Berke Özer'den flaş transfer açıklaması! Fenerbahçe mi? Avrupa mı?

Fenerbahçe bu günlerde transferde hareketli günler geçirirken, yeni sezonda yepyeni bir kadro yapılanmasına gitmeyi planlıyor. Sezon sonu sözleşmesi bitecek birçok isimle yollarını ayırmayı planlayan sarı-lacivertliler, kiralık gönderdiği isimleri de yakından takip ediyor. Bu isimlerden olan genç eldiven Berke Özer verdiği bir röportajda önemli açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...

Fenerbahçe'nin sezon başında Belçika ekibi Westerlo'ya kiraladığı 20 yaşındaki genç eldiven Berke Özer, çıktığı 22 mücadelede kalesinde 23 gol gördü. Altınordu altyapısında yetişen Türk futbolunun gelecek vaadeden yıldız isimlerinden biri olmaya aday isimlerden biri konumuna gelen Özer, Ajansspor'a verdiği röportajda samimi açıklamalarda bulundu.

GALERİ DEVAM EDİYOR

İşte Berke Özer'in o röportajı...

-Ülkemizde ve dünyada alışık olmadığımız süreç yaşanıyor. Senin corona virüsü ile ilgili gözlemlerin nelerdir?
Maalesef daha önce tecrübe etmediğimiz, çok sıkıcı ve üzücü bir durum yaşıyoruz. Nihayet yavaş yavaş atlatmaya ve normalleşmeye başladık. Umarım çok kısa sürede tüm dünya için her şey normale döner.

-Belçika'daki karantina sürecinden sonra Türkiye'ye geldin ve Gümüşhane'deki yurtta kaldın 14 gün. O süreç nasıl geçti?
Açıkçası bu süreç önce Avrupa'da yaşanmaya başladığı için biz biraz daha önce tecrübe etme imkanı bulduk. Ülkemize döndük ve 14 günlük bir karantina dönemimiz oldu. Güzel bir yurtta kaldık. Personel çok yardımcı oldu. Bireysel antrenmanlar da yapma şansım oldu. Benim için gayet güzel geçti.

- Artık yeşil sahalara dönelim. Fenerbahçe'den Westerlo'ya transfer oldun, Transfer sürecin nasıl gerçekleşti ve karar vermek zor oldu mu?
Aslında Fenerbahçe'ye gelmeden önce de yurt dışı bizim için çok güçlü bir seçenekti. Bu yönde de bir isteğim vardı. Her Türk futbolcusu gibi ülkemizi Avrupa'da temsil etmek istiyordum. Ardından Fenerbahçe'deyken böyle bir ortam oluştu. Bu süreçte menajerim Ömer Uzun ile konuştuk ve bu transferin benim için iyi olacağına karar verdik. Yaşımın da çok genç olması sebebiyle böyle bir karar aldık. Çok da iyi isabetli bir karar verdiğimizi düşünüyorum.

-Westerlo'da performansınla çok dikkat çektin, Avrupa'da oynamak sana şu ana kadar neler kattı?
Bu konuda Hasan Çetinkaya'ya ve teknik direktörümüze çok teşekkür ediyorum. Bana güvendiler ve forma verdiler. 22 maçta oynadım ve iyi maçlar çıkardım. Kariyerimde en çok maça çıktığım sezon oldu. Sezona başlarken şampiyonluk hedefimiz yoktu. Gösterdiğimiz inanılmaz performans ile birlikte kendimizi şampiyonluk yarışında bulduk. Son maça kadar da savaştık. Taraftalar da sonuna destek oldular. Onlara da teşekkür ediyorum. Sakatlandığımda da bana çok destek oldular. Bu deneyim benim açımdan oldukça iyi geçti.

-1 yıllık kiralık olarak Belçika'ya gittin, Westerlo'da devam mı etmek istersin yoksa Fenerbahçe'ye dönmek mi tercihin olur?
Westerlo'da başarılı bir sezon geçirdiğimi düşünüyorum. Kulübümle oturup konuyu değerlendireceğiz. Ben Fenerbahçe için hazır olduğumu düşünüyorum.

-Oradaki sistem ile ülkemizdeki futbol sistemi ve bakış açısı olarak ne tür farklar var?
Türkiye'de genel olarak takımlar bireysel oyuncuların performanslarına bağlı. Belçika'da ise takım bütünlüğü ön planda ve daha sistematik bir durum söz konusu. Türk futbolcular inanın daha yetenekli ve daha iyi futbolcu. Ancak profesyonellik Avrupa'da daha yüksek. Avrupalıların futbola bakış açıları da farklı. Onlar olayı bir eğlence olarak görüyorlar. Mesela Belçika'da maç öncesi kamp olmaması, maç sabahı toplanılması buna en güzel örneklerden.

-Yabancı sınırı ülkemiz futbolunda hep tartışlan bir konudur. Senin bu konudaki düşüncelerin nelerdir?
Türk futbolcuların başarılı olmasının önünde yabancı sayısının bir engel olduğunu düşünmüyorum. İyi yabancılar ligdeki kaliteyi de artırıyor. Yani iyi futbolcu ne olursa olsun formayı kapar ve oynar. Bunun ülkeyle, yaşla ilgisi olduğunu düşünmüyorum.

-Kaleci olmaya nasıl karar verdin ve bunun için neler yaşadın?
Benim babam da kaleciydi. Küçüklüğümden beri hep onu izleyerek büyüdüm. Hatta onun maç görüntülerini bile izlerdim küçükken. Aslında o benim kaleci olmamı istemiyordu. Ona göre futboldaki en nankör pozisyon kalecilik. O yüzden ilk zamanlarda kaleci olduğumu babamdan gizledim. O beni oyuncu olarak biliyordu. Sonra bir maçta üç penaltı kurtarınca hocalarım babamla konuşmamı ve akademide kaleci olmamı istedi. Babamla konuştuktan sonra bu konuda en büyük destekçim oldu.

-Fenerbahçe günlerine dönmek istiyorum. Fenerbahçe'ye transferin nasıl gerçekleşti ve sana neler hissettirdi?
Avrupa'dan kulüplerin beni takip ettiğini biliyordum. Benim de yurt dışına gitmek gibi bir fikrim vardı açıkçası. Ancak daha sonra Fenerbahçe'den bir teklif geldi. Başkanımız Ali Koç ile benimle ilgili düşünceleri üzerine konuştuk. Daha sonra menajerim Ömer Uzun ile de konuyu değerlendirdik ve bunun neticesinde küçüklükten beri tuttuğum takıma transfer oldum. Bu inanılmaz bir duyguydu benim için. Kelimelere dökmek tarifsiz.

-Fenerbahçe'ye transfer olduktan sonra sosyal medya mesajın çok beğenildi, O mesajın sırrı neydi?
Tüm sözleri bana ait bir mesajdı. Sadece hissettiklerimi ve düşüncelerimi anlatmaya çalıştım. Taraftarlar tarafından çok beğenildi, bu da beni çok mutlu etti.

DİĞER
SON DAKİKA