Web Sürümüne Geç

Usta kalemler derbiyi yorumladı

Zeki Uzundurukan: Beşiktaş lige döndü

Beşiktaş, derbide adeta yanardağ ordusu gibiydi, sanki ateşlere basarak mücadele ediyorlardı, akıl almaz bir takım ruhu ve kazanma hırsı vardı siyah-beyazlı futbolcularda. Ligin lideri G.Saray'a karşı o kadar müthiş bir futbol ortaya koydular ki... Sarı- kırmızılı futbolcular sahada nefes bile almakta zorlandılar. Beşiktaş'ın tek kale oynayıp da ilk yarıda golü bulamaması G.Saray adına büyük bir şanstı. Hakem Fırat Aydınus, Oğuzhan'ın düşürüldüğü pozisyonda buz gibi penaltıyı es geçti.
30 saniyede golü kaçıran Cenk Tosun, 2. yarının 35. saniyesinde bu kez affetmedi. Ama Muslera da amatör kalecilerin bile yapmayacağı hatayı yaptı ve golü Beşiktaş'a ikram etti.

Beşiktaş'ın ilk yarıdaki şaaşalı futbolu ikinci yarıda daha da şiddetini artırarak devam etti. Neler kaçtı neler... Oğuzhan, Gökhan Gönül, Quaresma... 3 dakika içinde üç çok net pozisyonu kaçırdı Beşiktaş...
Ardından Quaresma'nın boş kale yerine auta attığı top... Sonrasında kaçan kaçana... Normal şartlarda skor 65'te 5-0 filan olmalıydı. İşte bu dakikalarda G.Saray, sadece 2. golü yememek için savaşıyordu sahada.
Ama nereye kadar? Tosic skor talebasına 2-0'lık mührü basıyordu, Negredo ise farkı getiriyordu. Uzay Takımı sonunda Şampiyonlar Ligi'nin gösterişli havasından sıyrılıp lige döndü. Ama ne dönmek öyle.
Şimdi G.Saray ile aradaki puan farkını 3'e indirdi Beşiktaş.

Kartal, dünkü futbolunun yüzde 70'ini oynasın her takımı yener ligde. Yani puan farkı artık hikaye gibi bir hal aldı. Beşiktaş hak etti ve kazandı; lige ağırlığını koydu.
Bu sezonki en güzel derbiyi izledik.
Hatta izlerken yorulduk. Ama Beşiktaş'ı izlerken yorulduk. Tudor'un G.Saray'ı sadece kalesini korumayı düşündü. Tudor ile derbi kazanamayan G.Saray, yine hüsrana uğradı. Tudor için tehlike çanları çalmaya başladı. Derbi kazanamadan şampiyon olamazsınız Tudor Bey!
Şenol Güneş ise derbiye Beşiktaş'ı müthiş hazırlamış. Helal olsun Beşiktaş'a ve Şenol Güneş'e.
Beşiktaş taraftarı da her zamanki gibi muhteşemdi.

Levent Tüzemen: Tudor'la devam mı?

Tudor yönetiminde Galatasaray'ın büyük maçlarda baş gösteren başarısızlıkları Beşiktaş önünde zirve yaptı. Başkan Dursun Özbek, mali kongrede üyelere, "40 milyon euro harcadık diye bizi eleştiriyorsunuz ama 10 tane futbolcu aldık, hepsi birbirinden kaliteli ve şampiyonluğa oynayacak kadro kurduk" diye konuştu.
Galatasaray derbileri kaybederken oyun olarak 'ben büyük bir takımım' görüntüsünü sergileyemedi.
Bu kadronun ciddi bir maliyeti var.
Ama kalite sorunu var. Belhanda, Feghouli, Ndiaye gibi 'flaş transferler' olarak alınan oyuncular küçük maçların büyük oyuncusu. Tudor'u zaten tartışmıyorum ama başkan arkasında durmaya devam ediyor.

Teknik direktörlük Rodrigues'i çıkarıp Yasin'i sokmak değil. İşler iyi giderken Tudor'a zaten ihtiyaç yoktu. Ama Linnes dururken, Denayer'i sol bek oynatan Tudor'un verdiği mesaj şöyleydi:
"Ben bu defans anlayışıyla F.Bahçe'yi de yenecektim ama Serdar sakatlandı.
Görün bakın, Beşiktaş'ı nasıl yeneceğim."

