Web Sürümüne Geç

    ''Yeter! Kulübü rahat bırakın''

    ''Yeter! Kulübü rahat bırakın''
    27 Mayıs 2017, Cumartesi Güncelleme: 20:14

    Trabzonspor Başkanı Usta, FOTOMAÇ'a tarihi açıklamalar yaptı: Başarı için iki önemli etken vardır. Süreklilik ve istikrar. Daha önce zirveye oynayan takımlar ve yönetimler ‘Lanet olsun’ diyerek bıraktı. Biz aynı hatayı yapmayacağız.

    Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, FOTOMAÇ'ı ziyaret etti ve birbirinden önemli tarihi açıklamalar yaptı. Kulüpteki gözle görülür değişimin ve yükselişin en önemli aktörlerinden olan Usta, yapacakları daha çok iş olduğunu belirterek, camiaya birlik çağrısı yaptı. Son haftalarda alınan başarısız sonuçlardan sonra teknik direktör Ersun Yanal'ın eleştirilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Usta, şunları söyledi: "Başarı için iki önemli etken vardır. Süreklilik ve istikrar. Trabzonspor bu iki kavramı son yıllarda unuttu. Buna mutlak dönmeliyiz. Yönetimde, kadroda ve teknik kadroda süreklilik olmalı. İnsanlar çok kısa sürede başarı bekliyor. Bu imkansızdır. Başarı üst üste koyarak kazanılır.

    TEŞEKKÜRLER CUMHURBAŞKANIM
    24 Kasım 2013'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanken "Bu stat bizim Trabzon'a sözümüzdür. Tüm zorluklara rağmen sözümüzün arkasında durduk. Trabzonluların spora ve futbola aşklarını biliyoruz. Trabzon'a verdiğimiz sözü tutma konusunda hiçbir engeli tanımıyoruz" diyerek temelini attığı ve 18 Aralık 2016'da açtığı Şenol Güneş Spor Kompleksi'nin Trabzonspor'a katkıları çok büyük oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışta, "Şu anda içinde bulunduğumuz kompleks Şenol Güneş kompleksi... Şenol Güneş kardeşimizle biz Dünya üçüncülüğünü kazandık. Milli Takımımızın yıllarca kaleciliğini, kaptanlığını yaptı. Bizler stadın ismini de Şenol Güneş yapmaya karar verdik. Stada Şenol Güneş adını veriyoruz. Bu ülkede emeği olanları ödüllendirmesini bilen bir milletiz" demişti. Başkan Muharrem Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın stadyumda çok emeği olduğunu belirterek şunları söyledi:



    GELECEĞİMİZ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
    "Yeni stat yeni hayat demiştik. Stat bize çok şey kattı. Yeni stadın Trabzonspor'a kattıkları gerçekten inkar edilemez. Çok defa söyledik ama altını bir daha çizmemiz gerekir ki Trabzon'da yeni statla böyle bir hayatın başlaması takıma da, hocaya da, yönetime de taraftara da pozitif etki yaptı. Bu eserin ortaya çıkmasına direkt katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a gerçekten çok teşekkür ederiz. Ayrıca Trabzonlu olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Berat Albayrak, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu'ya da çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten büyük katkılar sağladılar. Stadın yetişmesi, organizasyonu, eksiklerinin giderilmesi açısından çok yardımcı oldular. TOKİ'ye de çok teşekkür ediyoruz. Gece gündüz çaba gösterdiler. Sonuçta etrafıyla birlikte dev bir yatırım oldu. Orta adeta bir ova ortaya çıktı. Bence Trabzonspor'un gelecek hayatında bu stadın yeri bambaşka olacak."

