Şenol Güneş Schuster'in aklını aldı

Salı 05.10.2010

Fotomaç yazarları geride kalan haftaları değerlendirdi.

SORU- TRABZON-BEŞİKTAŞ DERBİSİNDEN EV SAHİBİ TAKIM GALİP ÇIKTI. MAÇ İÇİN NELER SÖYLEYECEKSİNİZ? HAK EDEN KAZANDI MI?

SELÇUK YULA- Evet, hak eden kazandı. Trabzon daha derli topluydu. Daha çok istedi, daha çok mücadele etti ve kazandı. Zaten son bir ayda 8 puan kaybeden bir büyük takımın, bir büyük maçı daha kaybetmesi zor görülen bir olaydır. Şenol Güneş'in çok akıllı hamlelerine şahit olduk. Fark büyüyebilirdi.
Kaleci Onur'un hataları olmasa Beşiktaş doğru dürüst bir pozisyon bile yakalayamayabilirdi. Schuster maçtan sonra çok konuşuyor ama soruları tersten anlayıp millete fırça atmasını biliyor. Arkadaşlarımız ona sadece "Bobo gibi bir adamı bu kadar dakika yanında nasıl oturttun" diye sorsalardı maçın özetini Schuster açısından açıklamış olurlardı.

BÜYÜK HOCA DEĞİL
Her maç kendisini kurtaran bir futbolcuyu hâlâ yedek oturtmak neyin nesidir? Rotasyondan bahsediyor, sanki Avrupa kupalarında tek oynayan kendisiymiş gibi. Bir CSKA Sofya bir Rapid Wien maçlarıyla sanki savaştan çıkmış gibi kendini gösteriyorsa bu işi hiç yapmasın.

Ya da çok şikayetçiyse elensin gitsin. İki maçtan sonra böyle serzenişte bulunuyorsa bundan sonraki maçlarda hayatımız Schuster'i dinlemekle mi geçecek! Sezon başından beri savunduğum fikirde ısrarcıyım; 1-2 maç mutlaka iyi oynayacaktır ama Quaresma'sız Beşiktaş'ın rakip kaleye bile gitmesi zor. İşte Nobre'li, Holosko'lu, Nihat'lı, Bobo'lu, Ernst'li Beşiktaş'ın geçen seneden ne farkı var? Çıkar Quaresma'yı geçen sene Avrupa'da, kupada olmayan, ligde de 10 puan fark yiyen aynı takım. Schuster de öyle büyük antrenör filan değil, kimse kimseyi kandırmasın.

TURGAY DEMİR- İki hafta önce teknik adamları tartışırken benim ne dediğimi hatırlıyor musun Yüksel? "Aykut lümpen, Rijkaard artist, Schuster sarı Mustafa, Trabzon kulübede 1-0 önde" demiştim.
İşte Trabzon-F.Bahçe ve Trabzon-Beşiktaş maçları... Aykut ve Schuster'in iki maçta en az beşer büyük hatası var, Şenol Güneş'in hiç yok.

Oyun kurgusu doğru, 11 seçimi doğru, rakibe göre aldığı tedbirler doğru, oyuncu değişiklikleri doğru.
Dolayısıyla bu maçlarda en önemli belirleyici faktörlerden biri teknik adam olmuştur. Schuster'in çıkardığı 11'i çok eleştirmiyorum ancak Tabata, Holosko, Nobre yürürken Ernst ve Guti'yi çıkarıp macera araması komikti. Şenol Güneş takım savunmasına hiç katkı yapmayan, bırakın savunmayı hücumda da etkili olmayan Yattara'ya 46'da kement atması ne kadar doğruysa, Schuster'in oyuna müdahale etmek için gol yemeyi beklemesi o kadar yanlıştı.

SORU- HAKKI YALÇIN, DERBİYİ İKİ TAKIMIN KENAR YÖNETİMİ AÇISINDAN NASIL DEĞERLENDİRİYORSUN?
HAKKI YALÇIN- Şenol Güneş'in saha dışındaki varlığı, saha içindeki futbolcuların hepsinden etkiliydi.
Trabzonspor'un kazanmasının sırrı da burada. Aslına bakarsanız, Şenol Güneş, Yattara'yı çıkartırken, Schuster'in aklını aldı. Şenol Güneş, çalışmayan Yattara'yı aldı, yerine Ceyhun'u soktu. Hamle doğru.
Buna karşılık, Schuster'in bütün hamleleri yanlıştı. İki teknik adam arasındaki fark, sonucun tabelaya yansıyan yanı oldu.

MÜFTÜOĞLU MAÇIN ALTINDA EZİLDİ
HAKKI YALÇIN-
Bana kimse Türkiye'de hakemlerin kalitesinden ve iyiye gittiğinden söz etmesin!
Söz eden varsa, ya bir çıkarı vardır ya ruhunda adalet yoktur.

