Web Sürümüne Geç

    Futbola FIBA formülü

    Dünya Kupası'nda 14 maç geride kaldı. Futbolseveri tatmin eden 3 ya da bilemedin 4 maç oynandı şu ana kadar. Sıkıcı, yavan bir futbol var Dünya Kupası'nda...
    Aslında Dünya Kupası, hatta Avrupa Şampiyonası yıllardır S.O.S veriyor.
    Neden mi? Çünkü bu tür turnuvalara katılan futbolcuların önemli bir bölümü, Avrupa'nın 5 zorlu liginden geliyorlar. Yani ortalama 70 üst düzey maç oynadıktan sonra...
    Yorgun geliyorlar... Sadece fiziksel olarak değil zihnen de yorgun geliyorlar.
    Birçok arkadaşı sahilde güneşlenirken, onlar Afrika'da hâlâ üst düzey performans beklentisi ile sahaya sürülüyorlar...
    Diğer liglerden gelen futbolcuların kaliteleri de malum... Çizginin üstüne çıkan çok fazla kimse olmuyor. Çoğunlukla takım bile olamıyorlar, Afrika temsilcileri gibi... Durum böyle olunca da ekonomik ve kültürel anlamda yerkürenin en büyük organizasyonları, beklenen sonuçları vermiyor, veremiyor.
    FIFA ve UEFA'nın; zamanlamada yapacakları düzenlemelerle, ulusal takımları kapsayan organizasyonları yeniden canlandıracağını düşünenlerdenim.
    Bakın FIBA'ya, Dünya Basketbol Şampiyonası'nı 28 Ağustos-12 Eylül tarihlerinde oynatıyor. Yani yeni sezonun hemen öncesinde. Yani fiziksel olarak dinlenmiş, transferini yaparak zihnen rahatlamış oyuncularla...
    FIFA da Dünya Kupaları'na eski canlılığını getirmek istiyorsa, FIBA'yı örnek almalı.
    Yoğun bir sezonun ardından turşusu çıkmış oyuncularla haziranda oynamak yerine... Dinlenmiş, yenilenmiş oyuncularla yeni sezonun hemen öncesinde oynatmalı...
    Yoksa ulusal renkliliğin dışında bu tür kupaların, dünya futboluna hiçbir katkısı olmaz.

    * * *
    ERMAN KUZU MODELİ
    Alman Milli Takımı'nın beyni Mesut Özil'i izleyince, kaçan balığın büyüklüğü nedeniyle eski defterler de açılmaya başlandı. Mesut'un aynı zamanda menajeri olan babasının, Fatih Terim'e çok dil döktüğü ama hocanın mesafeli durduğu anlatılırdı. Erman Toroğlu, dünkü yazısında Mesut'un "Alman" olmasında Fatih Terim'in günahı bulunmadığını, Mesut'a Türk Milli Takımı için teklifi, Terim'in ricası üzerine kendisinin götürdüğünü ancak Mesut ile babasının Almanya'yı tercih ettiğini açıkladı. Toroğlu'nu severim, Terim'i de sayarım ama hiç kusura bakmasınlar, "Bu işler böyle mi olur hocalar?" Milli Takım'a daveti bir gazeteci mi yapar? Bir Milli Takım hocası, bu teklifi iletmesi için bir gazeteciden mi ricacı olur? Alman Milli Takımı Teknik Direktörü Löw'ün kıskacında olan bir genç, bir gazeteciden gelen bu "gayriciddi" teklife nasıl "evet" der? Tam bir "Türk Malı" modeli, Erman Kuzu modeli

