Web Sürümüne Geç

    Şal serme operasyonu

    Kulüpler Birliği'nin içindeki üyelerin birçoğu şike soruşturması ile boğuşup duruyor. O birliğin elbette şikenin üzerine 'şal serme' önerisi getirmesi doğaldır

    -Kulüpler, 14 Nisan'da çıkarılan Şiddet Yasası'nın değiştirilmesini istiyor ve Bu konuda görüşmeler yapılıyor. Bu aşamada değişiklik yapılması doğru mu?
    Her şeyden önce şunu sormamız gerekiyor: 'Kulüpler Birliği' diye bir yer var mı? Bu birliğin içindeki üyelerin birçoğu şike soruşturması ile boğuşup duruyor.
    Birliğin son başkanı ise hapishanede!.. O birliğin elbette şikenin üzerine 'şal serme' önerisi getirmesi doğaldır.
    Ne demek "Yöneticiler cezalandırılsın, kulüplere bir şey olmasın!" Ben yarın yönetim kuruluna fanatik üç tane adam alırım... Şike dedikodusu çıktığında da "Bunlar yaptı" derim.

    Amaç kurtarmak mı?

    Biraz ciddi olmak gerekiyor. Amaç Fenerbahçe'yi kurtarmaksa bunu açık açık söyleyin. Neden Sivas'tan, ne Mersin'den, ne Giresun'dan ve diğer kulüplerden söz etmiyorsunuz! Hele de İlhan Cavcav'ın ortaya çıkıp iki de bir konuşması yok mu!.. İlhan ağabeyi bu kadar sevmesem söyleyecek çok laf var da şimdilik susuyorum. Bu şike olayı başladı başlayalı duruş ve tavır sergileyebilen tek kulüp Galatasaray...
    Galatasaray da bunu başta Ünal Reis'e; sonra da Adnan Öztürk'e borçludur.

    -Galatasaray'ın yaptığı transferlerin maliyetinin 92 milyon euro olarak hesaplanması Terim'in tepkisini çekti. Oyuncuların sözleşme maliyetlerinin üst üste konulup, hesaplama yapılması doğru mu!
    Eğer Avrupa'da başa güreşecek bir takım kuracaksanız 92 milyon euro yetmez. Ayrıca "Transfer" derken Galatasaray'dan gidenlerin kulübe kazandırdığı paraları da hesaplamanız gerek. Bu 92 milyon euro'nun içinde futbolcu maliyetleri tek kalem gibi gösteriliyor. Bu paraları yıllara bölmeniz gerekiyor. Doğru hesaba ulaşmak istiyorsanız. Hem ayrıca parayı harcayan Galatasaray!.. Size ne oluyor!..

    -Arda'nın Kazakistan maçının ardından yaptığı açıklamalar gündeme oturdu. Ardından da Çakar'la yaşadığı polemik konuşuldu. Tabii Çakar'ın 1993 yılına dair Galatasaray'a yönelik suçlamasıyla ilgili görüşünüzü de merak ediyorum...
    Arda'nın, Kazakistan maçı sonrası yaptığı açıklama, Arda'nın dünya görüşünü yansıtabilir.
    Eğer gerçek dünya görüşünü yansıtıyorsa ve sen bunu dile de getiriyorsan, o zaman basın üstüne gelince kıvırmayacaksın.
    Ben Arda ve basına demeç veren diğer kişilerin abuk sabuk konuştuktan sonra "Ben yanlış anlaşıldım" diye ortaya çıkmalarından bıktım usandım. Karşındaki muhabirler geri zekalı mı?
    Hepsi Arda'dan daha eğitimli, daha bilgili ve daha görgülü... İçlerinden hiçbirisinin 'sinema kapattığını' sanmıyorum!
    Para bazen insanın dilini azdırır. Ahmet Çakar'la yaşadığı tartışmaya gelince... Bunun üzerinden fazla yorum yapmanın bir anlamı yok. Ahmet akıllı adamdır. Yeni bir kanalda göreve başlıyor, gündeme oturmuş bir laf olarak alıyorum ben bunu...
    Galatasaray kulübünün açtığı 1 milyon liralık davayı Ahmet kaybedecektir, parayı da herhalde Melih Gökçek öder... Kanalın sahibi ya... Ahmet Güvener, Galatasaraylı olduğu için Merkez Hakem Komitesi Başkanlığından alınmıştı. O durup dururken bu polemiğe niye atladı, anlamak mümkün değil. Onun da adı Ahmet ya belki adaşlık nedeniyle ortaya çıkma gereği duymuştur!

    Biraz fazla beyefendi
    Eğer geçmişe dönerseniz; İstanbul Amatör Ligleri'nin kurulduğu yıllara kadar inmeniz gerek. Cımbızla 1993'deki bir maçı çekip çıkarıp, onun üzerine Sami Çölgeçen'in ettiği varsayılan bir lafın üzerine şike bina etmek, ciddiye almak olası bir şey değil. Eğer bu laflar geçerli olsa futbol dünyasında zaman geçirmiş herkes, bir şike hikayesi anlatır size... Burada amaç Galatasaray'ı da bir bataklığa sürüklemek, ona çamur atmak. Üstelik bunu yapan Ahmetler'in ikisi de Galatasaraylı...
    Artık mahkemeye intikal ettiği için daha fazla şey söylemenin anlamı yok...

    -Galatasaray hızlı bir transfer dönemi geçirdi. Drogba'dan, Forlan'dan kapı açıldı, 11 yeni transfer yapıldı ve defter Sercan ile kapandı. Transferde doğru bir strateji izlendi mi?
    Drogba ile başladık işe... Sonunda transferi Sercan ile noktaladık. Forlan, Reyes, Keita ve nice futbolcu geldi geçti Galatasaray'ın önünden...
    Oradaki sorun şu...
    Daha önce de söylediğim gibi; Ünal Bey, biraz fazla beyefendi, biraz fazla kibar...
    Bazı futbolcuların alınamamasının sebebi yönetim içi çekişmelerden kaynaklanıyor.
    O getirdi olmaz, bu getirdi alınmaz, şu getirdi pahalı gibi saçma sapan nedenler yüzünden, Galatasaray bazı futbolcuları alamadı. Yine de 'başarılı transferler yapıldığını' söylemek mümkün...
    Kafamda iki soru işareti var biri Sercan, biri Engin... Bu futbolcuları Fatih hocaya havale ediyorum. Onları Türkiye'de oynatabilirse ancak o oynatır. Galatasaray bu kadrosu ve bu hocasıyla şampiyonluğu ligin bitimine birkaç hafta kala ilan eder. Etmezse de bunun en son sorumlusu Ünal Reis'tir...



    Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
    Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
    BİZE ULAŞIN