Web Sürümüne Geç

Spor yazarları Galatasaray maçını yorumladı

Serkan Korkmaz: Şampi...
Galatasaray, dün akşam, tarihinin en büyük desteğiyle oynadı.
İddia ediyorum; sarı kırmızılıların UEFA Kupası 2000 Finali'nde ardındaki destek bu maçtaki kadar çok değildi. Öyle ya, şampiyonluk hesabı yapan Beşiktaşlılar ve Fenerbahçeliler de beraberlikten çok Galatasaray'ın galibiyeti için duacıydı.
Fatih Terim, ilk onbir tercihini yaparken uzun süredir forma giymeyen Denayer'i Maicon'a, Tudor'un yolda görse tanımayacağı Donk'uysa Selçuk'a tercih ederek risk almıştı. Kuşkusuz her iki tercihin de sebebi aynıydı;
Emmanuel ADEBAYOR. Denayer ve Serdar her ne kadar güven uyandırmayan, stoper mevki için genç isimler olsalar da, hızlı olmaları sebebiyle hareketli oyunda Adebayor'u durdurabilirlerdi.

Kameraların yerde sakatlığı nedeniyle yatan Fernando'yu göstermesiyle çözülmüş oldu. O sakatlık olmasa, çıkmaya en güçlü aday –bence- Belhanda idi o dakikada. Ama, o ihtimalde, oyuna sokulacak isim tahminimce Selçuk'tu. Sonuçtan bağımsız olarak, Başakşehir'in dün akşamki performansıyla şampiyon olması neredeyse imkansız bulduğumu söylemeliyim.
Aslında aynı değerlendirmeyi ''deve dişi'' gibi maçları kalan Galatsaray için de söylemek mümkün. Dün gece, stresli ve çok önemli bir maç geride kaldı. Gerek sonuç, gerekse performanslardan benim anladığım tek şey, bu ligin en güçlü şampiyonluk adayı; Beşiktaş. Yani; iki hafta sonra bugün (pazartesi), gazete başlıklarında ''ŞAMPİ…'' ifadesi görürsek kimse şaşırmasın.

Erman Toroğlu: Arda kumarı tutmadı
Hayatta insanlar şunu hiçbir zaman unutmayacaklar.
Bir ticarethane işletiyor ve kazanıyorsan, bir iş yapıp başarılı oluyorsan, bir sistemi getirmiş ve başarılı olmuşsan o sistemi bozmayacaksın! Eğer sistemi bozar ve bunu çok alakasız zamanlarda yapıp o tekere çomak sokarsan araba tekler! Bu cümleleri neden yazdım?
Senin bir planın var… Çıkıyorsun sahaya, iyi top oynuyorsun, sistemin işliyor.
Hem sen keyif alıyorsun, hem seyredenler keyif alıyor. Ve bu sistemle de devamlı bir başarıyı yakalıyorsun.
Bunu yapan kim? Abdullah Avcı… Takımı ne? Başakşehir… Peki bu Abdullah Avcı ne yapıyor?

Türkiye'de birçok takımın kabul etmediği Arda Turan'a sahip çıkarak takımına alıyor. Olabilir, kazanabilirsin de kimse bir şey diyemez. Ama senin tıkır tıkır işleyen sistemine hazır olmayan Arda'yı sokarsan, dün akşamki gibi olursun! İşleyen makineyi Arda ile bozan Abdullah Avcı, maçı da kaybetti büyük ihtimalle şampiyonluğu da. Ben buna, "Abdullah Avcı'nın Arda kumarı" diyorum.
Dün görüldü ki kumar tutmadı! Abdullah Avcı, "Bir taşla iki kuş vurayım" dedi. Hem "Arda'yı sahaya atayım moral vereyim, Arda değişik bir havaya girsin, hırslansın, futbol oynasın" diye düşündü, hem de "Arda ile Galatasaray seyircisini bozayım, dolayısıyla Galatasaray takımın bozayım" dedi.
Peki nooldi de nooldi?

Bütün bunları yapan Avcı, kendi takımını bozdu.
İlk 45 dakikada Başakşehir'in el freni Arda'ydı.
Bakınız! Bu maçı Galatasaray çok iyi oynadığı için kazanmadı. Sarı-kırmızılılar 3 puanı Başakşehir'in büyük hatalarından ve Mariano'nun attığı mükemmel bir golle kazandı. Zaten Galatasaray'ın bu sene bu maç sonuna kadar iki tane çok önemli golü var. Biri bu gol, diğeri de Sinan Gümüş'ün Konyaspor'a son dakikada attığı gol!
Sarı-kırmızılıların, çok değişiklik yapacak bir kadrosu yok. Bir kaç oyun şekli var o da rakip tarafından anlaşılırsa Galatasaray kilitleniyor.
Mesela şampiyonluğa giden 4 takımın içinde en fazla değişik varyasyonlar yapacak kadro Beşiktaş'ta var. Siyah-beyazlıların, bu konudaki silahları fazla.
Dünkü maçın sonunda ne oldu? Hani altınlar vardır ya 5'i 1 yerde… Ligin zirvesinde de dördü bir yerde oldu! Bundan sonra şu gözüküyor;
Çok iyi oynayan değil, az hata yapan kazanacak ve malı götürecek.

