Web Sürümüne Geç

Galatasaray ilk 3'e giremez

Salı 29.09.2010

Fotomaç yazarları, kızışan lig yarışını değerlendirdi.

SORU-F.Bahçe, Kasımpaşa'ya yarım düzine gol attı. Acaba takım rayına oturmaya başladı mı yoksa rakip mi çok zayıftı?

SELÇUK YULA- Rayına oturdu demek için beklemek lazım. F.Bahçe'nin yukarıyı yakalamak için galibiyet serisine ihtiyacı var. Eğer bu bakımdan milat olacaksa Kasımpaşa maçı faydalı geçmiştir diyebiliriz ama rayına oturma sözünü şu anda kullanmak mümkün değil.
Kasımpaşa'nın 6-7 tane net poziyonu var. F.Bahçe, ligin dibindeki bir takıma bu kadar net pozisyonlar veriyorsa rayına oturmuş demek değildir. Ama bir hafta önce de Beşiktaş'a karşı pozisyonlarda gösterilen cimrilik bu maçta gösterilmedi.
Vuruşlar gol oldu. Burada da bir kazanç söz konusu.
Bir garip maçtı

TURGAY DEMİR- Selçuk'a yüzde yüz katılıyorum. Fenerbahçe rayına oturdu denemez. Kasımpaşa maçı hayatımda gördüğüm en garip maçtı.Niang 50 metre yürüyor dokunan yok, kaleci Volkan topa elini uzatamıyor, ayağındaki topu rakibe kaptırıyor, taca atacağı topu Kasımpaşalı oyuncuya veriyor. Kasımpaşalı Ersen Martin voleybol oynuyor. Halı saha maçlarına bile futbolcular daha iyi motive olur. Böyle bir maçı kazandı diye Aykut Kocaman da, yağdanlıkları da havaya girmesinler. Fenerbahçe şimdiye kadar iki ciddi maç oynadı, (Trabzon ve Beşiktaş maçları) sıfır galibiyeti var.
Bu arada garip maçtı derken Yılmaz hoca dışında havaya giren yoktu. Maçı yaşayan tek kişi oydu ama fazla yaşıyordu ve kırmızı kart gördü. Bazıları çok fazla savunma oynatıyor, Yılmaz hoca da tam tersi.
Bizim hocalarımız makul nedir bilmiyorlar.
Ortasını bulamıyorlar. Soru- G.Saray'ın Arda'sız oynadığı dört maçı da kazanmasını nasıl yorumlamak lazım?
Polat'a gülüyorum

HAKKI YALÇIN- Arda bu takımda hep oynar. Arda Turan'ın bu takıma neler verebileceğini inkar etmek haksızlık olur. Kazanılan maçlarda Arda'nın yokluğuna dikkat çekileceğine, ortaya konan futbola bakılsın. Galatasaray'ın henüz futbol oynayarak kazandığı maç yok. Zayıf temeller üzerine kurulu galibiyetlerin arkası gelmeyebilir.
Bunu Rijkaard da biliyor. Özellikle önümüzdeki hafta oynanacak Karabük maçı, Galatasaray'ın gerçeklerini ortaya çıkaracaktır.

SELÇUK YULA-Hem Rijkaard hem Aykut Kocaman kazanılan maçlara bakıp hayal alemine dalmamalıdır. Daha önlerinde alınacak çok yol var. Galatasaray belki kazanıyor ama oynadığı futbol Rijkaard'ı doyuruyorsa diyecek bir şeyim yok. Arda oynamayıp da kazanılan maçlar var. Çocuk iyileşip takıma girdiğinde eğer G.Saray kaybederse o zaman yangına bakın. Şu anda futbolumuzun en büyük yıldızlarından biri anında yok edilme kampanyasıyla karşıya karşıya kalır.
Zor maçları daha başlayacak. Fenerbahçe'nin şansı ise önünde Galatasaray maçına kadar seriyi devam ettirecek kalibrede maçlar olmasıdır.

