Web Sürümüne Geç

    Çantanızı alıp gidin

    Seyircisiz maçların tüm keyifsizliği bu derbide de geçerliydi. "12. adam" teriminin ne denli doğru olduğunu bir kez daha görmüş olduk.
    Bir sene içerisinde üçüncü teknik direktörü ile sahaya çıkan Galatasaray, suçu teknik direktörde aramamamız gerektiği gerçeğini dün gece de gözler önüne serdi.
    Orta sahadaki paslaşmalar ve bu paslaşmaların sonucunda "topu kazanan" tarafın şut şansı bulduğu bir ilk yarı izledik. Arda'nın birkaç şutu vardı, onlar da adeta kaleciye antreman yaptırıyor görüntüsündeydi.
    Trabzonsporlu oyuncuların, beş Galatasaraylı arasından gol atabilme şansını bu kadar rahat buluyor olmaları ise başlı başına bir koordinasyonsuzluk sorunu.
    Galatasaray'ın ivedilikle futbolcular arasındaki bu sorunu çözmesi lazım.

    Kazım'ın sorumsuzluğu
    Kazım
    'ın böylesine önemli bir maçta, Galatasaray düşme hattına ilerlerken, bu şekilde sorumsuzca bir hareketle gereksiz yere kırmızı kart görmesi affedilir bir hata değil.
    Ama potansiyel kırmızı kart adayı olan bu oyuncunun hiçbir rakibe ve hakemlere de sempatik gelmediği bir gerçek. Sahipsiz Galatasaray'da meydan boş olunca bu tip oyuncuların at oynatabilmeleri de çok doğal.
    İki tarafın da doğru dürüst bir gol pozisyonu bulamadığı maçta, gerginlik içindeki son düzlükte cengaver oyuncu Burak'ın yoktan var ettiği gol belki de Trabzonspor'a şampiyonluğu getirecek.
    Amaçsız, sırf aktivite olsun diye yapılan beyhude transferlerin ve maliyetlerinin beş sene içinde Galatasaray camiasına yüklediği külfet ortada. Sebep olanlar hâlâ ne kadar iyi işler yaptıklarını anlatmaya çalışıp günah çıkartmaktalar. Lütfen perde arkasından filmler üreterek direnmek yerine artık çantanızı alıp gidiniz! Yolunuz açık olsun...
    BİZE ULAŞIN