    YEDİ SENEDE BİR ZİRVEDE
    Trabzonspor'un son 20 yılına baktığımızda üst üste koyarak ortalama 7 yılda bir zirve yaptığını görüyoruz. Mesela 95-96 sezonu. Şampiyon olamadı ama zirve yaptı. Oraya gelene kadar 7 senesi var. Şampiyon olunamadı ama elde müthiş bir kadro. Ama şimdiki gibi baskılar nedeniyle 'Lanet olsun' diyerek bıraktılar. O bırakma Trabzonspor'un 9 senesine mal oldu. 2004'e kadar onun bedelini ödedi kulüp. O yönetim devam etseydi o kadro 95'ten sonra iki şampiyonluk alabilirdi. 2005'e geldik. Bu sefer Atay Aktuğ yönetimi. Trabzonspor iki yıl üst üste ikinci oldu. Yine medyada ağır eleştiriler, taraftarın taşlamaları sonucunda yönetimin baskıyı taşıyamaması nedeniyle yine bıraktılar. Müthiş bir takım vardı. Sonuçta 2011'e kadar Trabzonspor'un 7 senesine mal oldu. Devam etselerdi 2 şampiyonluk alınabilirdi. 2010-11 sezonunda Trabzonspor şike nedeniyle şampiyonluğu resmen eline alamadı. Yine baskılar ve stres yönetimi.. Türkiye'nin en iyi takımı dağıldı. O oyuncuların bazıları gidip Galatasaray'ın 3 şampiyonluğuna büyük katkı yaptı. İyi takım inşa etmek zordur. Ama daha zoru o takımı zirvenin diğer tarafına taşımaktır. Biz de diyoruz ki artık yeter. Bırakın hoca ile takım ile uğraşmayı.



    OLAYA HAFTALIK BAKMAYIN
    Hiç kimsenin kulübe bu 3 kötü deneyimden sonra bu zararı bir kez daha vermesini istemiyoruz. Biz süreklilik ve istikrardan yanayız. Son haftalarda iyi sonuçlar alamadık doğdu. Ama bunlar haftalık bakış açılarıdır. Olaya sezonluk bakmak lazım.

    2010-11'DEN SONRA EN İYİSİ
    Geçen sezon Trabzonspor kümeye gidiyordu. Bunu unutmamak lazım. Bakın şampiyon olan Bursaspor'un bu sezonki durumuna. Geçen yıl olağanüstü fırtınalı bir süreçten geçtik. Bu sezonun ilk dönemi de tatmin edici değildi. Ama 2010-11'den sonra ilk defa bir devrede en çok puan aldığımız dönemini yaşıyoruz. 6 sezon düşünün, 12 devre demek bu. En iyi dönemimizdeyiz ama ne oldu da birden bu eleştiriler geldi. Demek ki daha çok işimiz var ve hiçbir şekilde de taviz vermeyiz.

    TEKRARINDA KÜME DÜŞERİZ
    Gelecek sezon şampiyon olabiliriz ya da olamayız ama kesinlikle zirveye oynayacağız. İlla 'şampiyon olacağız' diye bir stresin içine bizi kimse çekemez. Şampiyon olabilmek için zirvelerde dolaşmanız lazım. Biz henüz o noktaya gelemedik. Trabzonspor'un gelecek sezon zirveye oynaması lazım. Amacımız ligin en iyi takımlarından biri olmak, stres altına girmemek, takımı strese sokmamak. En önemlisi 'ya olur ya ölür' gibi bir tablo içine Trabzonspor'u asla sokmak istemiyoruz. Bunu az önce söyledim üç dönem yaşadık. Bir daha bunu bu kulüp yaşayamaz.



    TABİİ Kİ İDDİALIYIZ
    Yaşarsa ne olur biliyor musun? Dördüncüsünde ligde olur mu olmaz mı Allah bilir. Trabzonspor'un geldiği yer bir daha düştüğünde kalkabileceği bir yer değildir. 50. yılda, 51. yılda ne olur buna takılmayız. Evet ben şampiyonluk iddiasını ortaya koydum. Çünkü ben iddialı bir insanım. 50. yıl baskısını yaşamamalıyız. Trabzonspor tabii ki iddialı olacak, 50. yılda da iddialıyız. Bu kulüp şampiyonluklar da yaşayacak. Biz şampiyonluğa giden yolculuğu yapıyoruz. Düzgün işler yaparsan şampiyonluk gelir. Biz asıl zirvelerin takımı olacağız. Zirvelerde yer alacağız.

