29 Ağustos 2010 | Pazar

Gözyaşı dökmeyin

İspanya'daki son Müslüman kentini direnmeden teslim eden Sultan Boabdil, Granada'ya son kez bakıp ağlamaya başladığında, annesinden azar işitmişti: "Bugün kadın gibi ağlayacağına dün bir erkek gibi savaşıp şehrini savunsaydın..."
Galatasaraylı futbolcular, kupa iddiasını bir erkek gibi savaşarak koruyamadılar, şimdi soyunma koridorlarında boş yere hiç gözyaşı dökmesinler... Fenerbahçe de elendi. Trabzonspor da elendi. Ama onlar savaştılar. Son dakikaya kadar mücadele ettiler, direndiler.
Galatasaray da elenebilir. Ama savaşmadan, mücadele etmeden elenmek yok mu, işte bu kabul edilebilecek bir şey değil. Bu hazin tablo Galatasaray için yeni bir yapılanmanın zaruretini ortaya çıkardı.
1- Galatasaray'da yönetim zaafı var. Parasızlıktan transfer yapılamıyor çünkü geçen yıl 'seçim var' diye kasada ne varsa harcadılar! Polat şimdi Canaydın'ın yaptığı hatayı tekrarlıyor, çıkıp camiaya açıkça "Bu sene üst düzey sportif başarı beklemeyin. Yara saracağız" demiyor.
Göle maya çalan Nasreddin Hoca'dan farkı yok. "Ya tutarsa" diyor...

Ömrü fazla uzun sürmez

2- Galatasaray'da teknik direktör zaafı var. Rijkaard, "İstediğim alınmadı, alınan sakat çıktı" derken ne kadar haklıysa, mevcut kadrosunu her başarısız sonuçtan sonra yerden yere vururken de o kadar haksız. Emekliliği gelen ihtiyarlar gibi diline vurmuş, sürekli konuşuyor.
Futbolcuya sallıyor, tercümanı harcıyor, şimdi de yönetime salvo yapıyor. Vakitsiz öten horozların kesildiği memlekette ömrü fazla sürmez.
Sonuçta o artık altın yumurtlayacak bir tavuk değil çoğunluğun gözünde! Neticede Schuster'in Guti'yi getirmesi gibi bir starı peşinde sürükleyemedi ne de olsa...
3- Galatasaray'da futbolcu zaafı var. Bir Rijkaard'dan, bir Neeskens'ten hatta Rijkaard'ın reenkarnasyonu gibi davranan tercümandan bile taktik almak kafalarını karıştırmış olabilir.
Ama sonuçta futbol, basit bir oyun. Barcelona gibi en yakınındakine pası verip basit oynayarak da ayağa kalkabilirsin. Ama oyuncuların ruhu, bedenlerini terk etmiş gibi.
Liste uzar da uzar aslında. Taraftar eklenir, sağlık heyeti eklenir, planlama hataları eklenir vs... Ama sonuçta futbol, futbolcuyla oynanan bir oyun. O bedeli terk eden ruh geri gelmezse, geri getirilmezse bu Galatasaray'dan ne köy olur, ne kasaba...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA
Anasayfa Anasayfa Beşiktaş Beşiktaş Fenerbahçe Fenerbahçe Galatasaray Galatasaray Trabzonspor Trabzonspor