İKİSİ BİR ARADA OLMAZ!
Emre'ye tahammülü olmaz. Yani bir kişiyi 10 kişi taşıyabilir, ama iki kişiyi 9 kişi taşıyamaz!
Nitekim bu iki oyuncu oynamayıp takımlarına zarar verdi, hem de sarı kart görerek takımlarını 10 kişi bırakma tehlikesine düşürdüler.
Aslında hakem ilk 45 dakikada bitmeden Arda'ya kart gösterecekti. Vücut dili onu gösteriyordu.
Herhalde Arda baktı ki hakem biraz pasif davranıyor, bir daha konuşmuş olmalı ki bu sefer 45 dakika sonunda sarı kartı gördü.

Rıdvan Dilmen: Tamamen Terim farkı
Galatasaray içeride 43 puan, deplasmanda 17 puan toplamış. Sarı-kırmızılı takım kendi evinde, şampiyonluk yarışındaki rakiplerinden Fenerbahçe'den 15 puan, Beşiktaş'tan ise 7 puan fazla almış. Burada aslan payını taraftara veriyorum. Fatih Terim ile Tudor arasındaki en önemli fark; Fatih hocanın taraftar ile olan enerjisidir. Tudor döneminde Galatasaray, ilk yarıda deplasmanda bir maç kaybetmişti ve çok büyük protesto edilmişti. Geçen hafta G.Birliği deplasmanında çok berbat oynayan Galatasaray liderliği kaybetmişti ama meşalelerle karşılandı. Bu tamamen Fatih Terim farkıdır.
Türkiye'de 6 şampiyonluk ve Avrupa başarısı olan bir teknik adamın kredisi vardır. Ancak Fatih hoca da olsa Tudor da olsa Galatasaray'ın deplasmandaki geleneği devam ediyor.

G.Saray dün o çok eleştirilen Aykut Kocaman ve F.Bahçe'nin yaptığı benzer taktiği uyguladı Başakşehir'e karşı. Avcı; Visca'nın bu kadar etkisiz kalacağını düşünemedi. Mariano müthiş vurdu ve güzel bir gol attı. Terim maça çıktığı zaman, dörtlü savunma ile klasik önde bastırıp sert oynayayım diye düşündü. İlk 15 dakika Başakşehir'i hemen hemen hiç çıkarmadı. Abdullah Avcı, G.Saray'ın böyle başlayacağını bekliyordu. 15 dakikalık yoğun tempodan sonra G.Saray'ın stoper özellikli iki oyuncusu oyunu tutamadı. Kanatlardaki Rodrigues ile Feghouli de oyundan düştü. 15. dakikadan gole kadar oyun orta alanda sıkıştı.

Başakşehir çıkarken bir top kaybetti, G.Saray cezasını kesti. Denayer ile Serdar Aziz'in çabukluğuna güvendiği için Mariano'yu oynatmadı Fatih Terim... Arda kötüydü, Adebayor kayboldu, Elia etkisizdi, Visca da yalnız kaldı ve risk almadı. Gol attıktan sonra Galatasaray oyun şablonunu değiştirdi. Donk'u daha geriye çekti, bir de atletik olarak Sinan'ı oyuna soktu. Bekleyip, ikinci golü aradılar. Adebayor'un maçın başında iki tane sarı kartı var. Rodrigues'in de olması lazım. Mariano'ya verilen kart doğru ama gösterilmeyen en az 5 kart var. Tansiyon çok yüksekti. Hakemlerimiz maalesef idare etmek için sahaya çıkıyor.
Bu sarı kartları göstermezsen oyuncuları zaten sen gerersin. Berbat bir maç yönetti hakem...

SERT OYNADI, KAZANDI
Kaliteli değil ama mücadeleci bir 90 dakika oldu. Başakşehir'in formsuzluğu ile değil Galatasaray sert ve yakın oynayarak rakibini etkisiz hale getirmeyi başardı.
Güzel olan taraf son 5 haftaya girerken kafa kafaya yarış devam ediyor. Deplasmanda sıkıntısı var ama Galatasaray son virajlara iyi giriyor. Zirvedeki her zaman bir adım öndedir.

BİZE ULAŞIN