Web Sürümüne Geç

    'Altın' çocuklar

    Fenerbahçe başkanı, ara transferdeki suskunluğunu "Real, Barcelona ara transfer yapıyor mu ki?" diye açıklamış. Temelde doğru bir bakış açısı. Ara transferde alınan futbolcular genelde verimsiz olurlar. Yarım sezonluk yeni takımları bu oyuncular için çoğu kez "Yan gelip yatma yeri"dir. Ama arada bir tuttuğu da olur. Galatasaray'da Ribery gibi. Fenerbahçe'de Nobre gibi. Beşiktaş'ta Ernst gibi. İşin özü, ihtiyaç varsa satış opsiyonu sizde olmak şartıyla ara transferde riske girmek gerekir. Tabii hedeflerinize ulaşmaya değecekse. Galatasaray da bu hakkını kullandı. "Beş kupa" hedefi için Preimer Lig'den 2'si kiralık 3 futbolcu aldı. Şimdi, transferin yanlış yere yapıldığı, gereksiz olduğu konuşuluyor. Ancak mevkileri de isimleri de ligleri de doğru bence. Jo'nun sakatlığı tamamen bir talihsizlik. Neill inanılmaz bir hızla takıma adapte oluyor. Rijkaard ilk kez Servet'i yedeğe çekme lüksünü kullanabildi bu sayede. Giovanni için de biraz zamana ihtiyacı var. Daha ilk maçtan eleştirmek biraz haksızlık olur. Bence asıl tartışılması gereken, Elano ve Giovanni'ye verildiği ileri sürülen sözler. Dünya Kupası sezonunda, kendi milli takımlarında oynama zorunluluğu olan futbolculara "Galatasaray'da banko oynarsınız" vaadinin verildiği, bunun da Rijkaard'ın elini kolunu bağladığı söyleniyor. Bu, ciddiye alınması gereken bir iddia. Bırakın gerçek olmasını, akla düşmesi bile bir takımı temelinden sarsmaya yeter. Galatasaray yönetiminin bu tür iddialara çıkıp anında yanıt vermesi gerekir. Yalçın'ın, Caner'i "Seni de sakatlarım" dediği iddiasına Caner'in açıklama getirmesi gerekiyorsa futbol şubesinden sorumlu başkan yardımcısı Haldun Üstünel'in de çıkıp, iddialara yanıt vermesi gerekmez mi? Söz gümüşse sükut altındır ama bu durumlarda değil...
    BİZE ULAŞIN