatyaspor ceza sahasına yaptığı gollük ortalar, stresi de beraberinde getirdi siyah-beyazlı takıma... Bir türlü 2. gol gelmiyordu... Negredo da bu ortalara vurmakta yetersiz kaldı hep. Daha fazla yerden oynamalıydı Beşiktaş... Oyunun son bölümünde Malatyaspor skoru korumak için çok geriye yaslandı. Beşiktaş da oyunu tek kaleye çevirdi ama yaratıcı hücum yapmakta zorlandı siyah beyazlılar...
Kadere bakın ki, Caner sakatlanıp çıkıyor ve Şenol hoca, Adriano'yu sola çekiyor. O Adriano da jeneriklik bir orta yapıyor Talisca'nın kafasına...
Talisca da en iyi yaptığı şeyi yaptı ve Beşiktaş'ı zirvede tutan golü attı. Quaresma'nın şahane serbest vuruş golü ise üç puanın üzerini süsleyen çilek oldu. Talisca ve Quaresma'nın yüreği dünkü maçta 3 puanı getirdi...
Bu sonuçla artık tüm futbolseverler, şampiyonluk düğümünün çözüleceği Galatasaray-Beşiktaş derbisine gözünü çevirdi... Allah bu maçı yönetecek hakemin yardımcısı olsun...

Ertem Şener: Dördüncü olur
Beşiktaş takım halinde Kadıköy'de kalmış. Şenol Güneş hastanede ya da evinde… Taraftarı bile sadece kalabalık bir göründüydü.
İnsan yoğunluğu vardı uzun süre Vodafone tribünlerinde.. Onlar da bir tuhaftı.
Dün akşam Beşiktaş'a bir şeyler olmuş gibiydi.
Uzun süre devam etti bu görüntü. 81 dakika boyunca fiziksel, ruh, kafa olarak yoklardı. Sanki lig bitmiş gibiydi siyahbeyazlılar için. Beşiktaş ilk golüne bile normal, sıradan, klasik şekilde sevindi.
Negredo matador dansı yaptı!

Yahu 4-5 gündür ortalık yanıyor 'Şenol Güneş' diye! Adam golü attıktan sonra bütün arkadaşlarını alıp hocasına gitmez mi? Tribünler de Güneş'i unuttu. 81 dakika sahada dolaşan Beşiktaş'ı, kenarda oturan teknik heyeti, yedekleri, malzemeciyi...
Kimseyi tanıyamadım, anlamadım Beşiktaş'ta?
Gol anonslarını dün akşam, bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olduğu için minik bir kızımıza yaptıran yönetim, 72. dakikada gerçek, esas anonsçusunu devreye soktu! Taraftara seslendi. Uyuyan taraftara!.

Anonsçu devreye girince
Hatta sahada gezinip duran siyah-beyaz formalılara; 'Haydi Beşiktaş taraftarı haydi Beşiktaş' diye haykırdı gerçek anonsçu... Bir ara uyanır gibi oldu taraftar ama Beşiktaş sahada yoktu! Yeşil zemin üzerinde yürüyen siyah beyaz formalar vardı sadece.
Maçtan önce herkes 5-6 olur diyordu.
'Şenol Güneş tribünlere çağrılır' deniliyordu.
Hiçbiri olmadı. Beşiktaş, Malatyaspor'u rahatsız etmedi. Ezbere oynadı siyah-beyaz formalılar. Azıcık Quaresma vardı. Babel ve 2. golü atan Talisca hayal kırıklığı yaşattılar. Oğuzhan hiç yoktu.

BİZE ULAŞIN