Fenerbahçe'de Obradovic'ten futbol yorumu! "Böyle oynarlarsa..."

Üst üste 5. kez THY Euroleague'de Final Four'a kalan Fenerbahçe Beko'da başantrenör Zeljko Obradovic, beIN SPORTS'a özel açıklamalarda bulundu. Obradovic futbol ile ilgili sorulara da birbirinden çarpıcı yanıtlar verdi. İşte o açıklamalar;

Koç, beşinci geleneksel Final Four öncesi röportajımıza hoş geldiniz.

Fena değil, değil mi?

Fena değil.

Bakalım bunu yapmaya devam edebilecek miyiz?

Elbette herkes finale kalmaktan, kupa kazanma ihtimalinden bahsediyor ama ben beş yıl üst üste Final Four'a kalmaktan söz etmek istiyorum. Çünkü siz bile, tüm zamanların en çok kazanan antrenörü olarak kariyerinizde bunu hiç başaramamıştınız.

Zamanı gelmişti. Çok mutluyuz. İlk geldiğimde herkes Final Four'a kalmaktan bahsediyordu. Ana hedef buydu. Oyuncularımız ve kulüp felsefemiz sayesinde bu hedefe ulaştık. Çok çok mutluyum, çünkü bunun ne kadar zor olduğunu biliyorum. Her yaz kadronuzda bazı değişiklikler olur ve bu değişiklikler sonrası herkesle mücadele edip Final Four'a kalmak için yeterli seviyeye çıkmak istersiniz. Bu sene çok iyi basketbol oynadık. Bu, yazın iyi iş yaptığımızı ve bazı kilit oyuncularımızın sakatlığına rağmen iyi basketbol oynamanın bir yolunu bulduğumuzu gösterir. Oyuncularımı şu ana kadar yaptıkları her şey için tebrik ediyorum.

Aynı zamanda Türk basketbol tarihinde de bir ilk. İlk kez yeni formatta bir Türk takımı normal sezonu lider bitirdi. Bu da zor olsa gerek, çift maç haftalarını da düşünürsek.

Evet ama o herkes için zor. Bence bizim için sezonun başında oynadığımız zorlu fikstür önemliydi. Barcelona, Olimpiakos ve Maccabi deplasmanlarını erken oynadık ve kazanmayı başardık. Bir şekilde bu oyuncularıma büyük bir güven aşıladı. Elbette daha çok çalışmamız gerektiğini anladık, her maç zordu. Ne olursa olsun, çalışma tarzımızdan ve maçlardaki reaksiyonumuzdan çok mutluyum. Bazı maçlarda anahtar oyuncularımız yoktu. Takımın kalanının cevabı çok olumluydu. Takımın basketbolundan dolayı çok mutluyum.

Bu sezon hikayelerden ibaret. Fenerbahçe Beko'nun sezonunu düşündüğümde hikayeler aklıma geliyor. İlk hikaye Tyler Ennis ve onun uyum süreci. Hatta Kaunas'taki Zalgiris maçında iyi oynadı ve galibiyete katkı sağladı. İlk hikaye Tyler Ennis'ti, birçok soru vardı. Zeljko Obradovic daha önce hiç Avrupa'da oynamamış, NBA'den gelen Kanadalı bir oyun kurucuyla oynayabilecek miydi? Çünkü sizin oyununuzda birçok detay var. Nasıl başladı ve talihsiz sakatlığa kadar nasıl gelişti?

Evet o maç Tyler için en iyi noktaydı. Felsefemizi anlamaya başlamıştı. Hep konuştuk, zamana ihtiyacı vardı. Onun için çok üzgünüm. Bu noktaya kadar takıma katkı sağladığı doğru. Sakatlık sonrasında takımın neye ihtiyacı olduğunu anlamamız gerekiyordu. Bazı seçeneklerimiz vardı. Ben her zaman çok düşünüp takım için en iyi opsiyonu bulmak isterim. O noktada Erick Green ile yürümek istedim. Oyun kurucu değil ama tecrübeli birisi. Takıma da çok yardımcı oldu. Erick'ten memnunum.

Hikayeleri düşününce, ana oyun kurucularınızdan biri Kostas Sloukas'tı. Saf oyun kurucu olarak bir tek o kalmıştı. Ben bir molayı hatırlıyorum, herkes de o Tel-Aviv'deki molayı konuştu. Biz yayındayken Kostas Sloukas'ı baskıdan korumaya çalışıyorsunuz gibi hissettik. Siz "Bir şey yapmadan önce bana sormalısın" dediniz. O molayla ilgili ne hatırlıyorsunuz?

İnsanlar bu molayı konuşuyor. Molalar çok özel anlardır. Oyuncuları bir dakika içinde uyandırmak ve savunma ve hücumda nasıl devam etmeleri gerektiğini anlatırsınız. Çok fazla bilgi verirsiniz. Her maçta benzer durumlar görebilirsiniz. İşin önemlisi, Kostas benim ona ne kadar güvendiğimi biliyor. Kostas geldiği güne oranla bizim için çok daha kilit bir oyuncu. Olimpiakos'ta oynadığı basketbolun çok dışında. Bu takımın liderlerinden biri. Herkes bunu biliyor. Çok akıllı, benim onunla nasıl konuştuğumu anlıyor. Benim fikirlerimi biliyor. O sahadaki koç. Bazen onunla bu şekilde özel ve direkt konuşunca, Kostas benim ne istediğimi anlıyor. Sadece Kostas ile değil, her oyuncuyla böyle. Benim işim bu. Maç boyunca oyuncuları uyandırmak, bazen sakinleştirmek, ki sonunda işimi yapabileyim.