    FENERBAHÇE'Yİ BU KEZ YENECEĞİZ
    Uzun yıllardır Kadıköy'de kazanamıyoruz. Ama bu kez farklı bir sonuç olma ihtimali çok yüksek. Çünkü elimizdeki takım daha sağlıklı bir takım. Ümit ediyorum ki kazanacağız. Diğer yıllardaki kadar ümitsizliğe düşmüş değilim. Gerçekten bu kez farklı bir sonuç alabiliriz. Bu takıma inanıyorum. Her serinin bir sonu vardır. Büyük maçlarda iyi oynadığımızı herkes gördü. Yine aynı performansı göstererek galip geleceğimize inanıyorum.

    ÖNCE FENER ADIM ATSIN
    F.Bahçe, basketbolda Avrupa şampiyonu oldu. Biz kutlamadık. Bunun farkı şu: Bizim hak ettiğimiz şampiyonluğumuzu şike ile elimizden alanlar takdir etmeden ben hiçbir şeyi takdir etmem. Rakip taraftarlarla bizim sorunumuz yok. Onlara bir şey demiyorum. Ama UEFA ve CAS'ta tescillenmiş olan böyle bir durumda önce benim beklentim var. Ben beklentimi bulduğumda 10 kat fazlasını yaparım. Evet F.Bahçe basketbol takımı üst üste koya koya hak ettiği bir şampiyonluğa ulaştı. Aynı F.Bahçe basketbol takımı gibi 2010-11'de üst üste koya koya, emekler vere vere şampiyon olan Trabzonspor'un hakkını elinden alanlar önce kendi takımlarına gelen tebrikler gibi Trabzonspor'a tebriği yapmalılar.

    MÜSAADE ETMEYECEĞİZ
    Başkan Usta, Medipol Başakşehir maçında taraftarın oyuncu değişikliklerine müdahale etmesini de asla kabul etmeyeceklerini söyleyerek uyarılarda bulundu: "Taraftar şunu anlamalı. Beşiktaş'ta 20 taraftar grubu bulamazsınız. Baskın bir taraftar grubu vardır ve o yönlendirir. G.Saray'da, Bursa'da durum budur. Bunca yıllık acılardan sonra gerçekten başarılı olmak istiyorsak taraftar olarak bu yaz yapmamız gerekenler var. Trabzonspor tribünlerinden eğer tek ses çıkmazsa takıma destek olamayız. Taraftar 'İyiyse desteklerim, kötüyse ıslıklarım' diyemez. Böyle bir şey olmaz. Taraftarın evidir stadyum. Hayatın her anında iniş çıkışlar vardır. Son haftalarda istediğimiz sonuçları alamadık diye hocanın oyuncu değişikliklerine müdahale edilmesi ne derece doğru olur.

    TARAFTARLARLA KONUŞACAĞIZ
    Başakşehi r maçında Zeki'yi oyuna alacağı zaman taraftar müdahale etti. Orta sahada oynayacak adamımız yoktu ve hoca, Zeki'yi bence orta sahaya alacaktı. Ama taraftar defansa alacağını zannederek tepki gösterdi. Bizim ikinci yarıda 35 puanlık hedefimiz vardı ve iki maçımız kaldı. Bir maç alırsak hedefe ulaşacağız. Sonuçta hedefe ulaşacağız. Peki bu tepki niye? Beşiktaş da Medipol Başakşehir'e 3-0 mağlup oldu. Kıyamet mi kopması gerekiyor. Olaya sezonluk bakmalıyız, haftalık değil. Takıma tam destek vermeyi öğrenmeliyiz. Ben kendimi eğitmeye çalışıyorum. Taraftar da bunu yapmalı. Hiçbir şekilde taraftarın oyuncu değişikliklerine müdahale etmesini zerre kadar doğru bulmuyoruz. Bunun bir daha ortaya çıkmaması için gereken her şeyi yapacağız. Taraftar grupları ile oturup konuşacağız. Böyle bir şey olamaz. Bu takıma olağanüstü zarar verir."

    YAZICI'YI ASLA SATMAYIZ
    Asla satmayacağız. Ne takas ne satılması asla gündemimizde değil. Devre arasında Samsunspor'a vereceğimiz haberleri çıkmıştı. Nereden çıktı bilmiyorum ama asla böyle bir şey yoktu. Yusuf uzun yıllar takımımızda kalacak ve hizmet edecektir."