Hiç bu kadar ezilmedi
Birinci dakikadan itibaren Galatasaray, kompakt futbol oynayarak Beşiktaş'ı karşılamaya çalıştı. Özellikle Feghouli ve Rodrigues ile çıktığı kontratakta da iki net golü atamadı. Gökhan'ın topu elle oynaması bence penaltıydı. Ama Oğuzhan'a yapılan da net penaltıydı. Muslera çok büyük hata yapıp golü yedikten sonra G.Saray'ın gardı düştü. Şenol hoca derbinin kontrolünü başta Oğuzhan olmak üzere Cenk, Tolgay ve Gökhan gibi yerli oyuncuların üzerine kurmuştu.

Ama G.Saray'da derbi havasını bilen bir tane oyun aklı yoktu. Belhanda, sıfır oyun oynamaya devam ediyor. Eğer elinizde kreatif oyuncular ve lider kimlikli isimler yoksa büyük maçları çeviremezsiniz.
Beşiktaş'ın yerli oyuncuları aidiyet duygusuyla mücadele etti. G.Saray'ın yabancı oyuncuları, aidiyet duygusunu yaşamadıkları için Maicon, Gomis dışında mücadele anlamında ön plana çıkamadı.
Son zamanlarda G.Saray'ın hiçbir derbide bu kadar ezildiğini görmedim.
Sonuç: Başkan Özbek, şapkasını önüne koyup kendisine şu iki soruyu sormalı:
1- Yabancılarımın hangileri kaliteli?
2- Tudor ile devam etmeli miyim?

Turgay Demir: Tarihi fark olurdu

Tudor korktu ve ilk yarıda Galatasaray'ı Vodafone Park deplasmanına gelmiş Karabük gibi oynattı. Bu aslında akıllıcaydı, çünkü Beşiktaş böyle oynayan rakipleri açmakta zorlanıyordu.
İlk dakika dolmadan Cenk Tosun adına yakışır bir vuruş yapıp golü atsa maç o anda bambaşka bir hale gelebilirdi olmadı.
İlk evre işler Tudor'un istediği gibi gitti, kontrataklarla Galatasaray pozisyon da buldu. Beşiktaş da yeteri kadar buldu ama ilk 45'te golü bulamadı.
İkinci yarının hemen başında Cenk Tosun sahne alınca Galatasaray şaşkına döndü ve maç derbi havasından çıktı.

Artık Beşiktaş eziyor, üst üste pozisyonlar buluyor, Quaresma, Oğuzhan kaçırıyor Galatasaray şaşkın bakışlarla izliyordu.
O olmadı, bu olmadı derken Tosic, forvetleri utandıracak muhteşem bir vuruş yaparak farkı ikiye çıkardı.
İlk yarıda durgun görünen Oğuzhan ikinci yarıda sahne aldı ve Beşiktaş'ı öne itmeye başladı ve sinemayı değiştiren bu ayrıntıydı.

Hak eden kazandı
Öyle bir derbi izledik ki, Beşiktaş kaçırdıklarının yarısını atsa tarihi fark olabilirdi.

Artık her atak tehlikeli pozisyonlar doğuruyordu.
Galatasaray kontrolsüzce girişimlerde bulunsa da bunlar çok etkili olmuyor ve Beşiktaş kaptığı her topla rakip kaleye fırtına gibi gidiyordu.
Beşiktaş'a bu maçı kazandıran, inanç, azim, kadro kalitesi ama öncelikle Şenol hocanın derbilerin havasını daha iyi bilen Oğuzhan'ı, Talisca'nın yerine tercih etmesiydi.
Daha iyi motive olan, daha çok isteyen ve en önemlisi daha çok çalışan, 65-35 topa sahip olma oranıyla oyunu istediği gibi yönlendiren Beşiktaş üç puanı hak eden taraftı.

Ertem Şener: Beşiktaş Devler Ligi'nde

Şampiyonlar Ligi havasındaydı ortam. Taraftar, atmosfer, medya, basın ile bütünleşen dev derbi. Tam Şenol Güneş'in isteği olan bir ortamdı. Tek eksik Şampiyonlar Ligi müziğiydi. Futbolcularını inanılmaz motive etmiş. G.Saray'ı çözmüştü Şenol Güneş. Osmanlıspor ile oynadığı maçın ikinci yarısında Başkent ekibi ne oynadıysa G.Saray'a karşı Beşiktaş da öyle başladı. Önde baskı kurdu takım halinde Beşiktaş. G.Saray'a Maicon, Serdar Aziz, Fernando, N'diaye'nin olduğu bölgede baskı kurarak başlayan ve maç boyunca bunu devam ettiren her takım sahadan galibiyetle ayrılır! Tudor'un Yasin ile başlamamasına şaşırdım. Çocuk formda, oynamış, oynatmış, atmış, attırmış. Daha ne yapacaktı? Ağzı ile kuş tutsa forma alamaz belli ki. Moralli ve güvenli bir Yasin, Beşiktaş'ı çok zorlardı.

BİZE ULAŞIN