TURGAY DEMİR- Kuddusi Müftüoğlu benim gözümde hiçbir zaman iyi hakem olmadı. Dolayısıyla maçın altında ezilmesini, iki takım lehine ve aleyhine hatalar yapmasını yadırgamadım. Bu arkadaşı büyük maçlardan uzak tutmak lazım. Öte yandan şu penaltı verilseydi ya da Trabzon'un attığı golden önce uydurma faul verilmeseydi diyen Beşiktaşlılar kendilerini kandırıyor. Trabzonspor, Beşiktaş'ın zaaflarını iyi değerlendirdi. İlk kez Beşiktaş bir maçta oyunun kontrolünü rakibine bırakmak zorunda kaldı. Şenol Güneş, Beşiktaş'ın bütün pas trafiğini felç etti. Samimiyetle söylüyorum Trabzon puan kaybetse çok yazık olurdu.

SELÇUK YULA-
Müftüoğlu iki takımın lehine ve aleyhine o kadar anormal hatalar yaptı ki adeta geçen hafta söylediğimiz "Cüneyt Çakır'ın Devler Ligi'nde görev almasıyla Türk hakemliği kurtulmaz" tezimizi haklı çıkarttı.

BURSA'DA KAYIPLAR BAŞLAYACAK
SORU- BURSA İLK KEZ PUAN KAYBETTİ, SON ŞAMPİYONDA BİR DÜŞÜŞ GÖZLÜYOR MUSUN?
HAKKI YALÇIN
- Bursaspor'un bu sezonki davası, kasasını şampiyon yapmak. Bu takıma gerekli transferler yapmamanın amacı belli. Büyük düşünmemek. O yüzden ne Avrupa'da, ne Türkiye'de futbol olarak yoklar. Türkiye'deki liderliğin geçici olduğunu düşünüyorum. Ve kayıplar zincirinin anonsları da duyuluyor.

PRİM YASAK OLMALI
SORU- AYKUT KOCAMAN, MİLLİ TAKIM'DA ÇOK YÜKSEK PRİM VERİLDİĞİNDEN YAKINDI. DOLAYLI OLARAK İSE SAKATLIĞI TAM GEÇMEYEN FUTBOLCULARIN KENDİ TAKIMLARINDA OYNAMAZKEN PRİM UĞRUNA MİLLİ TAKIMDA OYNADIKLARINI SÖYLEDİ. BU GÖRÜŞE KATILIYOR MUSUNUZ?

HAKKI YALÇIN- Aykut Kocaman bu sözleri niye söyledi acaba? Sakat olduğu halde, prim için Milli Takım kampına katılan futbolcular için mi? Eğer amaç buysa, öncelikle para için milli takıma giden futbolcuya, kendi takımında forma giydirmemesi gerekir. Eğer Milli Takım'ın verdiği primler, kulüp takımlarını zor durumda bırakıyorsa, aldığı transfer parasıyla yetinmeyen futbolculara, primin yasaklanmasını teklif ediyorum. Türkiye'deki futbolcular zaten uzay şartlarında yaşıyor. Forma aşkı ve adamlığı olan, prime zaten tenezzül etmez! Prim futbolculuğun bahşişidir diyen varsa. Üstü kalsın!

TURGAY DEMİR- Aykut Kocaman'a katılacağım hiç aklıma gelmezdi. Aslında yine tam olarak katılmıyorum ama prim işinin özünde haklı. Ulusoy döneminden başlayarak biz milli formayı Amerikan Doları gibi görmeye başladık. Bunun sebebi ölçüsüz primlerdir. Belçika ve Kazakistan maçlarına 100'er bin dolar prim veriyorsunuz, yarı finalde bir rakibi yendiklerinde bu hesaba göre 500'er bin dolar bile verseniz futbolcunun yüzü düşer. Onlar bizim çocuklarımız ama ben çocuğumu bu kadar şımartmam, federasyon da şımartmasın.

BURSA'DA KAYIPLAR BAŞLAYACAK
SORU- BURSA İLK KEZ PUAN KAYBETTİ, SON ŞAMPİYONDA BİR DÜŞÜŞ GÖZLÜYOR MUSUN?
HAKKI YALÇIN
- Bursaspor'un bu sezonki davası, kasasını şampiyon yapmak. Bu takıma gerekli transferler yapmamanın amacı belli. Büyük düşünmemek. O yüzden ne Avrupa'da, ne Türkiye'de futbol olarak yoklar. Türkiye'deki liderliğin geçici olduğunu düşünüyorum. Ve kayıplar zincirinin anonsları da duyuluyor.

FENER BİR ATIYOR BİR YATIYOR
SORU- F.BAHÇE, G.BİRLİĞİ'Nİ FARKLI YENDİ. TAKIM HÜCUMDA SON DERECE ETKİLİ, 7 MAÇTA 20 GOLLE LİGİN EN ÇOK GOL ATAN EKİBİ. "BU TABLO AYKUT KOCAMAN'IN ESERİDİR" DİYEBİLİR MİYİZ?