O molayla ilgili çok detay var. Bir basketbolsever olarak molalarda ne söylediğinizi anlamaya çalışıyorum ve çok şükür ki antrenörler buna izin veriyor ve bazı detaylar bulabiliyorum. Siz Sloukas'ı uyandırmadan önce bir şey söylediniz. Jan Vesely baskı yüzünden topu Sloukas'a verememişti ve dribling yaparken topu kaybetti. Siz "Jan, bunu yapmaya hakkın var ama önünde alan varsa." Yani şunu anlıyorum, her oyuncunuzun saha içinde bir özgürlüğü de var.

Evet, bu olmadan imkansız. Her şey güvene bağlı. Oynamak istediğimiz basketbolu oyuncularımın iyi anladığını düşünüyorum. Hücumda ve savunmada bazı temel şeyleri daha iyi anlamaları için tekrarlamamız gerekiyor. Sen çok iyi bir örnek verdin, basketbolda alan çok önemlidir.

Zeljko Obradoviç basketbolundan bahsederken saha içi yerleşimi ve zamanlamanın önemini söyleriz. Elbette saha içi yerleşimi öncelikli. Sizinle 2012'den bu yana 12 ya da 13. röportajımız ve ilk günden bu yana her seferinde bunu konuşuyoruz. Saha içi yerleşimini sağlamak adına kadroyu koruyabilmek ne kadar önemli?

Çok önemli. Antrenör olarak işim daha kolaylaşıyor. Bazı oyuncularla dediğin gibi beş yıl, Melih Mahmutoğlu'yla altı yıl, bazıları üç, dört... Bilemiyorum. Benim için idmanda kısa bir mola alıp "hadi geçen seneden şu seti oynayalım" demek çok kolay. Herkes hatırlıyor. Bazı setleri ya da savunma taktiklerini. Sonrasında maç içinde de yapıyoruz. Tabii ki bu tarz bir otomatizm yakalamak işleri kolaylaştırıyor.

Setlerinizden bahsederken, onları anlamaya çalışırken, bu sezon sanki setten çok konseptlere sahip olduğunuzu görüyoruz. Yani set isimleri söylemek yerine konseptlerle yürüyor gibisiniz. Bazı şeylere oyuncular karar veriyor gibi.

Konseptler her zaman oyunun bir parçasıdır. Tabii ki ben her zaman bazı şeyleri değiştirip geliştirmeye inanırım. 27 yıl önce Avrupa şampiyonu olduğumda nasıldım, hatırlıyorum. Bugün, daha farklı bir antrenörüm. Bunu biliyorum, çünkü kendimi geliştiriyorum. Her gün kendinizi geliştirmek ve daha iyi olmak için iyi bir fırsattır. Oyuncular için de geçerli. Kendilerini geliştirmeliler. Biliyorum, beş yılı benimle geçirince bazı şeyleri tekrar etmek onlar için çok sıkıcı oluyor. Ancak bazı yeni oyuncular var ve tekrar etmek zorundasınız. Bu iş böyle. Birçok oyuncumun onlardan neyi talep ettiğimi bilmesi beni mutlu ediyor. Biliyorsun, hücum konseptinden bahsederken çok önemli bir şeyi konuşuyoruz. Her şeyi oyuncularım için kolaylaştırmak istiyoruz. Evet, çok fazla setimiz olsa bile en sonunda ana konseptimize dönüyoruz. Ne istiyoruz ve rakibe nasıl hücum etmek istiyoruz. Bu çok basit ve bunu anlıyorlar.

Ayrıca Fenerbahçe ikili oyun temelli bir takım değil. Belki bir perdelemeyi sırtı dönük oyun için kullanıyorsunuz ama ikili oyun temelli bir takım değilsiniz. Evet, bazı ikili oyun temelli takımlarınız oldu ama bu sene daha farklısınız. Dışarıdan böyle hissediyoruz.

Her şey oyuncularınızın kalitesine bağlı. İkili oyun herkesin kullandığı bir şey ve tabii ki bizde de ikili oyun kullandığımız çok fazla set var. Israr ediyorum, bu oyuncularınızın kalitesine bağlı. Ne istiyorsunuz? Elimizdeki oyuncuların kalitesine göre pota altı oyunumuz var. Sırtı dönük oynayabilecek oyuncularımız ve destekleyici şutörlerimiz var. Kendinizi buna göre hazırlamalısınız. Topu pota altında istiyoruz, evet. Ancak neden? Çünkü bu aksiyonla bazı avantajlar elde edebilirsiniz. Bunu anlamak için, sezonun sonunda ikilik ve üçlüklerde ligin en yüksek yüzdeye sahip takımı olmamıza bakabilirsiniz. Eğer hücumda dengeniz olmazsa, eğer bencil olmayan oyuncularınız ya da şut kullanmayı sevmeyen oyuncularınız olmazsa bu tip yüzdelere sahip olmak çok zor.

Euroleague'in zirvesinde gördüğüm şey de ilginç. Elbette birçok takım çeşitli bir oyuna sahip. Fakat her takımın etiketine bakarsanız, örneğin Real Madrid birçok perde çıkışı oyunu tercih ediyor.

Evet.

CSKA Moskova bire birleri, özellikle bu sezon Will Clyburn ve Cory Higgins ile kullanıyor.

Evet.

BİZE ULAŞIN