Web Sürümüne Geç

Usta kalemler F.Bahçe'nin galibiyetini yorumladı

Erman Toroğlu: İş ahlakıyla kazandılar

F.Bahçe iyi mücadele etti, yardımlaştı, çok fazla sıkmadı ama gol attıkça da tempoyu bozmadı, ukalalık yapmadı, ciddiyetini bozmadı ve bu skoru sağladı. İş ahlakıyla oynadılar ve kazandılar, tebrikler

Fenerbahçeli futbolculara sorsak, dün akşamki karşılaşma ile ilgili söyleyecekleri şu olurdu herhalde:
Böyle bir Kayserispor'la mücadele etmekten ve oynamaktan dolayı üzüldük. Biz karşımızda doğrudürüst bir takım bekliyorduk, ama bırakın takımı futbolcu grubu bile yoktu.
Şimdi bazıları diyecek ki, "Kayserispor'da üçüncü kaleci oynuyordu!" Ya arkadaşlar, birinci kaleci de oynasa ne fark edecekti ki? Kayserispor'un yediği gollere bakın, hiç birine bir kaleci doğru dürüst bir şey yapamaz.
Ama sezon başındaki Kayserispor ile dün akşamki Kayserispor'u seyrettikten sonra net olarak şunu söyleyebilirim: Futbolcularla teknik adam arasındaki organik bağ bitmiş! Daha doğrusu, bu teknik adamın Kayserispor'da işi kalmamış.
Bunun sebebi teknik adam mı, futbolcular mı; onu bilemem.
Kulüp yönetimi buna karar verir!

Aatif farkını gösterdi
Fenerbahçe, bu sezonun gol rekorunu kırdı, kendi adına. Buradaki en önemli olay şu. Bir teknik adam, futbolcularına sahip çıkar, bazı futbolculara daha fazla özen gösterir. O futbolcular da teknik adamın bu güvenini boşa çıkarmamaya uğraşırlar. Doğrusu da budur! Ama sarı-lacivertlilerde bu sene bunun hep aksini gördük, tersini gördük. Fakat dün gece de en doğrusunu seyrettik.
Teknik direktör Aykut Kocaman, 3-4 futbolcuya kol kanat gerdi, çok güvendi.
Beyanatlar bile verdi. Çoğunda yanıldı, bir teki hariç, Aatif Chahechouhe...
Demek ki sarı-lacivertlilerde en profesyonel, en işine sadık, en yediği kaba tükürmeyen futbolcu, o çıktı. Helal olsun. Dün gece de bunu açık bir biçimde herkese gösterdi.

Alkışı hak ettiler
Seyirci var, hava fena değil, zemin fena değil.. F.Bahçe iyi mücadele etti, yardımlaştı, çok fazla sıkmadı ama gol attıkça da tempoyu bozmadı, ukalalık yapmadı, ciddiyetini bozmadı ve bu skoru sağladı.
Bir takım çok iyiydi, diğer çok kötü. Ama ne olursa olsun. Sarılacivertliler iş ahlakıyla oynadılar ve kazandılar. Tebrikler.

Rıdvan Dilmen: Kadıköy'e formül bulunmalı

Bizim takdir anlayışımız pek yoktur. "İyi ama..." diye başlayıp önce kötüyü anlatırız. Trabzonspor iyi değildi, Kayserispor çok kötüydü ama burada Galatasaray ile Fenerbahçe maçlarını iyi oynadılar. Fenerbahçe oyunun sonunda uzatmalara girerken golü yaptı. Saçma sapan gelebilir birilerine ama niye 2 dakika uzatıldı?
Fenerbahçe'nin şampiyonluk şansı var mı, var. 6 puanlık fark var zaten, ikili averaj da yok lider Galatasaray'la.
Bir golün bile önemli var. Fenerbahçe fikstür olarak rahatladığı bir ortama girecek.
Fenerbahçe geleneğinin dışına çıktı, deplasmanda topladığı puandan daha azını toplamış içeride.
Taraftarın önemini görüyoruz. Galatasaray taraftarı ortada, yalnızca bir kez puan kaybettiler bu sezon.
Bir gerçek var ki taraftar gücü Kadıköy'de, Vodafone Park'ta ve Türk Telekom Arena'da en büyük güç.

Fikstürü artık rahat
Varela savunması hiç olmayan bir oyuncu. Varela'nın tek başına bir kanadı savunması mümkün değil. Güray fena bir oyuncu değil, oynayabilir ama üçlü savunma bu iki oyuncuyla oynanmaz. İki tane savunma arkası koşusu, bir şutla devreye 3-0 girersin.
Dörtlüye döndün ama Ryan Mendes, Varela, Deniz Türüç, Umut Bulut önde oynuyor. Boldrin de gelmiyor, tek başına Şamil Cinaz var. Vedat Karakuş çaylak bir kaleci, heyecanlı, ona saygımız var ama hocaları muhtemelen dedi ki, "Beyler kaleyi görünce vurun." Kayserili oyuncular da adeta nakavt oldular.
Fenerbahçeli oyuncuların bu maçı en azından final havasında gördüğünü, işin içinde kalmak istediğini göstermiş oldu. "Kendi işimi yapayım da ne olursa olsun" diyor.
Fikstürü oldukça rahat artık Fenerbahçe'nin...
İç sahada 25 puanda kalmış Fenerbahçe. Bu normal bir şey değil.