SELÇUK YULA-Nasıl başarısızlıklarda teknik adamı öne çıkarıyorsak başarıda da başka bir isim aramak insafsızlık olur. Son üç haftada F.Bahçe'nin, Beşiktaş, Kasımpaşa ve Gençlerbirliği maçlarında attığı gol sayısı on, atılması gereken gol sayısı yirmi. G.Birliği maçı haricindeki maçlarda sıkıntı veren savunmadaki açıklardı.

Son hafta gördük ki burada da büyük yol katedilmiş. Zaten kadro yapısına baktığımızda F.Bahçe'nin her takıma rahatlıkla gol atabileceğini ya da pozisyona girebileceğini söylememiz gerekir. Önemli olan takımın gol yememesi. Savunmaya baktığımızda Yobo ve Lugano ikilisi oturacak gibi. Ama asıl faktör, son maçta Selçuk'un sakatlanana kadar harika oynamasıydı. Demek ki tezimiz doğru çıkıyor, savunmayı sadece arkadaki dörtlüyle değil tüm takım olarak, özellikle orta sahadaki futbolcularla birlikte yargılamamız gerekir. Bu pencereden bakarsak gidişat iyi diyebiliriz. Şapka düşer kel görünür

TURGAY DEMİR- F.Bahçe'deki tablo her neyse bu tablo başındaki teknik adamın eseridir. Ben iyi olunca Allah'tan, kötü olunca Aykut Kocaman'dan bilecek kadar vicdansız değilim. Yağdanlıklar yine F.Bahçe'yi yere göğe sığdıramaz hale geldiler. Devrim meşaleleri (!) yeniden yakılmış.

Meydanı boş bulan sallıyor. F.Bahçe'nin şu anda övecek, övünülecek bir durumu yok. F.Bahçe havai fişek gösterisi, F.Bahçe sabun köpüğü, F.Bahçe kolanın gazı gibi. Dişine göre takım buldumu 3-5 atıyor, dişli bir takım buldu mu yan gelip yatıyor. Bu takım Aykut Kocaman'la bir adım ileri gidemez. Ama Kocaman, Aziz Yıldırım'ın kalkanı olmuş. Onu feda ettiği anda hedef tahtasına başkan kendisi geçecek. Dolayısıyla F.Bahçe yerlerde sürünse bile başkan Yıldırım, canlı kalkanına destek vermeye devam edecektir. Devrim meraklıları biraz beklesin, yakında şapka düşer, kel görünür.

MAZİ YETME
HAKKI YALÇIN- Galatasaray'ın kazanırken futbol oynamadığını görmeyenler, Rijkaard'ın hatalarını görmek için de acele etmesin. Herkes CV'siyle gurur duyuyor, bugünüyle ve geleceğe yatırımlarıyla değil. O yüzden Rijkaard'ın mazisine bakıp, Galatasaray'a gelecek arayanlar, Telekom Arena'ya daha çok güvensinler.

G.SARAY BU SEZONU UNUTSUN
SORU- TURGAY DEMİR GEÇEN HAFTA "GALATASARAY İLK ÜÇE BİLE GİREMEZ" DEMİŞTİN Kİ BU HAFTA KARABÜK'E YENİLDİ. RİJKAARD'IN GÖNDERİLMESİNİ İSTEYENLERİN SAYISI ARTTI. RİJKAARD'IN GİTMESİ ÇÖZÜM OLUR MU?

TURGAY DEMİR- O tezin temelinde şu vardı; G.Saray'ın orta sahası çok kötü, kalecileri berbat, savunmaları aynı şekilde çok kötü. Teknik adamı da artistlik yapmak dışında maçları seyrediyor. Dolayısıyla ben insanları kızdırmamak için ilk üçe giremez dedim, bu iddiamın ucu aşağı doğru açıktır. Şimdi Allahaşkına elini vicdanına koy sen söyle, bu G.Saray; Kayseri, Bursa, Karabük'ün hangisinden iyi? Dikkat et, asıl rakiplerini saymıyorum bile. Ee şu görüntü, yedincilik demektir.

TAZMİNAT PEŞİNDE
SORU- PEKİ G.SARAY'DA İŞLERİN DÜZELMESİ İÇİN NE YAPILMALI?
TURGAY DEMİR- Adnan Polat'ın en önemli hatası geçen sezon hiçbir şekilde umut vermeyen, Haldun Üstünel gittikten sonra psikolojik olarak da kulüple bağlarını koparan Rijkaard'la yola devam etmesiydi. G.Saray'ın hedefi gelecek sezon olmalıdır. Yeni stat, yeni hedefler diye bakmalılar.

SELÇUK YULA- Takımda motivasyon, hırs, mücadele yok. İyi hazırlanmadıkları belli. Günahını almak istemem ama bence Del Bosque'nin Beşiktaş'a, Aragones'in F.Bahçe'ye yaptığını yapmak, yani gönderilip büyük bir tazminat alma düşüncesinde olduğu kanaatindeyim. Umarım yanılıyorumdur.
















Yükleniyor
BİZE ULAŞIN