Web Sürümüne Geç

    Sistemini yerim...

    Dün gece İnönü'de hava güzel, taraftar ise muhteşem... Kasımpaşa'nın durumunu da dikkate aldığımızda sanki bol gollü bir hava hakim olacak gibi... Tabii bu düşünce maç başlayana kadar. Düdükle birlikte ise yine klasik Beşiktaş sahnede... 'Eleştiriyorsun' diye tantana yapanlara söyleyeceğim şudur ki: "Ben bu takımı eleştirmeyeyim de ne yapayım!" Sağından tutsan olmuyor, solundan tutsan elinde kalıyor. Bırakın ilk devreyi, ikinci yarıda bile doğru dürüst pozisyon yok. Koskoca Beşiktaş ilk organize atağını 70. dakikada yapabiliyorsa burada bir sorun var demektir. Ben olsam Beşiktaş yönetiminin yerinde, bilet fiyatlarını yarı yarıya düşürürüm. Çünkü bu takım için taraftarın verdiği paraya yazık. Tamam Kasımpaşa'da bir numara yok... Ama sende de bir şey yok arkadaş. İlk devrede takım topu ayağında bile tutamıyor. Oturun maçı televizyondan bir kez daha seyredin ve gerçeği anlayın. Beş pasın üstüne çıkamamış bir takım nasıl oyunu kontrol altına alacak. Rakip oyuncu yalandan baskı yapınca bile, topu geriye çeviren bir defans var. Oyun kurmakta zorlanan bir orta saha ve top bekleyen hücum hattı. Bu mantaliteyle ancak bu kadar olur bu takımdan...

    Schuster ihanet ediyor
    Üzüldüğüm şu ki; bu takıma harcanan paralara, bay Schuster ihanet ediyor. Eldeki kadro futbol oynamakta zorlanıyorsa bu, oyuncunun hatası değil, yanlış sistem kurgusudur. Bu arada unutmadan, sistemle ilgili sorulara sinirlenen Schuster bu maçtan sonra ne gibi bir bahane bulacak, gerçekten çok merak ediyorum. Aklıma gelmişken, Fatih Tekke neden kadroda yoktu? Acaba geçen haftanın intikamı mı? Çünkü Beşiktaş'ın esame listesini incelediğinizde, bir tane forvet oyuncusu yoktu!.. Sonuç itibarıyla maçın hakkı, oynanan oyundan dolayı beraberlikti. Gücü belli olan
    Kasımpaşa'nın oynadığı futbolu alkışlıyorum.
    BİZE ULAŞIN