Lider Galatasaray 40 puan almış.
İç sahaya baksan şampiyonlukla uzaktan yakından alakası yok.
Galatasaray geleni gideni yenmiş derbi haricinde. Fenerbahçe'nin iç ve dış saha averajı aynı olur mu?
Bu aslında çok çarpıcı bir örnek...
Aykut Kocaman'ın takımları kısırdır.
Dünkü gollerle Fenerbahçe santrforları 12 gol oldu, Gomis tek başına 26 tane atmış.
Düşük tempolu bir takım olarak oyun tarzı da deplasmanda fark yaratacak bir durum değil.
Buradan ders çıkarması gereken bir kişi de Aykut Kocaman. Farklı formatlar geliştirmeliydi iç saha için.

Gürkan Kubilay: Hem kötü–hem 3'lü

2 sene önce Lüleburgaz'dan gelmişti.
Kayseri U-21 takımında 22 maça çıkıp 19'unda gol yemişti.
Gençti, tecrübesizdi, uzaktan şutlar ve ayak dibine vurulan vuruşlarda, uzun boyu nedeni ile ağır kaldığı için sıkıntı yaşıyordu; Genç kaleci Vedat, F.Bahçe için bu maçın anahtarı idi, maç öncesi yorumumda söylemiştim bunları.Nitekim, çıkarken yaptığı 2 kayıp dışında şut atmayı hatırladı F.Bahçe. Önce Topal savunma arkasına şahane attı, Soldado, bacağının dibine vurdu, sonra da Aatıf 30 metreden füze gönderdi, takımın ''Ceza sahası dışından en az gol atan 3 takımdan biri '' olmaktan kurtardı. 12 dakikada rahatlayıverdi sarı-lacivertliler.

Rakibin önemli oyuncuları olmayınca, maçın iyilerinden Şener de cesurca çıkıyor ve pozisyon buluyordu.
Kayseri'nin, ligin ilk G.Saray maçında kendini perişan eden 3'lü savunma ısrarı ve çıkarken kayıplar da, F.Bahçe'nin ekmeğine yağ sürüyordu.
2 gol yiyince doğal olan refleksi gösterdi ve F.Bahçe'nin üzerine gitmeye başladı Kayseri. Ama gol silahı olarak sadece uzaktan şutları deneyebildiler. Üstelik de Umut hariç, karavanalarından olanları.
F.Bahçe ise orta alanın ortasını ve savunma göbeğini doğru kapatamayan Kayseri'ye oradan Giuliano pası ve Soldado vuruşu ile 3. Golünü attı.
İlk yarının skorunun 3 nedeni vardı;

1-Eksik ve de özellikle 3'lü savunma ile yanlış oynayan Kayseri.
2-Soldado'nun doğru koşuları.
3-Maçın önemini anlayan F.Bahçe kadrosu.
2. yarıya 4'lü savunma ile çıktı Kayseri, Roman ve Skrtel'in kritik müdahaleleri olmasa pozisyon da buluyordu.Ama savunmasında verdiği, özellikle sol kanadında yarattığı boşluk Şener'e, tüm süper lig kariyerindeki 3. Golünü attırıyordu.
Enteresan olanı ise, bu maça kadar kaleyi tutan şutlarının ancak % 41'i gol olan takım, Kayseri'ye ilk 5 isabetli şutta, 4 gol ile % 80'i yakalıyordu.
Bunda, kötü takım savunması yapan Kayseri ve genç kalecinin etkisi büyüktü.
Oyuncu değişikliklerinde fark varken bile Eljif ve sıkıntılı maçlarda çok gerekecek Valbuena'nın düşünülmemesi enteresandı.
Giuliano da attı.
2. yarıda giderek düşen Kayseri'nin zayıf ve yanlış kadrosuna rağmen, Fenerbahçe'nin mücadelesi ve ciddiyeti iyi idi.

Zeki Uzundurukan: Beş yıldızlık futbol...

Fenerbahçe için adeta olmak ya da olmamak maçıydı...
Maçtan önce A Spor ve TRT Spor'daki yorumlarımda Aykut Kocaman öğrencilerine 'Kaleyi gördüğünüz yerden şut atın' talimatını vermiştir ifadesini kullanmıştım. Çünkü ev sahibi ekibin kalesinde bu sezon hiç görve almamış 3. kalecisi Vedat Karakuş görev alıyordu. (Lung ve Muhammet yoktu.) Kayserispor için çok büyük bir şanssızlıktı 19 yaşındaki Vedat'ın kaleyi koruması...
Nitekim Fenerbahçeli futbolcuların Vedat'ın koruduğu kaleye ilk 2 şutu da gol olmuştu. Yani Fenerbahçe, dakikalar 12'yi gösterirken rakip kaleye 2 şut atmış ve skor 2-0 olmuştu.
Soldado'nun attığı ilk golde Mehmet Topal'ın pası şahaneydi.

BİZE ULAŞIN