TURGAY DEMİR- Arda'sız G.Saray kazansa bile tatsız. Yumurtasız menemen gibi bir şey. Bu G.Saray zirve yarışındaki takımlar arasında en kötü orta sahaya ve en kötü savunmaya sahip. Kalecileri de berbat. Adnan Polat "Tek rakibimiz Fenerbahçe, yeni stada lider girersek şampiyon çıkarız!" diyor... Ben de gülüyorum. Bir defa bu takım, bu sezon hiçbir stada lider falan giremez. Cuma günü oynayıp maç fazlasıyla bile lider olamazlar. Beşiktaş, Trabzon ve Fenerbahçe arasında Galatasaray'ın en iyi derecesi dördüncülük olur. Bu konuda, Bursa, Karabük ve Kayserispor onların rakipleridir.

ŞENOL HOCA SORUNLARI ÇÖZER
SORU-
Trabzon son iki maçta beş puan kaybetti. Lige çok iyi başlayan Karadeniz ekibinde neler oluyor?

HAKKI YALÇIN- Şenol Güneş, bu ülkenin en değerli futbol adamı. Elindeki kadroyla yarattığı takım gerçeğine bakılırsa, neler yaptığı da ortada. Futbolu güzelleştirmek onun anayasası ama iki maçtır iyi gitmeyen bir şeyler var. Yattara durdu, Trabzon durdu. Teofilo, garip bir tedirginlik içine girdi. Umut'un da pasörlüğe soyunmak gibi bir yanlışı mevcut. Yani sorun, en çok alkışladığımız hücum hattında. Şenol Güneş bunları aşar. İlginç bir Beşiktaş maçı bekliyorum.
Cesur davranıyor

SELÇUK YULA- Trabzonspor, Şenol Güneş geldiğinden beri ülkemizin en istikrarlı takımlarından biriydi. Ama son bir ay içerisinde, Sivas maçı haricinde bir düşüş olduğu da gerçek. Antalya, Manisa, Kayseri maçlarında 7 puan kaybedildi ve futbol da doyurucu değildi. Yani Trabzon istikrarsız bir tablo çizmeye başladı. Ama bu istikrarsızlık Beşiktaş maçında olumlu yönde tersten işlerse Trabzon çok şanslı olur. Kadro yapısı iyi, Şenol Güneş'in ofans ağırlıklı futbolculara cesurca yer vermesini takdir ediyorum. Maçın Trabzon'da olması onları bir adım öne çıkartır. Turgay'a 90 dakika konusunda katılıyorum, her iki takımın da kafamdaki kadrolarla sahaya çıkacağını varsayarak gerçekten çok güzel bir doksan dakika geçeceğini umuyorum.

GUTİ VE Q7 NE DEMEK İSTEDİ?
TURGAY DEMİRSelçuk senin geçen haftaki yazındaki bir cümle garibime gitti. Bana göre Beşiktaş'ın en etkili silahları Guti ve Quaresma'yı herkes takımda görmek istiyor. Sen ise tam tersini Guti ile Quaresma'nın kendilerini Saracoğlu'nda görmek istediğini yazmışsın. Bunu nereden çıkardın, kendileriyle mi konuştun? Ben senin sözlerini "Keşke Quaresma ve Guti de F.Bahçe'de olsaydı" diye anladım. Yanılıyor muyum?

SELÇUK YULA- Elbette onlarla konuşmadım ama onlar maçtan önce basınla konuştu. Hilbert "F.Bahçe'yi küçümsemiyoruz" diye saçma sapan bir demeç verirken, Guti İspanya'daki Konfederasyon Kupası'nda rakibi olan Brezilya'nın kaptanı Alex için "Tanımıyorum" derken, Quaresma Türkiye'yi sadece İnönü zannederken, Kadıköy'de gördükleri manzaraya nasıl hayranlıkla baktıklarını belirtmek istemiştim. Ayrıca Quaresma ve Guti kalitesindeki futbolcuların F.Bahçe'de oynamasını elbette isterim. Bu da Alex için düşündüklerimden ortaya çıkmıyor mu?

TURGAY DEMİR- Saracoğlu'ndan neden etkilensinler ki, onlar çok daha gürültülü bir yerde, İnönü'de oynuyorlar. Dolayısıyla Çarşı'nın önünde oynayan, tiyatro gibi maç izlenen Saracoğlu'ndan pek etkilenmez.

SELÇUK YULA-Guti'nin maçtan sonra verdiği "Ambiyans mükemmeldi, çok etkilendim" demeci bu konunun son noktasıdır.