    * * *

    AZİZ BAŞKAN YÜZME ÖĞRETSİN
    Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Sapanca'daki kürek yarışlarında, Galatasaray Başkanı Adnan Polat'la güzel bir dostluk örneği sergiledi, güzel mesajlar verdi. İki büyük camianın liderlerine yakışır şekilde davrandılar. Stoch transferi nedeniyle gerilen ilişkileri yeniden normale soktular.
    İki başkanın sohbetindeki bir ayrıntı bence çok ilginçti. Konu su sporlarına gelince, yazın önemli bir bölümünü Faruk Ilgaz Tesisleri'nin havuz başında geçiren Aziz Yıldırım, yüzme bilmediğini itiraf etmiş. Polat gülünce de, "Biz Anadolu çocuğuyuz. Deniz vardı da biz mi öğrenmedik?" diye espri yapmış.
    Yıldırım'ın şakayla karışık sözleri o kadar doğru ki! Eskiden imkan yoktu. Bugün var. Deniz yoksa bile havuz var. Tıpkı Dünya Sutopu Şampiyonaları'nın klasik finalistleri Macaristan ve Sırbistan gibi!
    Ama bugün gençlerimize yüzmeyi öğretememek, her yıl 1000 kadar gencin boğulması demek.
    Gencecik fidanların solması demek. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül'e çağrıda bulunduk bu köşeden, "Gelin, yüzmeyi de satranç gibi zorunlu ders yapın. Okul, hayat kurtarsın" diye.

    Kimseden ses çıkmadı. Hani diyorum, Yıldırım el attığı her işi sonlandırıyor, şu yüzme sorununa da ara sıra değinse, belki "devletlülerimiz" harekete geçer, birkaç seansta öğrenilecek bir spora her yıl 1000 insanımızı kurban vermekten kurtuluruz...

    * * *
    FUTBOL EŞİTTİR AHLAK
    Futbol artık hayatımızın bir parçası. Sınavlarda bile karşımıza çıkıyor. İlkbahar dönemi ALES sınavında tam 8 soru sporla ilgiliydi. İlgi çekmesi için sporla ilintilendirilmişti. ÖSYM'nin sitesine girip bakmak isteyenler için; sayısalda 19. sayfadaki 20, 21, 22 ve 23. sorular üç takımlı bir turnuvaya yönelikti. Sözelde, sayfa 42'de, 67 ve 68. sorular satrançla, daha doğrusu Kasparov'la renklendirilmişti... Yine sözelde sayfa 28'deki,13. soru atletizm konuluydu. Sayfa 34'teki 34. soru ise şöyleydi: Zamanında kendisi de iyi bir kaleci olan Fransız düşünürü ve romancısı Albert Camus, "Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim. Çünkü top hiçbir zaman beklediğiniz köşeden gelmez" demiş. Albert Camus, bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisini anlatmak istiyor olabilir? Doğru cevap, C. Yani; "Farklı bir alanda edindiği tecrübenin yaşama bakış açışını etkilediğini..." Ama doğru olan Camus'un futbolu yorumlaması bence...

    * * *
    LAFOLOJİ

    Dünya Kupası için Güney Afrika'dan yayın yapan TRT ekibinin, orada mevsim sonbahar olduğu için bahçe yayınlarında bir titremedikleri kalıyor...
    Ankara'dan "Otelin içinde bir stüdyo kurup oradan yapın be kardeşim" diyen çıkana kadar cezalarını çekmeye devam ederler artık...
    Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, "Transfer piyasasında dolar, TL ve euro'nun dışında ayrıca 'Cavcav lirası' yürürlükte olmalı" demiş...
    Belli bir süre sonra böyle oluyor demek ki...
    BJK ile yaptığı görüşme kulüp tarafından basına sızdırılan ünlü teknik adam Ramos, "Beni figüran gibi kullandılar" demiş...
    Ne mutlu işte, ufak da olsa BJK sinemasında bir rolün oldu! İngiliz basını, kaleci Green'in yediği hatalı gol için "Tanrı'nın eline" gönderme yaparak, "Aptalın eli" ifadesini kullanmış...
    Bizde basın özgürlüğü filan yok arkadaş!
    Biz kimsenin hakkını böyle veremiyoruz ki...
    Yol verme kavgası Fırat Aydınus'u karakolluk etmiş...
    Hastanelik etmediğine dua etsin...
    Arda, Fenerbahçe'ye transferiyle ilgili olarak, "Allah beni o formayı giymeye mecbur bırakmasın" demiş...
    En azından "Kefen giyerim o formayı giymem" dememiş...






    BİZE ULAŞIN