    18 KİŞİLİK KADRO YANLIŞ
    Bizde Abdülkadir var bu sene, önemli bir yetenek ama 18'e giremiyor. Ya 18 diye bir şey nereden çıktı? Niye 18? Takım 23-24 kişi. Geçen CSKA Moskova-Spartak Moskova maçına gittim, yedek kulübesinde 23-24 kişi var toplamda. Avrupa'da da böyle çok lig var. Şimdi hoca olarak 18 seçmek zorundasın, giremeyen yıkılıyor. Yazık, günah oluyor birçok gence. Hami ve jenerasyonunun çıktığı dönemlerde kulübe rakamları yüksekmiş, daha kalabalık yani. Ancak 18'e prim veriliyor ya kulüpte denmiş ki sayı 23'e çıkarsa primler artar. Ya kulüpler şunu yapamıyor mu, bizim maç primimiz bu kadar, 18'e değil 23-24'e böl. Bazen o kadar basit çözülecek meseleler var ki... Ama benim yorumum şu: Türkiye'de sorunları genelde federasyonda buluruz. Ben 1.5 senedir bu işin içindeyim, Türkiye'de futbolla ilgili sorun, sıkıntı varsa hepsinin ama hepsinin bir tane sorumlu olduğu yer var o da Kulüpler Birliği. Kulüpler Birliği istesin her şeyi değiştirir, her şeyi düzeltir, her şeyi toparlar. Ancak görüşmelerimde bunları kulüplerin istemediğini söylediler. Bu ülkenin parası çöp oluyor. Yazıktır günahtır."

    SİSTEM KESİNLİKLE DEĞİŞMELİ
    "Bence Türkiye'nin altyapı sorunu kulüplerden çok sistem sorunu. Sistem için de federasyon ile görüştüm. Türkiye'de sistemi değiştirelim diye. Mesela bölgesel ligler oynanıyor. Bizim takım Karadeniz bölgesinde. Niye? Çünkü uzun seyahatler ve masraf olmasın istemiş yönetimler. O zaman da federasyon alın size mahalle işi diyor. Bizim takım gidiyor 15-0, 20-0 kazanıyor, güç dengesi bu çünkü. Sonra gazeteler yazıyor Trabzonspor 200 gol attı, 2 gol yedi. Ama bu iş belirleyici olmaktan uzak. Avrupa'nın birçok ülkesinde U21'ler 3. Lig'de oynuyor. A takımı varsa en üst lige gelemiyorlar sadece. Bakın Mehmet Ekici olayı olmasaydı Yusuf Yazıcı belki de bu kadar başarılı olmayacaktı. Bursa'da kendini bir gösterdi, takımın vazgeçilmez ismi olmayı başardı.

    BORCU AŞAN CEZA YEMELİ
    Geliri artırmak için topyekün bir seferberlik halinde olmamıza, kulüpteki giderleri çok aşağıya düşürmemize rağmen, kur ve faiz nedeniyle yıllık 120 milyon TL borcumuz artıyor. Yine topyekün bir seferberlikle borçları indirmeye çalışıyor ve indireceğiz. Bunu herkes görecek. Derneklerin çatısı altında çok sayıda şirketle yönetiliyor büyük kulüpler. Bütün bu borçlar şirketler tarafından yapılıyor ve bu borçları yapan yönetimlerin hiçbir sorumluluğu yoktur. Toplam borç miktarı ile gelirinizin bir oranının olması gerek. Bu oranı aşan kulüplere ya yasal mevzuatla müdahale edilmeli. Her gün milyonlar çöp olup gidiyor.