TURGAY DEMİR-Guti ve Quaresma, Saracoğlu'ndaki Beşiktaş taraftarının bir saniye bile susmamalarından etkilendiklerini söylemişlerdir. Sen yanlış anlamışsın bence.

HAKEMLER DAYAK YİYOR!
SORU- Cüneyt Çakır'ın Rubin Kazan-Barcelona maçına atanması Türk hakemliği için bir dönüm noktası olabilir mi?

HAKKI YALÇIN- On yıl sonra bir Türk hakeminin Şampiyonlar Ligi'nde görev almasına, bu kadar patırtı kopuyorsa, ortada biçare bir durum var demektir.
Başka ülkeler için sıradan olanların, bizim için olağanüstü sayılması, Türk hakemliğinin nerede olduğunun resmidir. Bundan sonra hakemliğimize kapılar açılır mı? Bir umut. Ama iki haftadır, futbolculardan sözle ve el hareketiyle dayak diyen hakemleri gördükten sonra, umudum az. Korkak adamdan hakem olmaz.

TURGAY DEMİR- Çakır'ın bu maça verilmesi tesadüf değil ama sadece kendi gayretiyle olmuş bir şey de değil. Federasyonun saha içine karışmaması ve MHK'nın dik durması hakemleri kendine getirdi. Ruh halleri değişti. Biz şimdi meydanı boş bulmuş gibi sallayan Bülent Yavuzlar'ın MHK başkanlıklarını da hatırlıyoruz.
SELÇUK YULA- Elbette Çakır'ın Barcelona maçında görev alması çok sevindirici bir olay ama bunu hakemliğimiz açısından milat olarak görmüyorum.

AYKUT, FENER'İ 'KÜÇÜK TAKIM' GİBİ OYNATIYOR
SELÇUK YULA- Aykut Kocaman'ın düşünmesi gereken en önemli konulardan birisi şu: Niang, Dia hatta Stoch, kalabalık savunmaların arasında çok büyük işler yapamayabilirler ama önlerinde boş alan buldukları zaman da onları tutabilecek bir savunma Türkiye'de yok. İşte bu boş alanı bulmak önemli. Yani F.Bahçe'nin her maça galip başlaması şart gibi görünüyor.

TURGAY DEMİR- Selçuk Yula'nın bu sözleri benim tezimi doğruluyor. Aykut, Fenerbahçe'yi "küçük takım" felsefesiyle oynatmaya başlamıştır. Sahana çekil ve kontrataklarla rakibi avla. Bu, küçük takım felsefesidir. Büyük takım, oyunu forse eder. F.Bahçe "Kocaman'ın bu kafasıyla" bunu yapamaz.
Çünkü yabancılarını da kontratak düzenine göre almış. Oyun sete dönünce hepsi etkisiz eleman. Özellikle de Dia.. Onu neden almışlar anlamadım. Youla'dan tek farkı biraz daha kısa olması. Boş alan bulunca rüzgar gibi koşar ama top kullanma becerisi yok. At önüne koşsun, iyi de nereye kadar?

BURSA BU STRESİ TAŞIYAMA
SELÇUK YULA- Beşiktaş'a 5, G.Saray'a 6, Trabzon'a 7, F.Bahçe'ye de 8 puan fark atmış Bursa gerçeği var. Şampiyonluktan söz eden dört takımın teknik adamına önlerindeki Bursa'yı hatırlatmak isterim. Kolay kolay puan kaybetmezler.

TURGAY DEMİR- Bursa ilk mağlubiyette tepetaklak olur. Bu stresi sonuna kadar taşıyamaz. Çünkü kadro derinliği yok. Geçen sene kimse onlardan bir şey beklemiyordu, kaybedecek bir şeyleri yoktu. Bu rahatlıkta oynamak farklıdır, beklentileri artırdıktan sonra oynamak farklıdır.

HAKKI YALÇIN- Bursaspor'un hâlâ puan kaybetmemesinin şimdilik bir sırrı var. Onlar haddini ve hakikatını bilerek oynuyor. Genelde disiplinli ve özverili bir futbol takımı. Ama yenilmeye çok müsait bir havaları da var. O yüzden özellikle Rangers maçından sonra, başka bir Bursaspor görürsek şaşırmayalım. Bir gerçek var. Kimse sonuna kadar kazanamaz.














Yükleniyor
BİZE ULAŞIN