    KUPA UMURUMUZDA DEGİL
    Burada bir kargaşa var. İki konu var. Birincisi şike var mı, ikincisi varsa TFF gereğini yapmadı, TFF'ye gereğini yaptır. Hem UEFA hem CAS 'şike var' kararı verdi. CAS 'Başka şeyler nedeniyle de bu karar değişmez' diyor. Çünkü sportif yargılama kanaate göre karar veriyor. Türkiyemiz'de şike yapıldığı tescillenmiştir. Bu üzücü bir durum. Biz UEFA'ya 'TFF yaptırım yapmadı' dedik. UEFA 'Benim yetkim yok' dedi. CAS da aynısını yaptı. Şimdi üçüncü perde açılıyor. Biz FIFA'ya 'CAS ve UE FA şike var dedi. Ama TFF şikenin cezasını vermedi. Senin yetkin var müdahale et' diyoruz. Sonucunu hep birlikte göreceğiz. Bu süreç 50 yıl bile sürse devam edeceğiz. Aynı anda da Trabzonspor'un tarih yazan başarılar kazanması gerek. Bu iki süreç farklıdır ve birbirine karıştırmazsak kulübe zarar vermeyiz. Aslında bizim derdimiz kupa değil. Çok uzun uğraşlar sonucunda hak ettiğimiz şampiyonluğumuz elimizden şike ile alınmıştır. Bize birisinin kupayı verip vermemesi hiç umrumuzda değil. Şike yapıldığı tescillendi. İşin büyük kısmı noktalanmıştır. FIFA ne karar verirse versin 82 puanla şampiyonluğumuzun elimizden şike ile alındığı gerçeğini değiştirmez

    TEFECİNİN ELİNE DÜŞERSİN
    Biz Divan Kurulu'nda yeni tüzükle ilgili bir madde koymak istedik. Umarız yasal mevzuata aykırı olmaz. Yeni gelenler bu oran içinde kulübü yönetmek zorunda. Bu oranı aşanlar kefil olacak ve cebinden ödemeyi taahhüt edecek. Bütün kulüplerin bu hale gelmesinin sebebi yapısal bozukluklardır. Gelen kimseler sorumluluk olmadan harcıyor ve kulüpler batıyor. Bu tarla taşlı tarla. Gübre atarak burada üretim olmaz. Taşlı tarlanın verimli bir hale gelmesi için taşlar temizlenmeli. Sulama ve gübre ile uğraşmaya gerek yok. Yoksa tefecinin eline düşersiniz.

    EN ÇOK ÜZÜLDÜĞÜM MAÇ
    Alanya ve Karabük maçlarının ligin ilk devresi ve ikinci devresi... Puan kaybetme ve gol yemeden bahsetmiyorum. Bu iki maç siyahla-beyaz gibiydi. G.Antep'te ligin ikinci maçında bitime iki dakika kala gol yedik. Biz o maçta yenilmeden gelseydik şimdi bambaşka bir yerde olabilirdik. Ligin ilk maçını kazanmıştık. Beşiktaş derbisi muhteşemdi. Berabere bitse iyi olurdu. Ama bu yenilgilerden ders almalıyız. Trabzonspor'un ilk devresi bu kadar kötü olmasaydı ikinci devrede bu kadar iyi olamazdık. Devre arasında yapmamız gereken işler üzerinde bu kadar titremezdik. Bazı sonuçlar vardır ki ders almanızı sağlar. Beşiktaş maçını kadro derinliğimizin olmayışından kaybettik. Yoksa son dakikada Atiba'nın kafa golü değildir bu. Kadro kalitemizin daha farklı olması gerek sonucunu çıkardık. Her yenilgiden ders aldık.

    VİSCA'YI İSTİYORUM
    Basında çıkan transfer haberlerinin bir kısmı doğru. Biz basında çıkmadan transferleri bitirmek istiyoruz ama olmuyor. Benim şu anda "Bu futbolcuyu alıyoruz" deme durumum yok. Ama şu bir gerçek ki bizim kadro derinliği için transfer yapmamız gerek. Doğru isimler alacağız. İkinci yarıda az sakatlık sorunu yaşadık. Bir iki defa bazı isimleri oynatamadığımızda takımın dengesinin nasıl bozulduğunu gördük. Halbuki zirveye oynayan bir takımın bazen 4 as oyuncusu olmayabilir. 2-3 oyuncusu 3-5 hafta olmayabilir. Çeşitli taktiklerle A yerine B oyuncusunu sahaya sürebilirsiniz. Biz G.Birliği maçında Okay ile ilk defa kadroda eksiklikler hissetmeye başladık. Okay ile kadro derinlik sorununu gördük. Kadro mühendisliği en doğru olan şey. Mesela Kasımpaşalı Tunay Torun gündemimizde kesinlikle yok. Biz elimizdekilerden daha iyi adamlar alacağız. Mesela Visca'yı almak istiyorum ama vermiyorlar.


    RÖPORTAJ: MECİT COŞKUN
    Yükleniyor
    BİZE ULAŞIN